Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 10-08-2009, 00:43   #1
posseddion
 
posseddion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 16
Tecrübe Puanı: 355
posseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud of
Standart Stalin

Josef Stalin
Josef Stalin


İosif Besarionis dze Cugaşvili) (1879 - 1953), Gürcü Komünist. 1922'den, 1953 yılındaki ölümüne kadar 31 sene boyunca SSCB'nın liderliğini ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin liderliği anlamına gelen Genel Sekreterliğini yapmıştır. Lakabı olan 'Stalin' Rusçada çelik anlamına gelen kelimeden taraftarlarınca mücadeleci ve sağlam olduğu düşünülen kişiliğinden dolayı türetilmiştir.

İlk Yılları

İosif Cugaşvili, 21 Aralık1879'da Gürcistan'ın Gori kasabasında doğdu. Yahudi kökenli Cugasvili ailesinden gelmektedir. Babası kunduracıydı. Gençken girdiği papaz okulundan devrimci militanlara katılmak üzere ayrıldı ve Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin Bolşevik kanadı saflarında yer aldı.

Ekim Devrimi ve Kuruluş

Uzun yıllar Sibirya'da sürgünde kaldı. 1917 Ekim devriminden sonra sürgünden döndü. Aynı dönemde İsviçre'den sürgünden dönen Lenin'le birlikte çalışmaya başladı. 1917 Temmuz ayında Lenin'in tekrar Finlandiya'ya sürgüne gitmek zorunda kalması üzerine, Sverdlov'la birlikte partinin yönetimini üstlendi. Ekim Devrimi'nden sonra Lenin'in başkanlığındaki Sovyet hükümetinde Milliyetler Halk Komiseri oldu.

Lenin'in Ölümünden Sonra

Lenin'in 1924'teki ölümünden az önce Komünist Partisi genel sekreteri olarak seçildi. Lenin'in vasiyetnamesinde Stalin'in kaba bir kişiliğe sahip olduğu ve "dolayısıyla" parti yönetimi için uygun olmadığı yazılmıştır. Lenin'in hasta yatağında bilincinin tam olarak yerinde olmaması ve karısı Krupskaya'nın Stalin'e karşı olan kişisel düşmanca tavrıyla birleşmiş olması ihtimalinden dolayı gerçekle ve mantıkla ilgili çelişkili bir içeriğe sahip. Lenin'in parti içinde vasiyetinin dağıtılmasının ardından Stalin parti sekreterliğinden çekilme kararını oylamaya sunmuş ve bu karar Lev Troçki de dâhil olmak üzere diğer tüm parti üyeleri tarafından reddedilmiştir.

1930lu Yıllar

Sovyetler Birliğinin ilk önder kadrosu tarihteki ilk işçi sınıfı devletinin istikamet yönünü tayin ederken daha önce tarihte benzer bir örnek olmamasının her türlü sıkıntısını çekmiştir. Lenin'in ölümünden sonra 1930'lu yıllara kadar süren derin tartışmalar, yargılamalar ve verilen idam cezaları aslında farklı istikamet tayin etmek isteyen Bolşevikler arasında gelişen siyasal ve ideolojik kavgalardır. Bu dönemde NEP siyasetinden çıkılması eleştiri konusu olacak, sanayileşme ve kolektivizasyona karşı çıkılacaktır. Savaş KomünizmindenNEP'e geçişi eleştiren Troçki, NEP siyasetine son verilmesine karşı çıkan Buharin, önce Troçki ile daha sonra Stalin'e karşı parti içinde muhalefet eden Zinoviev ve Kamenev süreç içinde tasfiye edileceklerdir. Troçki özellikle Stalin liderliğindeki Sovyetler Birliğinin artık bir işçi devleti olmadığını öne sürüp Sovyetler Birliğinin tamamen dejenere olduğu için ortadan kaldırılmasını savunacaktır.II. Dünya Savaşı yıllarında Troçki'nin sürdürdüğü bu siyaset onun 20 Ağustos1940 tarihinde Sovyet Gizli Polisi GPU tarafından düzenlendiği iddia edilen bir suikast sonucu Meksika'da öldürülmesine kadar sürecektir. Komünist Parti içinde sağ veya sol sapmayla suçlanan eski liderlerin tamamı ise 1930'lu yıllarda mahkûm olacak, çoğu da idam edilecektir. Özellikle eski Bolşeviklerin yargılanması ve cezalandırılması ilginçtir. Moskova'da 1936–1938 yılları arasında yapılan duruşmalarda Bolşevik Partinin eski önderleri akıl almaz suçlar itiraf etmiş, kendilerini emperyalist devletlerin ajanları olarak ifşa etmişlerdir. Büyük Temizlik adıyla toplumda geniş yankı bulan tasfiye hareketi sonucunda özellikle partide Stalin ve ekibi (Molotov, Voroşilov, Kaganoviç, Beria) hâkimiyetlerini kurmuşlardır. Bu sayede planlanan sanayi hamleleri hızla gerçekleştirilmiş, büyük topraklar kollektifleştirmiştir. Küçük üreticilerin ve köylülerin kooperatiflerde örgütlenmelerine imkân tanınmıştır. Ayrıca Hitler iktidarının verdiği tehlike sinyalleri de doğru tespit edilerek bir savaşın yaklaşmakta olduğu saptaması yapılmıştır. Buna göre silah sanayisi de önemsenecektir.(Türkiye de, İsmet İnönü'nün Başbakan olduğu bu yıllarda Sovyet modeli "Beş Yıllık Kalkınma Planları"nı hazırlayıp uygulamış ve değişik alanlarda üretim yapan sanayi tesislerini devletleştirmiştir.)

1941–45 Büyük Anayurt Savaşı

II. Dünya Savaşı sırasında parti liderliği, hükümet başkanlığı ve Sovyet orduları başkomutanlığı görevlerini bir arada yürüttü. 1939'da Hitler'in Nazi Almanyası'yla Molotov-Ribbentrop paktı diye de bilinen bir saldırmazlık anlaşmasını imzaladı. Bu anlaşma müzakereleri sırasında, Stalin, Hitler'den, Polonya'nın doğusu, Finlandiya'nın güneyi, Estonya, Letonya ve Litvanya'ya ilaveten Türkiye'den de toprak istekleri olduğunu belirtti ve fakat diğer istediklerini aldığı halde Türkiye konusunda başarısız oldu.[1]
Bu tartışmalı tarihsel dönemle ilgili olarak, Stalin'e düşman veya Stalin'den yana olan her iki tarafın da farklı tezleri vardır. Stalin karşıtlarının tezlerine göre, Hitlerle aralarındaki açıklanmayan gizli protokole bağlı olarak Finlandiya, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya ve Polonya'nin Naziler veya Sovyetler tarafından işgalinin yolu açılmıştır. Stalin'in doğru yaptığını savunanlara göre ise, 1937'deki Münih görüşmelerinde açıkça ortaya çıktığı gibi, İngiliz ve Fransız emperyalistleri ve dolaylı olarak da Amerikalılar, Nazileri kışkırtıyorlardı ve onların Sovyetler Birliği'ne saldırısının önünü açmaya çalışıyorlardı. Bu amaçla Avusturya'nın Almanya'ya katılmasına (Anschluss) ve Çekoslovakya'nın işgaline göz yummuş ve onaylamışlardı. Ne var ki, özellikle Çekoslovakya'nın işgalinden sonra Sovyetler Birliği'nin İngiltere ve Fransa ile ilişki kurma çabalarına rağmen bu iki ülke Nazi tehdidini birlikte ortadan kaldırma girişimini reddetti. Böylece Sovyetler Birliği, kendi sınırlarını güvence altına almak için bu protokolü imzaladı. Stalin'in amaçlarına göre, Polonya ve Baltık ülkelerinde oluşturulacak tampon bölgeler, Nazilerin Sovyetler Birliği'ne ulaşmasını engelleyecekti. Böylece 1939 yılında Nazi işgalinden sonra Sovyetler Polonya'nın kalan yarısını işgal edip Estonya, Litvanya ve Letonya'yı sınırlarına kattı. Finlandiya'ya saldırdı ve büyük kayıplar vermesine rağmen Mart 1940'da "kış savaşı' olarak bilinen bu savaşı da kazandı. 1941'de Hitler'in Sovyetlere saldırması üzerine Stalin bu sefer müttefiklerin yanında yer aldı. II. Dünya Savaşı'nın en ağır bedeli ödeyen güç olarak (24 milyon ölü) müttefiklerin yanında Nazi Almanyası'na karşı kazandığı zafer uluslararası alanda gücünü artırdı.
Cemal Paşa'nın 21 Temmuz 1922'de Tiflis'te bir suikast sonucu katledilmesinin, Stalin'in emriyle, o sırada Gürcistan Çeka'sının başında olan Lavrenti Beria tarafından tertiplendiğine dair iddialar vardır.[2] Nazilere yardım eden KırımTatarTürklerini, 1944'de Sibirya'ya sürdü. Ayrıca 1944 yılında Gürcistan Türkiye sınırında yaşamakta olan Ahıska Türklerini de Orta Asya'ya sürgüne göndermiştir. Gene aynı yıllarda Kuzey Kafkasya'daki Çeçenleri ve Dağıstan'da yaşayan Türkleri de Orta Asya'ya sürmüştür.
II. Dünya Savaşı'nın bitiminden sonra, Rusya'nın 93 Harbinde işgal ettiği ve daha sonra Brest Litovsk Barış Antlaşması, Gümrü Antlaşması, Moskova Antlaşması ve Kars Antlaşması ile Türkiye'nin geri aldığı Kars, Ardahan ve Artvin vilayetlerini ve İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında askeri üsler isteyince[3], Türkiye, II. Dünya Savaşı'nın diğer galipleri olan ABD ve İngiltere ile ilişkilerini güçlendirmek için Sovyet düzeni benzeri tek-partili Milli Şeflik yönetiminden çok-partili demokrasi düzenine geçmiş ve 1952 yılında NATO'ya üye, olmuştur
Bu tarih yorumunun eksikli bir yanı olarak ise özellikle Nazi Almanyası'nın savaş yıllarındaki Ankara elçisi Von Papen ve onunla yakın ilişkide olan Türk hükümetinde yetkili ekip gösterilebilir. Refik Saydam, Şükrü Saraçoğlu ve Numan Menemencioğlu'nun da dahil olduğu bu ekip Nazi Almanyasının galip gelmesini istemekte, Almanya ile dış ticareti Alman para birimi "Reichsmark" ile yapmakta, TC banknotlarını Almanya'da bastırmakta, Almanya'ya paslanmaz çeliğin hammaddesi olan krom sevkiyatı yapmakta ve Sovyetler Birliği'nin işgal ettiği Kırım ve KafkasyadakiTürk topraklarında askeri harekat yapmakta olan Nazi Ordusunu cephede takip etmek için komutanlar yollamaktadırlar. Böyle bir durumda zaten Türkiye'de varolan ve yaratılan bir Sovyet karşıtlığı mevcuttur.[4] Ayrıca 1950 yılında, ileride NATO üyesi olabilmek için Kore Savaşındakomünistlere karşı çarpışmak için gönüllü askerlerden oluşan Türk tugayının muharip birlik olarak gönderilmesi halka empoze edilen anti-komünizm propagandasının bariz örneğidir.

Savaştan Sonra

Stalin, 1945'ten sonra işgal ettiği Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde sosyalist rejimler kurdurdu. Daha sonra bu ülkelerin dünyadan izole edilmesi Churchill tarafından "demir perde" diye anılacak ve bu kavram yaygınlaşacaktır.
5 Mart1953'te öldü. Ölümünden sonra Kruşçev, Stalin'i "insanlığa karşı suç işlemekle" suçladı. Ancak Stalin'i savunanlar gerek Yeşov konusunda, gerek Ukrayna Soykırımı ve 30lu yıllardaki "Kızıl Terör" olayları konusunda Kruşçev'in yalan söylediğini iddia etmektedirler. Ünlü 20'nci Kongre ile başlayan anti-Stalinizasyon kampanyası Sovyetler Birliği'nde Gorbaçov dönemine kadar sürecektir. Gorbaçov tarafından kongrelerde yayımlanan Glasnost ve Perestroika ile Stalin'e bir dizi suçlama ileri sürülerek komünizm'in iflasının sebebi ilan edilmiştir.

Yazdığı Eserlerden Dilimize Çevrilen Bazıları
  • Anarşizm mi Sosyalizm mi?, Sol yayınları
  • Bolşevik Partisi Tarihi, Bilim ve Sosyalizm Yayınları
  • Diyalektik ve Tarihsel Materyalizm, Bilim ve Sosyalizm Yayınları
  • Marksizm ve Ulusal Sorun, Evrensel Basım Yayın ISBN:9756106042
  • Leninizmin Sorunları, İnter Yayınları
  • Milli Demokratik Devrim Kaynak Yayınları
  • Proletarya Çağında Milli Mesel Kaynak Yayınları
posseddion isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Josef Stalin (1881 - 1953) Korax TaRiH 0 11-12-2008 08:27
'Stalin Türkiye'ye saldırmayı planlamış' Haberci Dünyadan Haberler 0 07-23-2008 14:16


Şu Anki Saat: 05:09


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows