Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 09-26-2008, 16:14   #1
уυѕυƒ
Moderator
 
уυѕυƒ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 11.000
Tecrübe Puanı: 1000
уυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond repute
уυѕυƒ - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart rıza ve tevbe

rıza ve tevbe
Ey oğul! Kalp kitap ve sünnet ile amel işlerse r0;kurbiyetr1;[1] kazanır. Kurbiyet kazanınca da neyin lehine, neyin aleyhine, neyin Allah (CC) için, neyin gayrısı için, neyin hak, neyin bâtıl olduğunu bilir ve görür. Mür17;min, nûrâ sâhip olunca onunla bakar. Cenâb-ı Hakkr17;a (CC) yakınlık kazanmış ve sâdık olan bir mür17;minin böyle bir nûru nasıl olmaz ki? İşte bunun içindir ki, Hz. Peygamber (SAV) mür17;minin bu nazarından sakındırarak şöyle buyurmuştur: r0;Mür17;minin ferâsetinden sakının; zîrâ o Allahr17;ın (CC) nûru ile bakar.r1;[2]

Mukarreb ârife de bir nur ihsan edilir. Ârif de kendisine bahşedilen bu nur ile Rabbine (CC) olan kurbiyetini görür. Ârif kalp cihetinden Rabbinin (CC) yakınlığını görür. Meleklerin, nebîlerin ruhlarını görür. Sıddıkların ruhlarını ve kalplerini görür. Onların hal ve makamlarını seyreder. Bütün bunlar onun kalbinin derinliklerinde ve sırrının safâsında olur. O Rabbi (CC) ile ebedî bir ferahlık içerisindedir. O artık Rabbinden (CC) alan ve Or17;nun (CC) halkına dağıtan bir vâsıtadır. Bunlardan kimi vardır ki, hem r0;kalpr1; hem de r0;dilr1; (hitâbet kâbiliyeti) âlimidir. Kimi de vardır ki, yalnızca kalp âlimidir, hitâbet âlimi değildir. Münâfığa gelince, onun hitâbeti süslüdür ama kalp âlimi değildir. Bütün ilmi dilindedir onun. Bundan dolayı Hz. Peygamber (SAV) şöyle buyurmuştur: r0;Ümmetim için en çok korktuğum şey, dili bilgin münâfıktır.r1;[3]

Ey oğul! Benim yanıma geldiğinde ilmini ve nefsini görmeyi bir kenara dür. Yanıma hiçbir şey sâhibi olmadan, bir müflis olarak gir. Eğer benim yanıma ilmini ve nefsini görerek gelirsen, işâret ettiğim bu r0;tasavvufr1; işi senden perdelenir. Vah sana ki, bana buğzediyorsun; halbuki ben sâdece gerçeği söylüyorum ve hakîkati dile getiriyorum. Bana ancak Allahr17;ı (CC) bilmeyen, sözü çok, ameli az câhil buğzeder ve benden câhil kalır. Buna karşılık, Allahr17;ı (CC) bilen, ameli çok, sözü az kimseler beni sever. Eğer bana muhabbet edersen, bunun menfaati sana döner. Bana buğzedersen bunun zararı da yine sana döner. Ben halkın övmesi veyâ yermesi ile ayakta duran birisi değilim. Yeryüzü üzerinde ne bir insan, ne de bir cin, hiç kimse yoktur ki, ben ondan korkayım, bir şey umayım; ne bir hayvan, ne bir haşere ve ne de mahlûkattan herhangi birisir30; Ben sâdece Hakkr17;tan (CC) korkarım. Ne zaman âciz kalsam r0;havfimr1; (korkum) artar. Zîrâ O (CC) r0;istediğini yapandırr1;.[4] r0;O (CC) yaptığından sorumlu tutulmaz, bilakis onlar (insanlar) sorumludur.r1;[5]

Ey oğul! Kalp elbisen kirli iken kalbinin üzerindeki elbiseyi temizlemekle uğraşma, pis kalbinin üzerindeki elbiseyi bırak, önce kalbini, sonra elbiseni temizle. İki tarafı yıkamayı, temizlemeyi birleştir. Elbiseni pislikten, kalbini de günahlardan temizle. Hiçbir şeye aldırma, zîrâ Rabbin (CC) r0;istediğini yapanr1;dır. Bununla ilgili sâlih bir zattan şöyle rivâyet edilmiştir: O bir gün sırf Allahr17;ın (CC) rızâsı için kardeşlik yaptığı birini ziyâret eder ve şöyle der: r0;Ey kardeşim! Yaklaş, tâ ki, Allahr17;ın (CC) bizim hakkımızdaki r0;ilminer1; (hükmüne) ağlayalım!r1;

Bu sâlih kulun sözü ne kadar da hoş! O ârif-billâhtır. O Hz. Peygamberr17;in (SAV) şu sözünü işitmiştir: r0;Sizden biriniz cennet ehlinin amelini işler; tâ ki, onunla cennet arasında bir arşın mesâfe kalırr30;r1;[6]

Ey oğul! Eğer bütün kalbin ve himmetinle Or17;na (CC) döner ve Or17;nun (CC) rahmet kapısına yapışırsan, kendin ile şehvetler arasına demirden bir set çekersen, kabri ve ölümü baş ve kalp gözünün önüne dikersen, Hakkr17;ın (CC) seni gördüğü, senin yaptığını bildiği ve senin yanında olduğu şuurunu gözetirsen, fakr ile yetinir, iflâsa râzı olur, hudûd içerisindeki aza kanâat edersen r11;ki bu, emirlere sarılmak ve nehiylerden kaçınmanın ta kendisidir- ve kaderin getirdiğine sabredersen Allahr17;ın (CC) senin hakkındaki hükmü senin için ayan beyan olur. Bu hal üzere devam edersen kalbin Rabbin (CC) ile mülâkî olur. Sırrın Or17;nun (CC) katına girer. İşte o zaman eşyâ sana keşfolunur. Gözün gözünü görürsün. Emîrür17;l-mür17;minîn Alî b. Ebî Tâlibr17;in (KV) dediği gibi olursun: r0;Perde kaldırılsaydı dahi yakînim artmazdı.r1; Yine, Or17;na (KV) derler ki: r0;Rabbini (CC) gördün mü?r1; Şöyle cevap verir: r0;Görmediğim Rabbe (CC) kulluk etmem!r1;

Sâlih bir zâta: r0;Rabbini (CC) gördün mü?r1; diye soruldu. Dedi ki: r0;Eğer Or17;nu (CC) görmeseydim mekânımı paramparça ederdim.r1; Birisi: r0;Nasıl görürsün?r1; diye sorarsa derim ki: r0;Halk kulun kalbinden çıkar ve orada Hakkr17;tan (CC) başka bir şey kalmazsa, işte o zaman Or17;nu (CC) dilediği gibi görür, dilediği gibi Or17;na (CC) yakınlaşır. Diğerlerine zâhiren gösterildiği gibi, Or17;na (CC) da r0;bâtınenr1; (iç âleminde) gösterilir. Tıpkı Peygamberimiz Hz. Muhammedr17;e (SAV) Mîraç Gecesinde gösterildiği gibi, bu kul da, Or17;nu (CC) rüyâsında görür, Or17;na (CC) yakınlaşır, Or17;nunla (CC) konuşur. Onun kalbi ise yakaza hâlinde Or17;nun (CC) tarafına cezbedilir; vücut gözlerini kapattığında kalp gözleri ile tıpkı zâhirde olduğu gibi Hakkr17;ı (CC) görür. Cenâb-ı Hakk (CC) ona başka bir mânâ (meleke) daha verir, o da onunla Or17;nu (CC) görür. Or17;nun (CC) sıfatlarını görür. Or17;nun (CC) r0;kerâmetlerinir1; (ikramlarını), fazlını, ihsânını ve zaferini görür. Or17;nun (CC) iyiliğini ve desteğini görür. Hakkr17;a (CC) ubûdiyeti, mâbûdiyeti, mârifetullâhı gerçekleştiren kimse r0;bana görün-görünme, bana ver-vermer1; gibi laflar etmez. Fânî ve müstağrak olur. Bu makâma ulaşan bir zat şöyle der idi: r0;Bana senden gelen her şey kabul!r1; Onun en güzel sözü ise şudur: r0;Ben Or17;nun (CC) kölesiyim; kölenin ise efendisine karşı ihtiyârı ve irâdesi olmaz!.r1;

Adamın biri bir köle satın aldı. Bu köle din ve salah sâhibi idi. Ona: r0;Ne yemek istersin?r1; dedi. r0;Bana yedirdiğinir1; diye cevap verdi. r0;Ne giymek istersin?r1; diye sordu. r0;Bana giydirdiğinir1; diye cevap verdi. r0;Nerede oturmak istersin?r1; dedi. r0;Senin beni oturttuğun yerder1; diye cevap verdi. r0;Neyle uğraşmayı seversin?r1; diye sordu. r0;Bana neyi emredersenr1; diye cevap verdi. Adam ağlamaya başladı ve şöyle dedi: r0;Müjdeler olsun bana! Ne dersin? Keşke senin benimle olduğun gibi ben de kendi sâhibim (Rabbim) (CC) ile olabilseydim.r1; Köle şöyle karşılık verdi: r0;Efendim! Kölenin efendisinin irâdesi karşısında irâdesi ve ihtiyarı olur mu?r1; Adam dedi ki: r0;Sen Allah (CC) rızâsı için hürsün. Fakat senin benimle berâber kalmanı isterim ki, canımla ve malımla sana hizmet edeyim.r1; Ârif olanın irâdesi ve ihtiyârı kalmaz. O r0;Senden gelen her şey hoşturr1; der. Ne kendi işlerinde, ne de başkalarının işlerinde kader ona zahmet vermez.

Beni dinleyin, ey îtirazcılar, çekişmeciler! Beni dinleyin ey kötü edepliler! Ben peygamberlerin huzûrunda bir münâdîyim, onların tâbilerinden ve aracılarından biriyim. Ben önce Kitap ve Sünnete göre, sonra da kalbime göre hüküm veririm. Mukarreb bir kalbe sâhip olan kimseye benim söylediklerim gizli kalmaz. Allahr17;ın (CC) kullarından, halka karşı zâhid olan, Kurr17;ân tilâveti ve Resûlullâhr17;ın (SAV) sözlerini dinleyerek ünsiyet bulan çok az kimse vardır. Hoş, onlar Hakk (CC) ile ünsiyet, kurbiyet kesbetmiş bir r0;kalpr1; de sâhibidirler. Kendi nefislerini de, başkalarınınkini de bu kalp ile görürler. Onların kalpleri sağlamdır. Sizin hiçbir şeyiniz onlara gizli kalmaz. Onlar sizin bâtınlarınız hakkında konuşur, evlerinizde olanı size haber verirler.

Yazık sana! Akıllı ol! Cehâletinle sûfîlerle yarışma. Kitaplardan birşeyler öğrenir öğrenmez, hemen kürsüye çıkıp insanlara konuşuyorsun; oysa elin ve elbisen kapkara! Bu r0;işr1; (tasavvuf) zâhirî ve bâtınî hükümlere birlikte riâyet etmeyi ve sonra da her şeyden fânî olmayı gerektirir.

Ey kendileri hakkında murad edilenden gâfil olanlar! Kıyâmet ânını düşünün! Özel kıyâmeti düşünün! Büyük kıyâmeti düşünün! Özel kıyâmet sizden birisinin ölmesidir. Büyük kıyâmet ise Allah-ü Teâlâr17;nın (CC) vaadettiği kıyâmettir. Allah-ü Teâlâr17;nın (CC) şu buyruğunu düşünüp hatırlayın: r0;O gün müttakîleri vefd olarak Rahmânr17;ın (CC) huzûrunda haşrederiz. Mücrimleri ise vird olarak cehenneme sevkederiz.r1;[7] r0;Vefdr1; cemâat demektir. r0;Virdr1; ise susuz demektir. Müttakîler haşredilirler; mücrimler ise sevkedilirler. Allah-ü Teâlâ (CC) o günü dünyâ hayâtında iken düşünmüş olan kuluna acır da, müttakîler arasına katar ve onlar arasında haşreder.

Ey takvâyı terkedenler! Kıyâmet günü müttakîler Rahmânr17;ın (CC) huzûrunda haşredilirler; onların etrâfında melekler olur. Amelleri sûret kazanır da, onlar o güzîde amellere binerler. Onların asâleti, güzelliği, önderi o gün amelleri olur. Amellerin sûreti vardır; kiminin güzeldir, kiminin çirkindir. Takvânın anahtarı tevbedir. Tevbede sebatkâr olmak ise Allah-ü Teâlâr17;ya (CC) yakınlığın anahtarıdır. Her aslî ve ferr17;î hayrın anahtarı tevbedir. Bu sebepledir ki, sâlihler hiçbir hallerinde tevbeden müstağnî durmazlar.

Ey gühahkârlar, ey isyankârlar! Tevbe ediniz. Rabbinizle (CC) kendi aranızda tevbe vâsıtasıyla barış imzâlayın. Bu kalp, içinde dünyâdan, âhiretten, halktan zerrece bir şey kaldığı müddetçe salah bulamaz, düzelemez. Eğer Or17;nun (CC) sohbetine, yakınlığına ulaşmak istiyorsanız, dünyâyı da, âhireti de kalbinizden çıkarın. Bu size zarar veremez. Eğer vuslatı gerçekleştiriseniz, siz Or17;nun (CC) kapısında olduğunuz halde, O (CC) size dünyâyı da, halkı da verir. Bu tercübe edilmiş bir şeydir. Dünyâya zâhid olanlar, vedâ edenler ve onu terketmiş olanlar bunu tecrübe etmişlerdir.

Ey oğul! Namazında, orucunda, haccında, zekâtında ve bütün fiillerinde Allah (CC) rızâsı için ihlaslı ol. Or17;na (CC) vâsıl olmadan önce Or17;nun (CC) ahdiyle donan. Or17;nun(CC) ahdi tevhîddir, ihlastır, sabırdır, şükürdür, tefvîzdir, halkı reddetmektir, Or17;dan (CC) istemek ve gayrısından yüz çevirmektir, kalbin ve sırrınla Or17;na (CC) dönmektir. Hoş, O (CC) dünyâda sana bir kurbiyet, herşeye karşı bir zühd, kendisine karşı bir muhabbet bir iştiyak bahşettiği gibi, âhirette de gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiçbir beşerin aklına gelmeyecek nîmet ve kendisine yakınlık bağışlar.

Ey oğul! Rabbinin (CC) rahmetine götüren şeylere alâka duy. Şeytan seni ayartmaya kalkıştığında ondan Rabbine (CC) sığın, senden öncekilerin yaptığı gibi sen de Or17;ndan (CC) yardım iste. Amelini güzelleştir. Sonra Rabbine (CC) karşı zannını hüsn-i zan ile güzelleştir. Or17;na (CC) itâat et. Eğe Or17;na (CC) karşı, peygamberlerine karşı, sâlih kullarına karşı hüsn-i zan beslersen, O da (CC) sana nice güzel şeyler ihsan eder. İşte bol hayır bundadır.

Hayıf sana! r0;Sûfîr1; (dupduru) olduğunu iddia ediyorsun, ama senin her tarafın bulanık. Oysa sûfî bâtınını ve zâhirini Allahr17;ın (CC) Kitâbına ve Resûlünün sünnetine uymak yoluyla tertemiz arıtandır. O, sâfiyeti artarsa, vücut denizinden çıkar, irâdesini, dileğini, ihtiyârını terkeder. Resûlullah (SAV), kalbini temizleyen kimse ile Rabbi (CC) arasında sefir (elçi) olur. Hayrın esâsı, sözde ve fiilde Hz. Peygamberr17;e (SAV) uymaktır.

Bir kulun kalbi ne zaman saf, tertemiz olursa, o zaman Hz. Peygamberr17;i (SAV) rüyâsında görür; ona bir şeyler emreder, onu bir şeylerden nehyeder. Onun her şeyi r0;kalpr1; olur, niyetiyle başbaşa kalır. O, alenî olmayan bir r0;sırr1; ve bulanıklığı olmayan bir r0;safâr1; olur. Her şeyi kalpten çıkarmak dağların direklerini söküp atmak gibidir; mücâhede vâsıtalarını, tuzaklara ve başa gelen âfetlere sabretmeyi gerektirir. Nasîbiniz olmayan şeyi duâ etmeyin.

Müjdeler olsun sizlere ki, beyazlıktaki bu siyahlığı bildiniz ve müslüman oldunuz. Müjdeler olsun sizlere ki, kıyâmet günü müslümanlar arasında olacaksınız, kâfirler gürûhunda olmayacaksınız. Müjdeler olsun bize ki, cennet toprağında, ya da onun hemen kapısında oturuyoruz; cehennemliklerden değiliz.

Tevâzulu olun, kibirlenmeyin. Tevâzu yüceltir, kibir alçaltır. Hz. Peygamber (SAV) şöyle buyurmuştur: r0;Kim ki, Allah (CC) için tevâzu sâhibi olursa, Allah (CC) onu yüceltir.r1;[8] Allah-ü Teâlâr17;nın (CC), dağlar kadar hayır işleyen kulları vardır. Bunlar Allah (CC) için tevâzu gösterirler ve şöyle derler: r0;Bizi cennete amellerimiz sokmaz; biz cennete ancak Allahr17;ın (CC) rahmeti sâyesinde gireriz. Eğer cennete giremezsek de, bu ancak Or17;nun (CC) adâletinin gereğidir.r1; Onlar bu şekilde, iflas ve yokluk hali üzerinde olmayı elden bırakmazlar.

Tevbe edin. Acziyetinizi ve kusurlarınızı îtiraf edin. Tevbe Hakkr17;ın (CC), yeryüzünü öldükten sonra suyla tekrar dirilttiği r0;hayatr1; sıfatıdır. Hak, kalpleri, öldükten sonra tekrar tevbe ve uyanıklık ile diriltir. Ey isyankârlar! Tevbe edin; Rabbinizin (CC) rahmetinden ümit kesmeyin. Or17;nun (CC) merhametinden ümitsizliğe kapılmayın. Ey ölü kalpliler! Rabbinizi (CC) zikretmeye, Or17;nun (CC) Kitâbını okumaya, Nebîsinin (SAV) sünnetine uymaya devam edin ve zikir meclislerinde bulunmaya devam edin. O zaman yağmurun gelip ölü toprağı dirilttiği gibi, sizin kalpleriniz de dirilecektir. Zikre devam etmek dünyâ ve âhirette hayrın sürekliliğine vesîledir.

Allahr17;ım (CC)! Bizi, Seni râzı eden ve bizden râzı olacağın şeye muvaffak kıl! Ey âlemlerin Rabbi (CC)! r0;Bize dünyâda da, âhirette de güzellik ver ve cehennem azâbından bizi koru.r1;



--------------------------------------------------------------------------------

[1] r0;Kurbiyetr1;: İbâdet ve ihlas gibi şeylerle Cenâb-ı Hakkr17;a (CC) yakınlık kesbetmek.

[2] Tirmizî, es-Sünen, r0;Tefsîrr1; hadîs no: 3133, (Medîne-tsz).

[3] Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, I/22, (İstanbul-1992).

[4] Bürûc S. A.16.

[5] Enbiyâ S. A.23.

[6] Müslim, es-Sahîh, r0;Keyfiyyetür17;l-halkr1; hadîs no: 2643, (Mısır-tsz).

[7] Meryem S. A.85-86.

[8] bak.: Aclûnî, Keşfür17;l-hafâ, II/216 (no:2443), (Beyrut-1997).



Kaynak: Gavsulazam Abdulkadir-i Geylani (KSA), Cilâür17;l-hâtır fir17;l-bâtın ver17;z-zâhir
__________________



уυѕυƒ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Tevbe Suresi уυѕυƒ Tefsir 0 09-26-2008 15:13
Tevbe ve İstiğfar Yaso Dua, Ayet, Hadis 0 09-17-2008 09:31
Tevbe Nedir? нüzüη Dua, Ayet, Hadis 0 09-03-2008 16:31
Rıza Bekin LeGoLaS Asker ve Siyasetçiler 0 02-25-2008 19:26
Rıza Şah Pehlevi LeGoLaS Asker ve Siyasetçiler 0 02-25-2008 17:00


Şu Anki Saat: 11:22


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows