Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 09-25-2008, 20:36   #1
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart Kalıtım ve genetik

KALITIM VE GENETİK

KALITIM VE GENETİK

Yeryüzündeki her canlı yalnızca kendi türünden canlı üretebilir. Bir canlının, kendi türünün bütün özelliklerini gelecek kuşaklara aktarmasını ve yavrularının ana babalarına benzemelerini sağlayan bu psikolojik süreç kalıtım ya da soyaçekim’dir. Kuşkusuz bütün çocuklar ana babalarına, kız kardeşler erkek kardeşlere tıpatıp benzemez. Aralarında çoğu kez saç, ten ya da göz rengi, yetenek ya da zeka düzeyi gibi bireysel farklılıklar vardır. Kalıtsal özelliklere ve bu bireysel farklılıklara ilişkin bilgileri taşıyan genlerin üreme yoluyla kuşaktan kuşağa nasıl aktarıldığını incelemekte genetik biliminin konusudur. Saç rengi, uzunluk ya da kısalık, zayıflık ya da şişmanlık gibi bireysel özellikler ya kalıtsaldır ya da çevresel etkenlere bağlıdır; ama çoğu kez bu ikisinin bileşkesi olarak ortaya çıkar. Bireyin kalıtsal özellikleri doğumdan çok önce, annenin yumurta hücresi babanın sperma hücresi birleştiği anda belirlenmiş olur. Çevresel etkenlere bağlı özellikler ise doğumdan sonra, birey ile yaşadığı çevre arsındaki ilişkiler sonucu ortaya çıkar. Bu tür özellikler kişinin beslenmesine, yetiştiriliş biçimine ya da geçirdiği bir hastalığa bağlı olabilir.İnsanların çoğu hoşlanmadıkları bazı fiziksel ya da ruhsal özelliklerinin kalıtsal olduğunu düşünür; oysa bu özelliklerin çoğu sonradan kazanılmıştır ve doğrudan çevre koşullarının ya da yaşam biçiminin bir sonucudur.
19. yüzyılın ortalarında Avusturyalı din adamı Gregor Mendel bezelyeler üzerinde yaptığı deneylerle çağdaş genetik biliminin temellerini atmıştır. Mendel, anaç bitkinin tohumlarında, bitkinin ayrı ayrı özelliklerini belirleyen çok sayıda engel olduğunu fark etmişti. Bugün, Mendel’in sözünü ettiği bu kalıtım etkenlerinin genler olduğunu biliyoruz. Gene Mendel’in bulgularına göre, tohumdan gelişen bir bitkinin hangi özellikleri taşıyacağı bazı kurallara bağlıydı. Ne var ki, öbür bilim adamları bu çalışmaların ne kadar önemli olduğunu ancak 1900’de, Mendel’in ölümünden 16 yıl sonra fark ettiler. Bu önemli bulgular bugün Mendel yasaları olarak bilinir. Çok geçmeden bu kalıtım yasalarının bütün bitkiler, hayvanlar ve insan için de geçerli olduğu anlaşıldı.
Her insanın yaşamı, erkekten gelen bir sperma hücresinin kadının yumurta hücresini döllemesiyle başlar. Bu üreme hücrelerinin her birinde 23 kromozom vardır. Kromozomlar bir ipliğe dizilmiş peltemsi görünümlü boncuklara benzer. Gen denen kalıtım etkenlerini taşıyan işte bu” boncuklar”dır.
Her kromozomun içinde uzun bir ip merdiveni andıran DNA (deoksiribonükleik asit) molekülü bulunur. Bu DNA molekülü, bir zincirin halkaları gibi birbirlerine bağlanan binlerce birimlerden oluşmuştur. Kalıtsal bilgide bu birimlerin özel diziliş biçiminde saklıdır. Bu dizilişe ‘genetik şifre’ ya da ‘genetik kod’ denir. Gerçektende, DNA molekülündeki birimlerin her diziliş biçiminde, hücrenin hangi proteini üreteceğini bildiren bir şifre gizlidir. Hücrenin kimyasal maddeleri üreten bölümü bu şifreyi çözerek gereken proteinleri yapabilir.
Ama bazı fiziksel ve kimyasal etkenler DNA’nın yapısındaki birimlerin diziliş sırasını, dolayısıyla genetik şifrenin anlamını değiştirebilir. Bu durumda hücre, gereken proteinin yerine başka bir protein üreteceğinden canlıda hiç beklenmedik bir değişiklik ortaya çıkar. Üstelik değişinim ya da mutasyon denen bu olgu kalıcıdır; yani değişinim geçiren gen bir daha eski biçimine dönemez ve bu biçimiyle gelecek kuşaklara aktarılır. Genlerin sorumlu oldukları özelliğe göre tanımlanması ve sözgelimi mavi göz geni, kıvırcık saç geni şeklinde adlandırılması yaygın bir alışkanlıktır. Oysa çok basit gibi görülen bir özellik bile genellikle bir tek genin sorumluluğunda değildir. Örneğin insanın mavi gözlü doğması DNA molekülünün değişik bölümlerindeki birkaç gen takımının işbirliğine bağlıdır. İnsan vücudundaki her hücrede 46 tane kromozom bulunur. Bir hücre ikiye bölünerek çoğaldığında da hücredeki kromozom sayısı değişmez. Çünkü mitoz denen bu bölünmede kromozomlar boylamasına ikiye ayrıldığı için sayıları önce 92’ye çıkar, sonra bunlar hücrenin iki yarısı arasında eşit olarak bölüşülür. Oysa yumurta hücresi ve sperma gibi üreme hücreleri kromozom sayısını yarıya indirgeyen meyoz bölünmeyle çoğalır. Bu süreçte hücre çekirdeği art arda iki kez bölündüğü için, oluşan dört üreme hücresinin birinde 46 yerine yalnızca 23’er kromozom vardır. Böylece, döllenme sırasında erkeğin ve kadının üreme hücrelerindeki kromozomlar birleştiği için döllenmiş yumurtadaki (zigottaki) kromozom sayısı gene46’ya yükselir. Bu yumurta mitoz bölünmeyle çoğalacağından, döllenmiş yumurtadan gelişen bebeğin vücut hücrelerindeki kromozom sayısı da ana babanınkine eşittir.
Babanın sperma hücresi annenin yumurta hücresini döllediğinde, doğacak bebeğin bütün kalıtsal özelliklerini belirtmek üzere babanın ve annenin genleri birleşir. Bu binlerce genden her birinin özel bir işlevi vardır. Saç ve göze rengini, yüz biçimini, iskelet çatısındaki, iç organlarındaki, beyin, sinirler ve kaslardaki sayısız ayrıntıyı belirleyen hep genlerdir. Öyleyse aynı ana babanın çocuklarında neden bütün kalıtsal özellikler aynı değildir? Çünkü ana ve baba da dünyaya gelirken kendi ana babalarından 23’er kromozom almışlardır. Bu yüzden gerek annede gerek babada her özellik için ikişer gen bulunur; ama bunlardan yalnızca biri çocuğa geçer. Örneğin babada göz rengini belirleyen iki genden birinin kahverengi, öbürünün mavi göz rengi olduğunu var sayalım. Bu durumda çocuklardan biri babadan kahverengi göz genini, öbürü mavi göz genini alabilir. Benzer biçimde annede ya da babada hem kızıl hem kahverengi saç, hem düz hem kıvırcık saç geni bulunabilir ve çocuğa bunlardan yalnızca biri aktarılır.



Mendel Yasaları

Eğer bir çocuk aynı özellik için annesinden ayrı, babasından ayrı gen alırsa, sözgelimi babasından kahverengi, annesinden mavi göz geni alırsa çocuğun gözleri ne renk olur. Bu durumda Mendel’in başat ve çekinik, yani güçlü ve zayıf genlere ilişkin yayası geçerlidir. Söz konusu olan örnekte kahverengi göz geni başat (baskın), olduğundan çocuğun gözlerinin rengini bu gen belirleyecek ve çekinik olan mavi göz geni etkisiz kalacaktır. Demek ki çocuğun mavi gözlü doğması için hem annesinden, hem babasından mavi göz geni alması gerekir. Bazen ana ve baba kahverengi gözlüdür, ama ikisinde de çekinik mavi göz geni vardır. Kahverengi gözlü ana babadan mavi gözlü çocuk doğması böyle açıklanır. Ama hem ana hem baba mavi gözlü ise demek ki ikisinde de kahverengi göz geni yoktur ve doğacak bütün çocukları mutlaka mavi gözlü olur.
Başat ve çekinik genler daha pek çok özelliğin kalıtımında rol oynar. Örneğin saç renginde siyah ve kahverengi saç kızıl ve sarı saça, ayrıca kızıl saç sarı saça baskındır. Beyaz ırkta beyaz ve dalgalı saç geni düz saç geninin, uzun burun geni de kısa burun geninin etkisini bastırır.
Anne ile babanın genleri birbirinden ne kadar farklıysa genlerin değişik biçimlerde gruplaşma olasılığı da o kadar yüksektir. Bu nedenle, böyle bir ana babadan doğacak çocukların birçok kalıtsal özelliği birbirlerinden ve ana babalarından çok değişik olabilir.

Kız mı, Erkek mi?

Bütün öbür özellikler gibi bebeğin hangi cinsten olacağına da genler karar verir. Hücredeki 46 kromozomdan ikisi eşey kromozomudur ve insanın eşeyini, yani cinsiyetini belirleyen genler bu kromozomların üzerinde bulunur. Erkekteki eşey kromozomları birbirinden farklıdır; birinin biçimi X, öbürününki Y harfini andırır. Bu yüzden, meyoz bölünme sırasında bir tek sperma hücresinden oluşan dört yeni sperma hücresinin ikisinde X, ikisinde Y kromozomu bulunacaktır. Oysa kadınlardaki eşey kromozomlarının her ikisi de X’tir ve yumurta hücresinin değişik bir eşey kromozomu taşıma olasılığı yoktur. Demek ki doğacak bebeğin hangi cinsten olacağını babanın sperma hücresindeki eşey kromozomu belirler. Eğer bir annenin yumurta hücresini Y kromozomlu bir sperme döllerse bebek erkek, X kromozomlu bir sperma döllerse bebek kız olur.
Yarısı X, yarısı Y kromozomu taşıyan milyonlarca sperme arasından hangisinin annenin yumurta hücresini dölleyeceği tümüyle şansa bağlıdır. Bir ailede hep kız çocuk, bir başkasında sürekli erkek çocuk dünyaya gelmesi de büyük ölçüde rastlantıdır.Bazı kalıtsal etkenler ya da erkek çocuk doğurma olasılığını artırabilir. Ama bu süreci denetleyerek doğacak çocuğun eşeyini isteğe göre belirlemenin yolu henüz bulunamamıştır.

İkizler Nasıl Oluşur?

Oluşma süreçleri farklı olan iki tip ikiz vardır. Tek yumurta ikizleri ya da gerçek ikizler birbirlerine öylesine benzerler ki, ikisini birbirinden ayırt etmek çok güçtür. Gerçekten de bu tip ikizler sonradan ikiye ayrılmış tek bir kişi sayılabilir. Çünkü döllenmiş yumurta embriyonu oluşturmak üzere gelişmeye başlamışken, bazen bilinmeyen bir nedenle tam ortasından iki eşit parçaya ayrılır ve her yarımdan ayrı bir bebek gelişir.
Bu iki bebek aynı yumurta hücresinden ve aynı spermadan geliştiği doğal olarak bütün genleri birbirinin eşidir. Bu nedenle tek yumurta ikizleri mutlaka aynı cinstendir ve bütün kalıtsal özellikleri aynıdır. Aralarında herhangi bir farklılık varsa bu yalnız yetiştikleri çevrenin ve yaşadıkları olayların değişik olmasından kaynaklanabilir.
Oysa, doğum oranı tek yumurta ikizlerininkinden iki üç kat daha yüksek olan çift yumurta ikizleri aynı ana babadan ayrı zamanlarda doğmuş iki kardeş kadar farklı olabilir. Çünkü bu durumda annenin yumurtalıkları bir yerine iki yumurta hücresi üretmiş ve bunlardan her biri ayrı bir sperma tarafından döllenmiştir. Bu nedenle çift yumurta ikizlerinin kalıtsal özellikleri birbirinden farklıdır ve ikizlerden biri erkek öbürü kız olabilir. Hatta aynı cinsten olsalar bile birbirlerine hiç benzemeye bilirler.
Üçüz, dördüz ve beşizlerin olumunda da aynı biçimde tek ya da çift yumurta hücresinin döllenmesi söz konusudur. Bazen anne aynı anda birden fazla yumurta hücresi üretir ve bunların hepsi ayrı bir spermayla döllenir. Bazen de bir ya da daha çok döllenmiş yumurta birkaç kez bölünür ve her parçadan ayrı bir embriyon gelişir.

Kalıtsal Hastalıklar

Bazen genler üstlerine düşen görevleri eksiksiz olarak yerine getiremez ya da beklenenin tam tersini yapar. Bu da bazı organlarda ya da vücudun bir bölümünde bozukluğa yol açar. Örneğin albinolarda renk genleri görevlerini yerine getirmediği için saçlar , kirpikler, kaşlar ve bütün tüyler beyaz olur. Hemofili hastalığının nedeni, kanın pıhtılaşmasından sorumlu olan bazı genlerin bu görevi yapmamasıdır. Cücelik büyüme hücrelerindeki bozukluktan kaynaklanır. Buna karşılık büyüme genleri gereğinden fazla çalışan bazı insanlar çok uzun boylu olur. Ama bu durumda, iç salgı bezlerindeki bir bozukluktan ileri gelen ve kalıtsal olmayan hormonal devlikle karıştırmamak gerekir.
Genetik yapıdaki bir bozukluktan bazı körlük ve sağırlık tipleri ile bazı kan, kas ve sinir hastalıkları da en sık rastlanan kalıtsak bozukluklar arasında sayılabilir. Ayrıca bazı ruhsal bozukluklar ve kalp hastalıkları kendilerinden beklenen görevin tam tersini yapan bozuk genlerin varlığına bağlı olabilir.
Ama aynı ailenin bir çok bireyinde görülen bütün hastalık ve bozuklukların mutlaka kalıtsal olduğunu düşünmek yanlıştır; bazen bu durumun nedenini yaşanan çevrede, beslenme ya da temizlik koşullarında aramak gerekir.

İnsan Soyunun Farklılaşması

Bugün yer yüzünde yaşayan çeşitli ırktan halk, ulus ve topluluklar birbirinden ne kadar farklı olsalar da bütün insanlar aynı türün (homosapiens) bireyleridir ve temel olarak hepsi aynı tip genleri taşır.
İnsanın ilk atalarının yer yüzünde belirdiği yüz binlerce yıldan bu yana insanlar bütün yer yüzüne dağıldılar. Ama bilim adamları arasındaki yaygın kanıya göre, değişik bölgelerde yaşayan insanların farklılaşması ancak son 100 bin yıl içinde gerçekleşti. Bunun temel nedenlerinden biri de bazı çevresel etmenlerin değişmesi, örneğin güneş ışınlarının yeryüzüne daha yoğun olarak ulaşmasıydı. Böylece zamanla deri ve saç rengi, yüz yapısı ve öbür fiziksel özelliklerde kalıtsal farklılıklar ortaya çıktı. Irklar arasındaki davranış, düşünce ve beceri farklılıkları ise eğitimin, toplum yapısının, yaşam ve çalışma koşullarının sonucudur.

Kalıtım Konusundaki Bilgilerden Yararlanma

Kalıtım yasalarının ilk uygulama alanı tarım ve hayvancılık oldu. Bu ilkelerden yaralanarak yürütülen geniş çaplı seçme ve çaprazlama çalışmalarıyla daha üstün nitelikli tahıl, sebze, meyve, çiçek, sığır, domuz ve kümes hayvanları yetiştirildi. Tıp bilimlerinde ise gene çaprazlama yoluyla üretilen yeni deney hayvanları, insan hastalıklarının tedavisinde büyük umutlar veren aşı ve ilaçların hazırlanmasına yardımcı oldu. Genetik mühendisliğinin gelişmesiyle milyonlarca insanın yaşamını kurtaran penisilin ve öbür antibiyotiklerin büyük çapta üretimine geçilebildi.
Kalıtım konusundaki bilgiler insanlığa her yönden çok yaralı olmuştur. Bir insanlığın kalıtsal olduğu biliniyorsa ve bazı ailelerde bu hastalığın ortaya çıkma olasılığı yüksekse, zamanında önlem alınarak tehlikeni büyümesi engellenebilir.


Başlıca Kalıtsal Hastalıklar

Genetik yapıdaki çeşitli bozukluklardan ileri gelen yüzlerce kalıtsal hastalık vardır. Bunlardan birçoğu ender görülür. Ama mongolizm ya da Down sendromu denen kalıtsal hastalıklar oldukça yaygındır ve her hücredeki 21. kromozom çiftinde fazladan kromozom bulunmasından ileri gelir. Herhangi bir kromozom çiftine üçüncü bir kromozomun tutunmasına tıpta trizomi denir ve fazladan kromozomu barındıran çiftin numarasıyla adlandırılır. Bu nedenle mongolizm hastalığının tıptaki bir adı da trizomi 21’dir. Aynı tipte kromozom bozuklukları olan trizomi 13 (Patav Sendromu) ile trizomi 18’de (Edward sendromu) bu fazla kromozomlar 13. ve 18. kromozom çiftinde bulunur. Her iki hastalıkta da bebeklerde genellikle fiziksel yapı bozuklukları, gelişme ve zeka geriliği vardır. Hücredeki kromozom sayısının normalden fazla ya da az olmasından kaynaklanan bütün kalıtsal hastalıklara kromozom bozuklukları denir.
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-25-2008, 20:48   #2
endcastle13
 
endcastle13 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 1.208
Tecrübe Puanı: 564
endcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond repute
Standart

emegine saglık...
__________________
endcastle13 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Şizofreni, genetik değişimden kaynaklanıyor Yaso Sağlık - Genel 0 07-31-2008 12:26
Cinsiyete Bağlı Kalıtım уυѕυƒ BiYoLoji 0 04-02-2008 21:34
Kadınlardaki 23. Kromozom ve Genetik Yaso Araştırmacılar'ın bölümü 1 03-31-2008 18:02
'Genetik yapısı değiştirilmiş bebek doğuyor' LeGoLaS Dünyadan Haberler 0 02-06-2008 17:32
Genetik modifiye mavi gül LeGoLaS Dünyadan Haberler 0 02-05-2008 01:32


Şu Anki Saat: 10:51


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows