Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 09-25-2008, 16:28   #1
уυѕυƒ
Moderator
 
уυѕυƒ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 11.000
Tecrübe Puanı: 1000
уυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond repute
уυѕυƒ - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Yahudi ve hristiyanlar cennete girebilecek mi?

Yahudi ve hristiyanlar cennete girebilecek mi?
Ahmet Mahmut Ünlü







Yahudilerden Musa Aleyhisselâm'a inanıp Tevrat'la amel eden ve İsa Aleyhisselâm gönderilinceye kadar gelen peygamberlere inanıp getirdikleri hükümlere uyanlar,
hiç şüphesiz ebedi kurtuluşa ereceklerdir.




Yahudi ve hristiyanlar cennete girebilecek mi?


Mâide sûresinin 69. âyeti kerîmesinde de ifade ettiğimiz gibi, bu ve benzeri âyet–i celîleri yanlış yorumlayan birtakım ilahiyat profosorları, yahudî ve hıristiyanların bizim Peygamberimize inanmadan, sadece Allah'a ve âhirete inanmakla cennete girebileceklerine hükmetmişlerdir. Böylece hem kendileri sapmış, hem de bu fikirde kendilerine uyanları saptırmışlardır.


Evvelâ şunu ifade edelim ki, bu âyet–i kerîmelerde geçen yahudî ve hıristiyanlardan maksat, kendi peygamberleri döneminde yeni bir peygamber ve kitap gelinceye kadar kendi dinine ve kitabına hiçbir şey katıp çıkarmaksızın, Allah'tan geldiği şekilde inanıp yaşayanlardır.


Nitekim Musa Aleyhisselâm'a inanıp Tevrat'la amel eden ve İsa Aleyhisselâm gönderilinceye kadar gelen peygamberlere inanıp getirdikleri hükümlere uyanların, bu âyet–i kerîmelerde belirtilen müjdelere kavuşacaklarında hiçbir şüphe yoktur.
Yine böylece İsa Aleyhisselâm geldiğinde ona inanıp İncil'le amel eden ve Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gelinceye kadar bu din üzere sebat edenlerin kurtulacakları hakkında hiçbir ihtilaf söz konusu değildir.


Ancak Musa Aleyhisselâm'dan sonra Tevrat'ın hükümlerini değiştiren, İsa Aleyhisselâm gelince de onu inkâr eden yahudîlerin, yine aynı şekilde İsa Aleyhisselâm'dan sonra onu Allah'ın oğlu ilan edip, İncil'i değiştiren ve Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem geldikten sonra onu reddedip getirdiği kitabı, yani Kur'an–ı Kerîm'i inkâr eden hıristiyanların, tevbekâr olup, Allah tarafından gönderilen bütün kitaplara inanmadıkça kurtulmaları ve cennet yüzü görmeleri asla düşünülemez.


Çünkü iman şartları Âdem Aleyhisselâm'dan beri hiçbir değişikliğe uğramamıştır ki, bunlardan iki tanesi peygamberlere ve kitaplara imandır. Dolayısıyla kâfir olmak için bütün kitap ve peygamberleri inkâr etmek gerekli olmayıp, bir tanesini inkâr etmek yeterli olduğu gibi, mü'min olmak için de birine inanmak yeterli olmayıp, hepsine inanmak şarttır. Nitekim Mevlâ Teâlâ:


"Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenler ve (iman hususunda) Allah ile resûllerinin arasını ayırmak isteyerek 'Bazısına inanırız, bazısına inanmayız' diyenler ve bunlar (imanla küfür) arasında bir yol tutmak isteyenler (var ya), işte onlar, gerçek kâfirlerin ta kendileridir. Ve biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır." (Nisa, 150, 151) buyurmuştur.


Diğer bir yerde de: "…Siz Kitab'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu hâlde sizden bu işi yapanın cezası dünya hayatında rüsvaylıktan başka (bir şey) değildir. Kıyamet gününde ise onlar, azabın en şiddetlisine sevk olunacaklardır. Ve Allah yaptıklarınızdan asla gafil değildir."


İşte onlar âhirete mukabil dünya hayatını satın almış kimselerdir. Onun için kendilerinden azap hafifletilmeyecektir. Ve onlar yardım da olunmayacaklardır." (Bakara, 85, 86)


Görüldüğü gibi Mevlâ Teâlâ bu âyet–i kerîmelerinde peygamberler ve kitaplar arasında inanmak bakımından ayırım gözetenleri 'hakikî kâfir' diye nitelemiş ve azaplarının dindirilmeyeceğini, kimse tarafından da yardım olunamayacaklarını açıklayarak, cennete girmelerini imkânsız kılmıştır.


Artık bunları cennete sokmak isteyenlerin kendilerini cennetten çıkardıkları âşikârdır. Bu görüşün sahipleri büyük tenkitlere maruz kalınca, çağdaş diye tanımladıkları tefsirlerinde bir yorum değişikliği yaparak: "Biz bütün peygamberlere inanmak şart değildir, demek istemedik; inanmak şartsa da uymak şart değildir."


"Dolayısıyla onlar Muhammed Aleyhisselâm'ın peygamber olduğuna inanmayan bir yahudî ve Hıristiyan cennete giremeyecekse de onun hak peygamber olduğuna inanmakla beraber ona uymayıp kendi dininde kalanlar cennete girebilirler." demişler; böylece bir bataklıktan kurtulalım derken daha büyük bir batağa düşmüşlerdir. Çünkü bir âyet–i kerîmede: "(Allah) buyurdu ki: 'Ben azabımı dilediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır, onu (küfürden ve günahlardan) sakınan, zekatını veren ve Bizim âyetlerimize inananlara yazacağım. (Onlar) yanlarındaki Tevrat ve İncil'de (ismini ve sıfatını) yazılı buldukları ümmî Nebî olan o Resûle (Muhammed Aleyhisselâm'a) tâbi olanlardır." (Araf, 156, 157) buyurmaktadır.


Görüldüğü gibi Mevlâ Teâlâ rahmetini ve cennetini âyetlerine inanan ve âhir zaman peygamberine uyanlara tahsis etmiş, sadece inanmak şartıyla yetinmeyip uymayı da şart koşmuştur.


Nitekim Allahu Teâlâ, âyet–i kerîmenin sonunda: "Artık ona (Muhammed Aleyhisselâm'a) iman edenler, ona tazim edenler, ona yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nura (Kur'an'a) uyanlar (var ya), işte onlar felah bulanların ta kendileridir." (Araf, 157) buyurarak, kurtuluş için Peygamber'e inanıp uymayı şart koştuktan sonra, Kur'an'a uymayı da şart koşmuştur. Dolayısıyla dünyayı, velev ki iyilikle doldursalar da, Resûlullah'a ve Kur'an–ı Kerîm'e uymayan yahudî ve hıristiyanların kurtulmaları mümkün değildir. Nitekim Mevlâ Teâlâ Furkan sûresinin 23. âyetinde, kâfirlerin "misafire ikram ve akrabayı ziyaret gibi" güzel davranışlarının, iman etmemiş olmaları sebebiyle boşa gideceğini, işe yaramaz hâle getirileceğini beyan buyurmaktadır.


Yine böylece Mevlâ Teâlâ: "De ki: Ey insanlar! Şüphesiz ki Ben sizin hepinize göklerin ve yerlerin mülkü kendisine ait olan, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan, dirilten ve öldüren Allah'ın elçisiyim. Öyle ise Allah'a ve O'nun kelimelerine inanan ümmî peygamber olan Resûlü'ne inanın ve ona uyun ki hidayet bulasınız." (Araf, 158) buyurmuştur.


Bu âyet–i celîleden de anlaşıldığı üzere doğru yolu bulmak için sadece Peygamber'e inanmak yeterli olmayıp, ona uymak da şart koşulmuştur. Dolayısıyla Resûlullah'a inanmayan ve uymayan yahudî ve hıristiyanların hidayete ermeleri ve cennete girmeleri asla mümkün değildir.

Nesh inkar cehalettir
Yahudî ve hıristiyanların cennete gireceklerini iddia edenlerin asıl dayanakları neshi inkârdır. Onlara göre İncil Tevrat'ı neshetmemiş, Kur'an–ı Kerîm de İncil'in geçerliliğini kaldırmamıştır. Halbuki neshi inkâr etmek yaratılıştaki değişiklikleri inkâr etmek veya âlemdeki değişikliklerin kanunsuzluğunu iddia etmek gibi cehaletten başka bir şey değildir.


Neshi inkâr etmek isteyenler şunu düşünmelidirler ki, eğer Allahu Teâlâ'nın bir nesih kanunu olmasaydı, âlemde ne bir değişiklik, ne de insanlar arasındaki sözleşmelerin bozulması mümkün olurdu. Fakat şu da bilinmelidir ki, neshin müteallakı yani ilgi alanı ancak zaman ve mekân değişikliği ve insanların faydalarının gözetilmesiyle ilgili Fıkıh hükümleri olabilir.


Geçmiş dinlerde ve İslâm'ın başlangıcında kaldırıldığı açıklanmış olan hükümler de hep bu kabildendir; yoksa amelle ilgili olmayıp sadece bilinmesi istenen doğru haberler nesh olamaz. Her zaman hak ve sabit olan iman şartları, gökten indirilen bütün dinlerde eşit olarak mahfuz tutulur.


Tefsirinde bulunduğumuz bu âyet–i kerîme furuattan değil; en yüksek iman temellerindendir. Çünkü "Allah'a ve âhirete inanıp salih amel işleyenlere korku yoktur." düsturu ezelî bir gerçektir. Bunu kabul ve tatbik etmeyen hiçbir din, gerçek din değildir.
Peygamber Efendimizin tebliğ ettiği bu gerçek, Musa Aleyhisselâm'ın da, İsa Aleyhisselâm'ın da ve bütün Peygamberlerin de duyurduğu bir hakikattir. Gerek geçmiş, gerekse gelecek ümmetlerdeki gerçek mü'minler, bu düstura boyun eğenlerdir. Gerçek müslüman ve neticede kurtulacak olanlar ancak bunlardır.


Yahudî, hıristiyan ve sabiîn fırkaları ciddî bir iman ile Allah'a boyun eğmedikleri ve bu âyet–i kerîmede bahsedilen iman ve salih ameli tatbik etmedikleri andan itibaren kâfir olmuşlardır.


Hasılı kelâm; Mevlâ Teâlâ sadedinde olduğumuz âyet–i kerîmedeki müjdesini, mü'min görünen, yahudî, hıristiyan, ve sabiîn gibi yıldıza tapanlar, dinli–dinsiz, mecûsî–zındık kim olursa olsun, bunlardan Allah'a ve âhirete gerçekten inanıp, inanmak hususunda peygamberler ve kitaplar arasında fark gözetmeyen ve salih amel işleyen hakikî mü'minlere tahsis etmiştir. Doğu batı değişir bu kanun değişmez.

HZ. MUHAMMED'E İMAN ETMEYEN
CENNETE GİDEMEZ
Zaten Resûlullah'a inanmayan yahudî ve hıristiyanların, kendi kitaplarına da imanları geçerli değildir. Zira Tevrat ve İncil Resûlullah'ın isim ve sıfatları ile dolu olup, o peygamber geldiğinde ona inanmalarını emretmiştir. Dolayısıyla bu emri tutmayanların kendi kitaplarına da imanları olmadığından her hâlükârda cennete girmeleri düşünülemez.


Bu görüş sahiplerinin reddedilmeye şâyân hiçbir delilleri bulunmadığı hâlde birtakım cahillerin onlara kanmaması için daha açık bir delil zikredelim. Mevlâ Teâlâ'nın: "Biz Seni bütün insanlara ancak müjdeleyici ve korkutucu olarak gönderdik." (Sebe, 38) kavl–i şerîfi, Resûlullah'ın Arap–acem, yahudî–hıristiyan, kitaplı–kitapsız demeden bütün insanlara gönderildiğini açıkça ortaya koymaktadır.


"Biz her peygamberi Allah'ın izniyle ancak kendisine itaat edilmesi için gönderdik." (Nisa, 64) âyet–i kerîmesi de, her milletin kendilerine gönderilen peygambere itaat etmeleri gerektiğini açıklamaktadır.


Hâl böyle iken kendilerine gönderilen Peygamberi yalanlayan ve ona itaat etmeyen bir toplumun cennete gireceğini söylemek açık bir küfürdür.


Burada şunu da belirtelim ki, sadedinde olduğumuz Mâide sûresi 69. âyet–i celîlesinde, iman şartlarından sadece ikisinin –Allaha ve âhirete inanmanın– zikriyle yetinilmesi, diğer iman şartlarına inanılmaksızın kurtuluşun mümkün olduğunu ifade etmez. Zira Kur'an–ı Kerîm'in âyetleri hiçbir zaman birbirini bozmayıp her vakit birbirini doğrulayarak şerh etmektedir. Nitekim diğer bir âyet–i kerîmede de:


"O peygamber (Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de kendisine Rabb'inden indirilene (Kur'an–ı Kerîme ve onun bütün açıklamalarına) iman etti. Mü'minler de (iman ettiler). Hepsi de Allah'a, O'nun meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve: 'Biz O'nun peygamberlerinden hiçbirinin arasını ayırmayız (hepsine inanırız'dediler)." (Bakara, 285) buyrularak kitaplara ve peygamberlere iman şartları açıklanmıştır.


Ayrıca:
"Ey iman edenler! Allah'a, peygamberine, âyet âyet indirdiği o kitaba (Kur'an'a) ve daha önce topyekün indirdiği (bütün) kitap(lar)a iman (da sebat) edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse, muhakkak ki o (dosdoğru yoldan) uzak bir sapıklıkla sapıtmıştır." (Nisa, 136) buyurarak, kitapları ve peygamberleri inkârı, Allah'ı, melekleri ve âhireti inkâr sırasında zikretmiş ve bu kimselerin haktan çok uzak bir sapıklığa düştüklerini açıklamıştır.
__________________



уυѕυƒ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hristiyan ve Yahudi funsah Fıkralar 2 09-08-2008 22:46
Yahudi yerleşimciler Filistin köyüne saldırdı Haberci Dünyadan Haberler 0 07-24-2008 14:40
Irak'taki petrol ihalelerine Türkiye de girebilecek Haberci Dünyadan Haberler 0 06-22-2008 19:25
Tüm Hristiyanlar Okusun!!! ve cevap yazsın!!! Korax Dinimiz ve Diğer Dinler 0 03-14-2008 18:21
Karnavala 'Yahudi' protestosu LeGoLaS Dünyadan Haberler 0 01-30-2008 14:30


Şu Anki Saat: 13:34


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows