Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 07-27-2011, 11:29   #1
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Open-End İplikçilk Sistemi

Open-End İplikçilk Sistemi

-END EĞİRME SİSTEMLERİ

Open-End eğirme, en önemli iplik eğirme metotların dan biridir. Ring eğirme yönteminde üretim hızının sınırlı kalmasından dolayı alternatif olarak ortaya çıkan bir eğirme yöntemidir.

Open-End makinelerinin otomasyona çok uygun olmaları ve yüksek üretim hızları nedeni ile kullanımları sürekli olarak artış göstermiş ve bugün için dünyada yaklaşık %30 civarında bir pay sahibi olmuştur. Teknolojik gelişmelere paralel olarak rotor iplerinin kullanım alanları da gittikçe genişleme göstermiştir. İplik yapısı olarak ring ipliklerine göre çok daha farklı özellikler göstermesine rağmen artık ring ipliklerinin kullanım alanlarında da kullanılabilmektedir. Hatta bazı alanlarda ring ipliklerine göre önemli üstünlükler sağladığı da söylenebilir.

Türkiye bilindiği gibi büyük bir iplik eğirme kapasitesine sahip olup 1998 yılı yatırımları da dahil olmak üzere bu kapasitenin 5.800.000 ring iği ve 407.452 rotordan oluştuğunu görmekteyiz. Bu kapasitenin %53,9’u open-end’ de, % 86,3’ü 1990 yılından sonra yapılan yatırımlardan oluşmaktadır. Dolayısı ile özellikle open-end eğirme makinelerimizin oldukça genç ve yeni jenerasyon makinelerden meydana geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Rotor eğirme, ring eğirmeden sonra, ipliğin yapısını büküm ve çekim parametreleri ile belirleme olanağı sunan bir iplik üretme yöntemidir. Bunun yanı sıra open-end rotor eğirme, çok yönlü olarak kullanılabilen eğirme yöntemidir. Çünkü sadece rotor, düze ve açılı silindir gibi eğirme elemanlarını değiştirmek suretiyle, kısa ştapel iplikhanesinin bütün materyallerini, 12tex’den 150 tex’ e (Nm 85’e, Ne 4’ten Ne 50’ye) kadar numara alanında eğirilebilmektedir. Bu hem teknolojik hem de ekonomik açıdan geçerlidir. (7)

Open-End İplik Eğirmenin Prensibi

Open-End eğirme sistemi genel olarak elyaf bandından (tarak bandı veya cer bandı) iplik eğirmeye yönelik bir yöntemdir. Bu sistemde ring eğirme sistemindeki fitil aşaması yoktur ve ayrıca elde edilen iplik masuralara değil bobinlere sarılır.

Rotor eğirme makinesi genel olarak şu organlardan oluşur;

Bir açma silindiri; Lifleri birbirinden ayırır. Ayırma işlemi garnitür teli, iğneli valon veya çekim sistemi ile gerçekleşir.
Bir elyafı rotora yönelten kanal; Elyaf burada oryante olur.
Bir rotor; elyafı bir araya toplayıp döndürmeye yarar.
Bir çekim düzesi; Yalancı büküm vermeye yarar.
Bu ipliği çekme organı ve bobin tutucu kafesi; çapraz bobin elde etmeye yarar. (7)


Besleme materyali olarak makineye verilen elyaf bandı uygun bir açma organı vasıtası ile tek elyaf halinde açılır. Açma işlemi, çekim sistemi ve açma silindirleri ile gerçekleştirilir.

Açma işleminden geçen elyafların birbiri ile teması kesilir. Yani elyaflar tek tek açılmış şekildedir. Açıldıktan sonra elyaf büküm elemanına beslenir. Open-End sisteminde eğirme ve büküm elemanı olarak en çok rotor kullanılır. Bu yüzden open-end sistemi denince genelde rotor sistemi akla gelmektedir.

Oysa rotor sistemi yanında hava jet, elektrostatik ve firiksiyon eğirme ve büküm sistemleri de vardır. Örneğin; rotor sisteminde elyaf bandı rotora beslenir, rotor yüksek hızla dönerken, elyaf rotor içinde kenara doğru kayar (merkez kaç kuvveti etkisiyle) ve iplik oluşumu için gerekli miktardaki elyaf istif edilir.

Büküm tüpü (büküm hunisi) ile rotor çeperi arasıdaki iplik sonu aracılığı ile büküm elyaflara iletilir. Elyafla bükülürken ipliğin ucunca eklenir. Bu şekilde bir araya getirilip bükülen elyaflar kesintisiz olarak çekilir.

Aynı zamanda iplik ucu rotor çeperi üzerinde çekim hızı oranında kendi etrafında döner. İplik rotor dönüş yönüne nispeten bir miktar daha önde gider. Bu şekilde iplik çekilir ve sabit bir hızla bobinlere sarılır.

Kısaca belirtmek gerekirse ; open-end eğirme sisteminde bantlar open-end eğirme ünitesine beslenir, burada açma silindirinde elyaflar iyice açılır, eğirilmiş ipliği oluşturmak üzere bükülür, daha sonra da bobinlere sarılır.

Bu yolla imal edilen iplikler; open-end iplik, açık-uç iplik, rotor ipliği yada türbin ipliği olarak isimlendirilir.

Open-End İplik Üretiminde İşlem Kademeleri

Open-End iplikçiliğinde en önemli hususlar, elyaf bandından iplik oluşturulması ve daha çok kısa elyaflara yönelik bir eğirme sistemi olmasıdır.

Pamuk iplikçiliğinin tam..... yakını yeni özel birkaç sistem ihmal edilirse open-end ve ring sistemlerine dayanır. Open-End ve ring sistemleri işlem kademeleri arasındaki en önemli fark open-end sisteminde fitil işleminin olmamasıdır. Bununla birlikte diğer bir farkta; ring iplik eğirme sisteminde elde edilen ipliğin kopslara sarılması karşılığında open-end sisteminde bobinlere sarılmasıdır.

Penye open-end iplik üretiminde eğirme öncesi penye makineleri da üretime dahildir. Fakat penye open-end iplikler pek üretilmez. Özellikle Türkiye’de penye open-end ipliklerin üretimi ve kullanımı yoktur. Bunun sebepleri şu şekilde özetlenebilir.

Open-end iplikçiliğinin en önemli avantajı makine sayısını ve işlem kademelerini azaltarak en ekonomik şartlarda iplik üretmektedir. Penye makinelerinin işlem kademelerine dahil edilmesi maliyeti arttırır.



Open-end sistemi kısa elyaftan iplik üretimine uygundur. Penye makinelerinde kısa elyaflar atılmakta ve uzun elyaf oranı yüksek, tarama bantları elde edilmektedir. Penye makinesinin tek olumlu yanı open-end iplikçiliğinde önemli olan temizlik derecesinin yükseltilmesine yöneliktir.

Open-end iplikçiliğinde, özellikle rotor eğirme sisteminin özelliğinden dolayı uzun elyaflar iplik kalitesine çok fazla etki edememektedir. İplikte belirli bir kalite artışı sağlansa bile, bütün işlem fazlalığı vs. göz önünde bulundurulduğunda ekonomik olamamaktadır. Şunu da belirtmek gerekir ki open-end sistemlerinde özellikle rotorda elyaf uzunluğu belirli sınıra kadar iplik kalitesini etkilemese dahi, belirli elyaf uzunluğundan sonra kaliteyi olumsuz yönde etkiliyedilmektedir. Bu sebepler yüzünden penye open-end ipliğinin üretimi pek yapılmaz. Eldeki hammaddeye ve üretilecek iplik kalitesine göre işlem hammaddelerinde küçük değişiklikler yapılabilir.

Open-end iplik üretim kademelerinde 2. pasaj cer çoğunlukla gereksizdir. Bazı hallerde birinci pasaj cer işlemine bile gerek kalmamaktadır. Hammadde özelliklerine, özellikle elyaf uzunluğu ve homojenliğine bağlı olarak cer pasaj sayısı değişir. Tarakta reğüle tertibatının olması da cer pasajlarını ortadan kaldırmak için bir sebeptir.

Pamuğun iki pasaj cerden geçmesi elbetteki open-end makinelerinin randımanını yükseltmektedir. Ayrıca, cer pasaj sayısı makinedeki kg başına kopuşları da doğrudan etkilemektedir. İkinci pasaj cerle kopuş sayısı çok aşağılara çekilmektedir. Reğüle bir tarak sonrası ise, tek pasaj cer karde open-end iplik için yeterli olabilmektedir.


Open-End İplik Eğirmenin Avantajları

Open-End eğirmenin avantajları ring eğirme sistemiyle karşılaştırılarak genel hatlarıyla şu şekilde sıralanabilirler;

a) Üretim hızı ring eğirme sistemlerine nazaran daha yüksektir. Bu da üretimi arttırır. Ring eğirme sistemine göre eğirme verimi yüksektir.

b) Ring eğirme sistemindeki fitil safhasını ortadan kaldırır. Elyaf bandından iplik üretilir.

c) İplik bobine doğrudan sarılır. Ring sistemindeki gibi sınırlı büyüklükte kopsların yerine bunların 15-25 katı daha fazla iplik alabilen bobinlere iplik sarılır.

d) Open-end sisteminde üretilen iplik ring ipliğinden, daha hacimli, daha elastik, daha emicidir ve tüylülük azdır.

e) Open-end sisteminde üretilen ipliğin bütününde özellikler ring ipliğe daha az değişkendir. İncelik, düzgünsüzlük, dayanıklılık vs. iplik boyunca çok az değişir ve iplik daha üniform bir yapıdadır.



Open-End İplik Eğirmenin Dezavantajları

Sistem olarak bir takım avantajlar getirmesi ile beraber üretilen ürün bazında open-end eğirmenin dezavantajları vardır:

a) İplik mukavemeti sınırlıdır. Open-end’ de mukavemet ring ipliklere göre %15-20 daha düşüktür. Büküm daha çok arttırılarak mukavemet arttırılabilir. Fakat bu tutumun sertleşmesine neden olur.

b) İplik numarası sınırlıdır. Kaba iplikler üretilebilirler, fakat çok ince iplikler üretilememektedir. Örneğin teorik olarak Ne 40 iplik yapılabilmekle beraber rotorda pratikte Ne 30 numara ipliğin üzerine çıkılamaz. Tercih edilen iplik numarası ise Ne 18 ve 20’ dir. Sadece hava sistemli jetli sistemde ince iplikler belli sınıra kadar üretilir. Ring iplikteki kadar ince ipliklerin üretimi mümkün değildir.

Open-End İpliklerin Özellikleri

Open-end iplik eğirmenin avantaj ve dezavantajlarının yanı sıra toplu olarak incelenmesi açısından open-end ipliklerinin temel özellikleri ring iplikleri ile karşılaştırılarak ana hatları ile şu şekildedir:

a) Open-end iplikler çoğunlukla kısa elyaftan üretilmiş ipliklerdir. İplik yapısında elyafla belirli bir düzensizlik gösterirler. Fakat bu düzensizlik iplik boyunca hep aynıdır. Uniformluk ön plandadır. Örneğin; düzgünsüzlük açısından iplik boyunca değişim ring ipliğe göre % 10-20 daha iyidir.

b) Özellikle yüksek bükümlü türlerde aşınmaya karşı direnç büyüktür. Ring ipliklerine nazaran % 5-7 oranında daha yüksek bir sürtünme mukavemetine sahiptir.

c) Hacimlilik ve emicilik yüksektir. Çok yüksek verim verilmemişse tutumu da iyidir. Emicilik özelliklerinin iyi olması parlak tonların ve baskı desenlerinin elde edilmesini sağlar. Ayrıca örtme gücü, ısı tutma, hava geçirgenliği gibi özellikleri de ring ipliklere nazaran daha iyidir.

d) Aynı özellikteki elyaflardan elde edilmiş ring ipliklere nazaran daha üniform düzgünlükte, pürüzsüz yüzeyli ve az tüylü iplikler üretilir.

e) Open-end ipliklerin elastikiyeti fazladır. Ring ipliklere nazaran daha elastikler. Bükümün özelliğinden dolayı open end ipliklerinin dış kısmında iyi yönlenmemiş elyaflar daha fazladır. İplik çekildiğinde bu elyaflar oryante olarak uzamayı arttırır.

f) Open-end iplikleri genelde ring ipliklere nazaran daha temiz ve daha az nepslidir.

g) Mukavemet, ring ipliklerinde % 15-20 daha düşüktür. Mukavemetin arttırılması için bükümün arttırılması gerekir. Tutumu sertleştirir. Mukavemeti iyileştirmek için genelde büküm ring ipliklerinden % 10-15 daha fazladır.

h) Open-end iplikleri genelde orta ve kalın numaralı ipliklerdir. Pratikte en çok 6-30 numaralı ( Ne 6-30 ) iplikler open-end’ de üretilir. Bununla beraber daha ince ve daha kalın ipliklerin üretimi ekonomik değildir. Penye open-end iplik üretimi pek yapılaz. (6)

Open-End İpliklerin Kalitesine Etki Yapan Faktörler

İplik kalitesi denildiğinde akla gelen ilk özellik ipliğin mukavemetidir. Bu nedenle rotor iplik makinelerinde meydana gelen her önemli gelişmeden sonra dikkatler üretim artışının yanı sıra mukavemet üzerine çevrilmektedir. Çünkü bilindiği gibi rotor ipliklerinin mukavemeti ring ipliklere göre bir miktar daha düşüktür ve bu dezavantajın giderilmesi için çeşitli çalışmalar yürütülmüştür. İlk önceleri bu mukavemet farkı %30 kadar iken günümüzün modern teknoloji seviyesinde % 10-15 indirilebilmiştir.

Genel olarak open-end ipliklerin kalitelerine etki yapan faktörleri şu ana guruplar altında sınıflandırabiliriz.
1. Hammadde özellikleri
2. Hazırlık işlemleri
3. Eğirme kompanentleri

1. Hammadde Özelliklerinin İplik Kalitesine Etkisi :

Open-end iplikçiliğinde en fazla kullanılan hammaddeler pamuk, geri kazanılmış pamuk telefleri (Ring Penye telefi), uzunluğu 60mm’ ye kadar olan viskoz, polyester, akrilik, polyamid, polipropilen gibi yapay liflere pamuk / yapay yada yapay / yapay lif karışımlarıdır. Bu liflerin belli başlı kulanım oranları ;

Pamuk % 55.0
PAN/Pamuk % 5.0 PAN % 6.0
PES/ Pamuk % 28.0 Viskoz ve diğerleri % 6.0’ dır.

Bu oranlara göre en büyük payın pamuğa ait olduğu görülmektedir. Yapay liflerle pamuk karışımları da dikkate alınırsa bu oran artmaktadır.

Liflerin sahip oldukları fiziksel özellikler iplik özelliklerine büyük ölçüde etki yapmaktadır. Tabi bu kullanılan eğirme yöntemine göre lif özelliklerinin önem sırası değişmektedir. Belli başlı lif özelliklerinin ring, rotor, hava jetli ve firiksiyon iplik özelliklerini etkilemede önem sıralaması aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Farklı Eğirme Sistemlerinde Lif Özelliklerinin Önem Sırası

Ring Rotor Hava Jetli OE-Früksiyon
Uzunluk/Üniformite
Mukavemet
İncelik Mukavemet
İncelik
Uzunluk/üniformite
Temizlik İncelik
Uzunluk/Üniformite
Mukavemet
Temizlik
Sürtünme Sürtünme
Mukavemet
İncelik
Uzunluk/Üniformite
Temizlik

Genel olarak ifade etmek gerekirse özellikle yapay lifler içerdikleri avivaj maddelerinin rotor yüzeyine yapışması ve zamanla birikmesi sonucunda bir takım sorunlara yol açmaktadırlar. Hayvansal liflerde benzer olarak üzerinde ter ve yağ kalıntıları veya daha önceki hazırlık işlemlerinin gereği olarak yapılan yağlama işlemleri sonucunda verilen yağlayıcı maddeleri içerdikleri için rotorda eğirilmemeleri problem yaratabilmektedir. Pamuk içerisindeki yabancı maddelerin fazla olması halin de rotorların aşırı derecede kirlenmesiyle ayrı şekilde problemler doğmaktadır.

Mukavemet :

Mukavemet, materyalin herhangi bir germe-çekme yüküne dayanımıdır. Bu yük altında iken koptuğu noktaya kadar olan uzamaya da kopma uzaması denir.

Lif mukavemeti iplik mukavemetine etki yapan önemli bir özelliktir. Sağlam lifler normal olarak daha mukavemetli ipliklerin üretimini sağlayarak yüksek hızlı eğirmeye ve kullanım sırasında kopuşların azalmasına yardımcı olur. Günümüzde sağlanan yüksek üretim hızlarında dokuma veya örmede kopuşların yaratacağı kayıplar göz önüne alınırsa iplik mukavemeti gün geçtikçe daha fazla önem kazanmaktadır. Lif mukavemeti ile rotor ipliklerinin mukavemeti arasındaki ilişkinin araştırıldığı bir çalışmada lif mukavemetinden yararlanma oranları hesaplanmıştır.

Elde edilen sonuçlarda iplik inceldikçe kesitteki lif sayısına bağlı olarak lif mukavemetinden yararlanma oranının düştüğü anlaşılmaktadır. Bu oran ortalama olarak Ne 10 iplikte % 50 iken, Ne 22 iplikte % 54 ve Ne 30 iplikte % 50 olarak belirlenmiştir. Bunun anlamı ince rotor ipliklerinin üretiminde mukavemeti yüksek olan liflerin seçilmesi iplik kalitesi için önemlidir. Sadece ince iplik için değil değer ipliklerin üretiminde de ring ipliğe göre % 10-15 daha mukavemetsiz olan rotor ipliğin kalitesini mukavemet direkt etkilemektedir.

İncelik :

İncelik rotor eğirmede de eğirme sınırlarını ve prodüktiviteyi etkileyen en önemli faktörlerden birisidir. İncelik iplik kesitine giren lif sayısını belirlemektedir. Fakat iplik eğirme yönteminde büküm verme noktasında gerilim oldukça düşük olduğu için, bükümün arttırılabilmesi için kesitte daha fazla lifin bulunması gerekmektedir. İpliğin düzgünsüzlüğünün iyi yada kötü olması iplik kesitindeki lif sayısı ile yakından ilgilidir.

Ayrıca incelik ipliğin tutum ve yapısını da etkilemektedir. Esasen ince lifler daha yumuşak, kalın lifler daha sert bir iplik tutumu vermektedir. İpliğin tutumuna büküm sayısı daha fazla etken olmakla birlikte, iplik kesitinde ince lifler olduğunda daha fazla lif yerleştirileceği için gerekli büküm sayısın azaltmak mümkün olabilecektir. Bu arada ince liflerin, kopuş sayıları üzerine olumlu etkileri belirlenmiş durumdadır. İnce ve mukavemetli liflerin rotor ipliklerin mukavemetine ve eğrilebilirliklerine olumlu etkisi vardır.


Uzunluk:

Lif uzunluğunun eğirme performansına ve eğirme limitlerine etki yaptığı bilinmektedir . Özellikle ring iplikçiliğinde lif uzunluğunun hayati bir önemi vardır. Çok kısa liflerin iplik mukavemetini azalttığı, % U değerini yükselttiği, kopuşları artırdığı gözlenmiş olaylardır. 4-5 mm'nin altındaki liflerin üretim işlemi sırasında telef olarak atıldığı, 12 - 15 mm uzunluğa kadar olan liflerin mukavemete pek bir katkıda bulunmadığı ancak ipliğin dolgunluğuna katkı yaptığı literatürlerde ifade edilmektedir. Kısa liflerin rotor iplik makinelerinde ring iplik, makinelerine göre daha başarılı bir şekilde eğirilebilme olanağı vardır. Ancak lif uzunluk dağılımındaki varyasyonun iyileşmesi iplik parametrelerine de olumlu etki yapmaktadır. Şekil 3'te lif uzunluğu ile rotor iplik mukavemeti arasındaki ilişki görülmektedir. Yapay liflerde uzunluk seçimi yapılırken lif uzunluğu 1.3 rotor çapı ifadesinden yararlanılabilir. Buna göre 30-36 mm çaplı rotorlar kullanılırken seçilecek lif uzunluğu 32 - 38 mm arasında olacaktır. 38 mm uzunluğunda ve 1.3 dtex inceliğindeki yapay lifler rotor iplikçiliğinde birçok uygulama için kullanılabilecek standart liftir. Rotor çapına göre uzunluğu çok fazla olan lifler kullanılacak olursa liflerin üst üste binme derecesi artacağı için kopuşlar yükselmekte ve iplik değerleri bozulmaktadır. Ayrıca liflerin sahip olacağı yüksek kıvrımlılık ve rijitlik mümkün olduğu kadar düşük olmalıdır. Bu değerlerin yüksek olması iplik hacimliliğini aşırı derecede artırdığı gibi ipliğin çalışma karakteristiklerini bozmakta ve daha fazla büküm verilmesi gereğini ortaya çıkarmaktadır. Mukavemette de azalma görülmektedir.


Kopma uzaması:

Kopma uzaması mukavemet ile birlikte ölçülen bir özellik olup ipliğin de uzamasına etki yapmaktadır. İpliğin uzayabilirliğinin artması da bilindiği gibi kopuşları azaltmaktadır. Burada sözü edilen kavram lifin bir yük altında kopuncaya kadar olan uzamasına ilişkindir ve başlangıç uzunluğunun yüzdesi şeklinde ifade edilir.

Olgunluk:

İncelik ile yüksek korelasyona sahip olan bir pamuk lifi özelliğidir. Pamuk lifi lümen ve selüloz tabakasından meydana gelmektedir. Olgun olmayan pamuklarda selüloz tabakası yeterince gelişmemiştir. Pamuğun olgun sayılabilmesi için selüloz tabakasının lif kesitinin % 50-80'ini kaplaması gerekmektedir. Bu oran % 30-45 arasında ise lif olgunlaşmamış, % 25'den daha az ise lif ölü olarak nitelenir . Buna büyüme koşulları, hasat zamanı ve çeşitli hastalık ve zararlılar etken olanaktadır. Olgun olmayan pamukların iplikte neps artışına ve farklı boyamalara yol açtığı bilinen olaylardır.


Toz ve yabancı maddeler:

Rotorda eğirmenin en önemli zorluklarından birisi rotor oluğuna biriken yabancı madde ve tozlardır. Başka bir deyişle rotor iplikçiliği gibi modern eğirme yöntemlerinde eğirme prosesi yabancı maddelere ve tozlara karşı oldukça hassas bulunmaktadır Yabancı madde problemi ise özellikle pamukta makineli hasat, çırçırlama ve temizleme sırasındaki ağır işlemler nedeniyle yabancı maddelerin boyutlarının küçülmesi ve diğer bazı nedenlere dayalı olarak gittikçe artmaktadır. Bu arada pamuk içerisine karışabilecek yabancı lifler de oldukça önemli bir sorun konumundadır. Materyalin temizliği eğirme prosesi ile çok yakın bir etkileşim halindedir. Örneğin besleme kanalından üniform bir materyal şevki liflerin rotor yivi içine iyi bir şekilde yerleşebilmeleri lifler arasında bulunabilecek toz ve diğer yabancı maddelerden olumsuz olarak etkilenecektir. Rotor yivin' de oluşan lif bileziğindeki düzgünsüz bir yerleşim içlikte zayıf noktalara veya ani gerginlik değişimlerine yol açacak kopuş meydana getirecektir. Sekil 4' de rotor iplik makineleri için bantta izin verilebilecek toz miktarları görülmektedir.


Tozlar çeşitli maddelerin mikroskobik partiküllerinden oluşmaktadır. International Committee for Cotton Testing Methods tarafından belirlenen sınıflandırmaya göre toz ve yabancı maddeler büyüklükleri bakımından şu şekilde ayırt edilmektedirler :

Partikül Adı Partikül büyüklüğü (µm)
Yabancı madde
Toz
Mikrotoz
Sulanabilir toz 500 ve üzeri
50 – 500
15 – 50..
15 ve altı


Tozların yarattığı problemler sadece üretilen iplik kalitesi ve makine ile ilişkili değil aynı zamanda da çevre ve çalışan personel ile de ilişkilidir.

2. Hazırlık işlemleri

Açma, Temizleme ve Taraklama :

Materyal hazırlama içindeki en önemli basamak şüphesiz ki taraklamadır. "iyi bir taraklama eğirmenin yarısıdır" sözü rotor iplikçiliği için de şüphesiz geçerlidir. Ancak taraklamadan önceki açma ve temizlemenin de etkin bir şekilde yapılması rotor iplikçiliği açısından büyük önem taşımaktadır. özellikle harman-hallaçta toz uzaklaştırma yeteneği yüksek olan makinelerin kullanımı küçük çaplı rotorların randımanlı çalışması için hayati önem taşımaktadır.


Taraklama sırasında amaçlanan iyi bir paralellik ve neps , toz yabancı madde gibi rahatsız edici unsurların hammaddeden uzaklaştırılmasıdır. Son yıllarda üretime giren modern tarak makineleri bu amaçların gerçekleştirilebilmesine önemli katkılar sağlamıştır. Şekil 5' te tarak bantlarında bulunan yabancı maddeler ile rotorda iplik kopuşları arasındaki ilişki görülmektedir.


Cer Prosesi :

İyi bir iplik eğirme için uygun bir bandın hazırlanmış olması gereği herkes tartından kabul edilen bir gerçektir. Birçok araştırmaların sonuçlarına göre band içindeki liflerin paralellik durumu ile rotor yivinde oluşan lif halkasının lif oryantasyon düzgünlüğü arasında önemli bir korelasyon bulunmaktadır. Bu nedenle rotor iplik kalitesinin band hazırlamadan etkilendiğini söylemek mümkündür Sekil 6' da bir veya iki pasaj cer işleminin rotor iplik mukavemetine etkisi görülmektedir. Buradan iki pasaj cer uygulamasının iplik mukavemeti bakımından daha iyi sonuçlar verdiği anlaşılmaktadır.


Tarama :

Rotor iplik makinesinde işlenecek materyale tarama uygulanması ile iplik mukavemetinde bir artış sağlanabilmektedir. Kısmi tarama ( % 8'e kadar telef ayrımı) ile kısa liflerin önemli bir bölümü, yabancı maddeler, neps vs. ayıklandığı için %15' e varan bir mukavemet artışı sağlanabilmektedir. Tam bir tarama uygulamasının (% 14-18 telef oranı) mukavemeti daha da artırdığı görülmektedir. Taranmış bantların rotor iplikçiliğinde kullanılmasının avantajı sadece mukavemetteki artış değil aynı zamanda diğer iplik özelliklerinde de görülen iyileşmelerdir. Bu arada kopuş sayılarında da azalma söz konusudur.


3. Eğirme Komponentleri


Rotor iplik makinesindeki temel eğirme elemanları eğirme kutusu ( Spinbox) adı verilen kapalı bir kısım içerisinde bulunmakta ve birbirleri ile uyum içinde çalışmaktadır. Burada bulunan eğirme elemanlarını;

- Açıcı silindir
- Rotor
- Çıkış düzesi , olarak sayabiliriz.


1. Açıcı Silindir:


Açıcı silindirin fonksiyonu band formundaki elyaf kütlesini tek tek lifler haline getirerek besleme kanalı vasıtası ile rotora iletmektir. Açma işleminin etkinliği hem yabancı maddelerin temizlenmesi hem de iplik kalitesi açısından önemlidir. Ancak liflerin zarar görmemesi için bu işlemin mümkün olduğunca hassas yapılması gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında bandın paralellik durumu önem taşımaktadır. Bu nedenle iki pasaj cer işleminin uygulanması açma kalitesinin artışına yardımcı olmaktadır. Açıcı silindirler için önemli olan iki unsur vardır. Bunlar silindirin hızı ve tipidir. Açıcı silindir hızları 5.000-10.000 dev/dak. arasında olup pratikte kullanılan değerler 6500-8500 dev/dak arasındadır.Piyasada rastlanan silindir çapları da 60-80 mm civarındadır. Açıcı silindirin çevresel hızının artışı ( normal uygulamada 35 m/sn düzeyine kadar) silindir üzerindeki sıcaklığın da artışına neden olacağı için özellikle yapay lifler işlenirken bu hızın mümkün olduğu kadar düşük tutulması zorunludur. Ancak hızın durumu üretilen ipliğin ince yada kalın oluşuna göre de değişmek durumundadır. Yüksek miktarda çıkış gerektiren kalın numara ipliklerin üretiminde açıcı silindir hızının biraz daha yüksek olması söz konusudur. Açıcı silindir hızının artışının genellikle iplik mukavemet ve kopma uzamasında olumsuz, düzgünlük, ince yer, kalın yer ve neps üzerine de olumlu etkileri vardır.


Açıcı silindirler için silindir üzerindeki garnitürlerin de önemi büyüktür. Bugün için rotor açıcı silindirleri üzerinde testere dişli garnitür formu kullanılmaktadır. Sekil 7' de pamuk ve yapay liflerin islenmesi için önerilen, iki temel tipteki açıcı silindir garnitürü görülmektedir. Bu şekilde görülen OS21 tipi adı verilen ve sentetikler için önerilen açıcı silindirde diş açısı daha düşük durumdadır. Bunun nedeni liflerin daha nazik bir şekilde ve ısı artışını azaltacak şekilde işlenmesidir. Açma derecesinin artırılması için uç yoğunluğunun bir miktar artırılması mümkündür. Çok hassas liflerde 9° açıya sahip garnitürler kullanılmaktadır (OS 25).


2. Rotorlar

Rotor temel eğirme elemanıdır kısımdır. Rotorlarla ilgili olarak;

- Rotor tipi
- Rotor çapı
- Rotor hızı

gibi parametrelerden söz etmek mümkündür.

Rotorun tipi ile ilgili olarak rotor duvarının eğimi ve rotor yivinin formu önemlidir. Rotor duvarının eğim açısı dikey eksene göre 12° - 50° arasında değişmektedir. Bu açının miktarı rotor imalatçısına göre değişmekte ise de genelde rotor hızının artışı ile azalmak durumundadır. Rotor yivi ise iplik haline dönüşmeden önce liflerin biriktiği dar bir kanal konumundadır. Bu kana'lın genişliği β açısı ile belirlenmektedir. Normal koşullarda bu açının değeri 30° ile 60° arasında değişmektedir. Rotor çapı azaldıkça bu da azalmaktadır. Geniş yivli rotorlar yumuşak, hacimli ancak nispeten daha düşük mukavemetli iplikler üretirler. Dar yivli rotorlarda ise iplik mukavemeti daha fazla olmakla birlikte iplikler daha kompakt yapıda olacağından sert tutumlu hale gelmektedir. Ayrıca tüylülük de azalmaktadır. Bu nedenlerden dolayı geniş yivli rotorlar ev tekstillerinin ve kalın numara ipliklerin üretiminde kullanılmaktadır. Dar yivli, rotorlar ise düzgün yüzeyli ve yüksek mukavemetli ipliklerin üretimi için tercih edilmektedir. Ancak rotor yivi dar olduğunda yabancı madde ve tozlar da sıkıca buraya presleneceği için yabancı maddelere karşı daha hassastırlar. Geniş yivli rotorlarda yabancı maddeler iplik ile birlikte sürüklenerek atıldıkları için rotorun kendi kendini temizleme efekti vardır. Başka bir ifade ile moire efekti oluşma riski dar yivli rotorlarda çok daha yüksektir.


Rotor çapı iplik üretim hızını ve iplik özelliklerini etkileyen önemli bir faktördür. Kural olarak rotor çapı azaldıkça daha yüksek rotor devirlerine çıkmak mümkündür. Sekil 9' de rotor devri, iplik numarası ve rotor çapı arasındaki ilişki görülmektedir.

Rotor çapının seçimi de yine hammaddenin durumuna ve iplik numarasına göre yapılmalıdır. Rotor çapını belirleyen en önemli faktör lifin uzunluğudur. Lif uzunluğu arttıkça rotor çapının da artması gerekmektedir. Ayrıca iplik numarası kalınlaştıkça da rotor çapının artması zorunluluğu vardır.

Rotorun devir sayısı üretimin artışına etkili olmaktadır. Ayrıca artan rotor devri ile birlikte lifleri rotor yivine doğru bastıran santrifüj etkisi arttığı için lifler daha kompakt bir şekilde rotor yivine yerleşirler ve dolayısı mukavemeti ve büküm alımı artar. Rotor hızının artışı özelliklerinin de iyileşmesine neden olmaktadır, bağıntılı olarak rotor çapının küçülmesinin de iplik olumlu etkiler yaptığını ifade etmek mümkündür.


3. İplik Çekim Düzesi

Rotorda oluşan iplik, çekim düzesinin ve onu takip eden bir kanalın içinden geçerek dışarıya alınır. Rotorun dönüsü ipliğin bu düzenin kenarlarına sürtünerek yuvarlanmasına yol açar. Bu şekilde iplik üzerinde bir yalancı büküm etkisi meydana gelir. Bu etkinin büyüklüğü düzenin yapısına ve yüzey durumuna bağlıdır. Düze üzerinde yer alabilecek olan çentikler ve kanallar bu etkiyi arttırmaktadır. Sonuçta daha düşük büküm uygulama olanağı nedeniyle daha yumuşak ve hacimli iplikler üretilebilir. Ancak bu tip düzelerin kullanımı ile lif kırıntıları ve avivaj maddeleri lif üzerinden ayrılarak eğirme komponentlerinin kirlenmesine yol açmaktadır . Düz yapılı düzelerin kullanımı ile düzgün yapılı iplikler üretilebilir , ancak bobin oluşumunda iplik katmanları arasındaki tutuculuk azalacağı için bununla ilgili bazı problemler ortaya çıkabilir. Bu arada düzenin kenar kısmının yarıçapı fazla olursa daha fazla bir temas yüzeyi sağlayacağı için daha düşük büküm değeri ile iplik üretimi yapılabilir. Düzelerin aşınması söz konusudur ve zaman zaman değiştirilmeleri önerilmektedir. Düz yapılı düzeler dokuma ipliklerinin ve yapay liflerin eğirilmesinde kullanılır. Üzeri çentikli olan düzeler ipliğe bir titreşim kazandıracağı için büküm dağılımının daha iyi olmasını sağlamaktadır. Seramik düzeler aşınmaya dayanıklıdır ancak sürtünme nedeniyle üzerinde oluşan ısının dağıtılması daha zor olmaktadır. Bu nedenle termoplastik yapay liflerin işlenmesinde düz yapılı çelik düzeler tercih edilmelidir.
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Open Archiver ARŞİVLEME PROGRAMI Korax Bakım ve Onarım Programları 0 06-17-2010 09:08
Open Clip Art Library SVG 0.18 Yaso Araçlar 0 06-24-2008 20:06
Open Book 2.0.1 Yaso Araçlar 0 06-17-2008 18:31
Open Video Converter 3.0.1.292 Yaso Araçlar 0 06-17-2008 16:10
open-end iplikçilk sistemi... уυѕυƒ Tekstil 0 04-03-2008 17:04


Şu Anki Saat: 18:07


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows