Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 09-18-2008, 11:39   #1
нüzüη
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 28
Mesajlar: 3.916
Tecrübe Puanı: 687
нüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond repute
Standart Halikarnas Balıkçısı

Hayatı
Asıl adı Cevat Şakir Kabaağaçlı olan Halikarnas Balıkçısı 1890'da doğdu. İlköğrenimini Büyükada Mahalle Mektebi'nde, ortaöğrenimini Robert Koleji'nde yaptı (1904). Oxford Üniversitesi'nde dört yıl Yakın Çağlar Tarihi okudu, üniversiteyi orada bitirdi. İstanbul'a dönünce Resimli Ay, İnci vb. dergilerde yazılar yazdı, kapak resimleri ve süslemeler yaptı, karikatürler çizdi (1910 - 1925). Cumhuriyetten sonra asker kaçaklarıyla ilgili bir yazısı yüzünden üç yıl kalebentlikle Bodrum'a sürüldü. Cezasının son yarısını İstanbul'da geçirdikten sonra yeniden döndüğü Bodrum'da kaldı. 1947'de İzmir'e yerleşen Halikarnas Balıkçısı, 13 Ekim 1973'de bu kentte öldü. Çok sevdiği Bodrum'a gömüldü.


Hakkında Yazılanlar

Fahr El Nissa Zeid
Dinçer Erimez, Sezer Tansuğ
Artist Yayın

Fahr el nissa Zeid, ruhunun kaos sonsuzluğunda ısrarlı arayışlarla yoğun elmas renklerden, ışık çizgilerden oluşan kehkeşanlı, meçhul dünyalar resimledi.Kompozisyonlarında, doğu ve batı sanatının özdeş ruhunu oluşturduğu övgülerini aldı.Resim sanatında soyut, nonfigüratif veya bir başka belirgin sınıfa konamayacak, şaşırtıcı zigzaglar çizen mistik esinlemeler dolu şairane bir mizaç; bağımsız, kural dışı, özgün ve kendi başına bir sanatçı olarak tanımlandı Fahr el nissa Zeid.

Bu kitap, sanatın unutulmaz isimlerinden birini, Fahr el nissa Zeid'i yeniden sergiliyor.


2.Şakir Paşa Ailesi
(A Turkish Tapestry)
Şirin Devrim
Doğan Kitapçılık / Anı Dizisi

II. Abdülhamid'in sadrazamı olan Cevad Paşa sözünü esirgemeyen, şahsiyet sahibi bir devlet adamıdır. Ancak bir komplo düzenlediğinden kuşkulanan Padişah onu sadrazamlıktan azleder. Bunun üzerine Şakir Paşa, kardeşinin uğradığı haksızlığı sineye çekemediği için II. Abdülhamid'in verdiği konakta oturmayı reddederek Büyükada'daki köşküne çekilir.

Şakir Paşa'nın torunu Şirin Devrim'in çocukluğunun geçtiği bu köşkte kimler yaşamaz ki... Başta Şirin Devrim'in annesi ressam Fahrünnisa (Zeyd) olmak üzere, Füreya (Koral), Aliye (Berger), Cevat Şakir (Halikarnas Balıkçısı), Suat Şakir, İzzet Melih (Devrim), Nejad Devrim vd...

İçlerinden kimileri dünya çapında ün kazanan bu sanatça ailenin yaşamı, Osmanlı'nın son dönemleri ile Kurtuluş Savaşı yılları ve Cumhuriyet'in ilk yıllarına denk düşer. Şakir Paşa ailesinin bu yaşam serüveni bizleri eski İstanbul atmosferine götürüyor. Anıların tatlı esintisi içinde, birçok tarihi şahsiyetle karşı karşıya geliyoruz; Atatürk'ten Kral Gazi'ye, Hitler'den
Kraliçe Elizabeth'e, Kral Hüseyin'e kadar...

Daha önce İngiltere ve Amerika'da yayımlanan ve Batılı okurlarca ilgiyle karşılanan Şakir Paşa ailesinin yaşamöyküsü, elden geçirilmiş 7. baskısıyla yeniden Türk okurunun karşısında.
Sanat hayatı
1926’dan sonra deniz hikayeleriyle tanındı. Konularını Ege Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi kıyı ve açıklarında gelişen, denize bağlı olaylardan çıkardı. İçinde yaşadığı, en küçük ayrıntılarına kadar bildiği hür ve asi denizi, kaderleri denizin elinde olan balıkçıları, dalgıçları, sünger avcılarını ve gemileri zengin bir terim ve mitologya hazinesinden güçlenerek, denize karşı sonsuz bir hayranlıktan gelen şiirli, yer yer aksayan, ama sürükleyip götüren bir anlatımla hikaye ve romana geçirdi.
Yazı ve düşünceleriyle Azra Erhat gibi döneminin önemli aydınlarını etkilemiş bir kişi olarak, çeşitli dillerden yüz kadar da kitap çevirmiş olan ve kendi eserlerinin sonraki baskıları yapılagelen Balıkçı’ya Kültür Bakanlığı’nca 1971 Devlet Kültür Armağanı verilmiştir.
Geniş bibliyografyası Yeni Yayınlar dergisinin Ekim 1974 sayısındadır. Bütün Eserleri Bilgi Yayınevi’nce toplanmaktadır.
Eserleri
Hikaye kitapları
• Ege Kıyılarından (1939)
• Merhaba Akdeniz (1947)
• Ege’nin Dibi (1952)
• Yaşasın Deniz (1954)
• Gülen Ada (1957)
• Ege’den (1972)
• Gençlik Denizlerinde (1973)
• Parmak Damgası (1986)
• Dalgıçlar (1991)
• Gündüzünü Kaybeden Kuş
Romanları
• Aganta Burina Burinata (1945)
• Ötelerin Çocuğu (1956)
• Uluç Reis (1962)
• Turgut Reis (1966)
• Deniz Gurbetçileri (1969)
Deneme kitapları
• Anadolu Efsaneleri (1954)
• Anadolu Tanrıları (1955)
• Mavi Sürgün (Anıları, 1961)
• Anadolu’nun Sesi (inceleme, 1971)
• Hey Koca Yurt (1972)
• Merhaba Anadolu (1980)
• Düşün Yazıları (1981)
• Altıncı Kıta Akdeniz (1982)
• Sonsuzluk Sessiz Büyür (1983)
• Çiçeklerin Düğünü (1991)
• Arşipel (1993)
Kitapları İle İlgili Bilgi

• Bulamaç

HALİKARNAS BALIKÇISI'nın bütün eserlerini yayımlayan yayınevimiz, Bulamaç'ı okur önüne çıkarmaktan mutludur.
BALIKÇI'nın 1948 yılında Demokrat İzmir gazetesinde tefrika ettiği bu romanı 'damıtarak', parçalarını küçük değişikliklerle öteki romanlarında kullandığı, bazı bölümlerini ise, bağımsız öykülere dönüştürüldüğü görülmektedir. Birçok kitabına yayılan bu dağılımı okurlamız elbette fark edeceklerdir. Ancak Buşamaç, başka hiçbir kitabında yer almayan birçok bölümüyle, HALİKARNAS BALIKÇISI'nın çoşkulu anlatımının, kıvrak ve zengin Türkçe'sinin tadını bize getirdiği gibi, araştırmacılar ve edebiyat tarihçileri için de ilginç bir kaynak ve belge değeri taşıyor. Kanımızca, bu da onun önemini ve değerini artırıyor.
Böyle bir yapıtın gün ışığına çıkarılmasını ve gelecek aktarılmasını, "bütün eserleri"ni yayımlama sorumluluğunun yükseldiği doğal bir görev sayarak Bulamaç'ı ilginize ve dikkatinize sunuyoruz.
Doğumunun 106., ölümünün 23. yılında BALIKÇI, sevenlerine anlamlı bir "merhaba" diyor Bulamaç'la. "Merhaba..."

• Arşipel

HALİKARNAS BALIKÇISI'nın kimliğini belirtmeye, çalışkan, yaratıcı, üretici, araştırıcı, uygulamacı, bilgin, ressam, botanikçi, yazar vb... gibi sıfalat yetmiyor. O tek başına bir kurumudur. Her anlamıyla...
Bu büyük insan, adı ARŞİPEL konan en güzel yapıtlarından biriyle, o bildik kocaman sesiyle yeni bir MERHABA! çekiyor.
ARŞİPEL... Antik çağlarda Eski Deniz anlamına gelen bu sözcük, BALIKÇI için yaşama sevinci ile özdeşti. Kalebendilk cezasını çekmesi için Bodrum'a götürülen BALIKÇI'nın EGE DENİZİ'nin gördüğü anda yüreğini dolduran mutluluğun rüzgarı ARSİPEL çığlığıyla çevreye yayıldı.
HALİKARNAS BALIKÇISI, ARŞİPEL onun çerelediği kara parçalarını doğal ve insan yapısı bütün güzelliklerini ve insanını tanıdı, kucakladı ve sevdi. ARŞİPELde sunulan; kuşaklardan kuçaklara geçen, değişen, defalarca unutulan ve defalarca yeniden yaratılan / hatırlanan bütün güzellikerdir.

• Deniz Gubetçileri

Deniz Gurbetçileri için Şadan Gökovlı şöyle diyor:
BALIKÇI'nın bütün kitapları şiirli ve müzikli girişleriyle dikkati çeker. Çokluk da ünlem ve hareket vardır onun ilk sözcüklerinde. "Deniz Gurbetçileri" de Oppianus'un, Güney Ege dalgıç ve denizcileri için söylediği ünlü sözden sonra "Haydi Sefere!..." diye başlar.
BALIKÇI'nın, toplumsal sorunlara en fazla eğildiği kitabıdır "Deniz Gurbetçileri". Yazar bu romanında, deniz emekçilerinin çile, sorun ve aşklarını, kısacası onların dünyalarını anlatır. Ama bu anlatım, kaynağından, birinci elden anatımdır. Öyle ki; Türklerin Türk sularında sünger avlamalarının yasaklanması üzerine birçok yere başvurup sonunda Genelkurmay'a telgraf çeken "Latif", BALIKÇI'nın kendisidir aslında.

• Aganta Burina Burinata

'Balıkçılar, sünger avcıları, dalgıçlar, gemiciler... Halikarnas Balıkçısı'nın hikaye ve romanlarıyla gelen bu tipler, sadece edebiyata ilk kez geldikleri için ilginç değillerdir. Balıkçı, denize bağlı olarak, güzelliği, özgürlüğü, başkaldırıyı, insanoğlunun geçmişteki ve gelecekteki arayışlarını, kayıplarını, bunalımlarını, korkularını, ışığı kırar gibi kendiliğinden alabildiğine etkin bir anlatımla ortaya koyarak, çağdaş insancıl bakışla eski uygarlıklar arasındaki bağları göstermiştir."

• Merhaba Anadolu

Anadolu... Evrenselliği eşsiz simgesi... Ve Halikarnas Balıkçısı... Gerçek bir Anadolu uzmanı, bir Anadolu sevdalısı. Yalnız öykü ve roman yazarı değil, engin kültür sahibi bir düşünür.
Balıkçı'nın kitaplaşmamış yazılarından derlenen bu yapıt, bir yandan yurdumuzun tarih, sanat ve uygarlığını sergilerken, öte yandan Anadolu birikiminin nesnel temellerine ışık tutuyor.
Kitapta ayrı bir bölüm oluşturan Anadolu efsanelerine ise, okuru, Önasya insanının gizlerine götüren bir keşif yolculuğu olacaktır.

• Hey Koca Yurt

HEY KOCA YURT, Balıkçı'nın başyapıtlarından biridir. Kendisinin de en sevdiği ürünüdür. Kitabın son satırları da kanıtlar bunu:

"Bu yapıtın konusu, Anadolu'nun düşünce bakımından değil, sanat bakımından tarihidir. O yüzden düşünürler konusunun uzatılması gerekli görülmez.
Buraya dek, Anadolu'nun ırmak ve sularyla akıldı. Dağları ve taşlarıyla sarmaş dolaş olundu. Denizlerinde yol alındı. Efsaneleri anıldı. İlkçağının tarihiyle gezildi. Hazılar'a, Çatalhöyük'e uğradı.
Uzak geçmişin olayları gözden ve gönülden geçirildikten sonra, tüm bu yerlere,
HEY KOCA YURT!...
Denemez de ne denir?"

• Uluç Reis

1557 yılının Haziran sonuydu. Karanlık basmak üzereydi. Datça yarımadasının güney yamaçlarının bütün halkı, evlerinden dışarıya uğraşmışlar, yüksek kaya ve ağaçlara tırmanmışlar ve şiddetli bir merakla yuvalarından fırlarcasına açmış oldukları gözlerini Rodos adası denizlerine dikmişlerdi. Ufkun koyu leylakisi, sık sık parlayı parlayıveren bir kızıl şimşekle yanıp yanıp sönüyordu. Ta uzaklarda çakan ışıklar şimşek değil, top alevleriydi; ufuklara abanan kara buğular bulut değil, barut dumanıydı. Sporad adalarında, adaları yıkarcasına yankılanan tarrakalar ise gök gürültüsü değil, top sesleriydi. Vahşi bir merakla tepeden tırnağa göz kulak kesilmiş olan halk, birbirlerine: ''Acaba haydutlar gene bizimkilerden birini mi sıkıştırıyorlar?'' ''Acaba bu sefer bizimkiler mi haydutları tepeliyorlar?'' yollu sorular soruyorlar; kimisi Türk korsanları için dua ediyor, kimisi de düşmana lanet okuyordu.

• Ege'den Denize Bırakılmış Bir Çiçek : Ege Kıyılarından / Ege'nin Dibi / Gülen Ada / Merhaba Akdeniz / Yaşasın Deniz
Halikarnas Balıkçısı'nın "Ege'den Denize Bırakılmış Bir Çiçek" adlı öykü kitabı, daha önce "Ege Kıyılarından" "Ege'nin Dibi" "Gülen Ada" "Merhaba Akdeniz" "Yaşasın Deniz" adlarıyla tanıdığımız kitaplarıyla, önceki kitaplarına girmemiş öykülerini bir araya getirmektedir. Buradaki öyküler, "Balıkçı"nın söylediği gibi, "...o cennet ellerin, dağ otlarının, kıyılarının, kayalırının, yıkıntılarının ve açık denizlerinin ürünüdür."

• Altıncı Kıta Akdeniz

...del bel paese la dove il si suona.'
(Evet'in gürlediği güzel ülke.)
Böyle diyor Dante, ülkesi İtalya için... Ya Akdeniz? Halikarnas Balıkçısı, Dante'nin sözlerini pekiştirerek yanıtlıyor bu soruyu:
'Akdenizinin karakteri 'hayır'dan çok 'evet' demeye yatkındır. 'evet' demek o denli kolaydır ki! ... Oysa 'hayır' deyince bir sıkıntı duyulur. Altıncı Kıta 'evet! evet! ' ülkesidir.'
Gazeteci-Yazar Şadan Gökovalı'nın uzun süredir yoğun bir çalışmayla hazırladığı ALTINCI KITA AKDENİZ, Halikarnas Balıkçısı'nın hiçbir kitabına girmemiş yazılarından oluşuyor.

• Mavi Sürgün

Halikarnas Balıkçısı, Mavi Sürgün için demişti ki: 'Karakolda ona, İstiklal Mahkemesi'ne gideceksin denir. Niçin İstiklal Mahkemesi'ne gittiğini bilmez. İki jandarma ile, kelepçeli olarak İstiklal Mahkemesi'ne sürüklenir. Mahkemenin bulduğu bir suç vardır. Sonunda cezasının idam olacağı anlaşılır.


Sabırlık ve tarlakuşu eller, göğüste kavuşturulmuş, idamı bekler. Sürgün edileceksin, denilir. Sürgün yeri Bodrum, bir muammadır, bir karanlıktır. Ama işte apansız karanlık kalmaz. Bu Mavi Sürgün yazısı, bu işin nasıl olduğunu anlatacaktır.'
• Gençlik Denizlerinde
Akdeniz'in ölümsüz genci, sanatın, sevincin büyük ustası 'HALİKARNAS BALIKÇISI'nın elinizden bırakamayacağınız bir kitabını daha sunuyoruz.
GENÇLİK DENİZLERİNDE, Ege'nin gözü pek ve babacan denizcilerinin destansı yaşam öykülerini anlatan doğa ve insan sevgisinin yurt gerçekleriyle bütünleştiği bir yapıt.
Öyküleri derleyen Şadan Gökovalı, yıllar sonra bu kitabı BALIKÇI'ya okurken, onun ilk kez ağladığına tanık olmuştu.
• İmbat Serinliği
Türk edebiyatının ve kültürünün tartışmasız ustası Halikarnas Balıkçısı'nın gün ışığına çıkmamış radyo konuşmaları! .. '60'lı yılların sonunda, Reklam Prodüksiyon adına İzmir Radyosu'nda 'Halikarnas Balıkçısı'ndan Merhaba' dizisinde yaptığı konuşmaların metinlerini derleyen Şadan Gökovalı, doğumunun 112. yıldönümünde, sevenleri adına Balıkçı'ya bir yaşgünü armağanı olarak sunuyor bu kitabı.
• Ötelerin Çocukları
Akdeniz'de geçmişten günümüze yansıyıp duran bu uygarlık ortamında, gerçekle mitolojinin içiçe girdiği bir serüvendir yaşam. Ve doğal olarak, ekmek kavgalarının, aşkların ve acıların, yerel boyutlarından sıyrılıp evrensel anlamlara dönüştüğü bir romandır 'ÖTELERİN ÇOCUKLARI.'

HALİKARNAS BALIKÇISI, denizle özdeşleşen insanların doğasını, çarpıcı ve parıltı bir anlatımla romanlaştırırken, gerçekte yaşamın da kendisini sunmaktadır okura.
• Sonsuzluk Sessiz Büyür / Eski İzmir / Tarih Söyleşileri / Büyük Kukuriko / Öteden Beriden
'Sonsuzluk Sessiz Büyür', Halikarnas Balıkçısı'nın kitaplarına girmemiş yazılarını toplama girişimimizin yeni bir ürünüdür. Anadolu tarihinin, çoğu kişinin bilmediği ilginç ve gizemli gerçeklerini, bir anlatının, bir söyleşinin çok ötesinde, adım adım projektörle tarayan Balıkçı, okura tarihsel bir yolculuğun heyecanlı serüvenlerini tattırıyor.

Antik yaşam biçimleri, eski şölenler, dinsel törenler, tıpkı bir film gibi bilinçte canlanırken, sanattan politikaya, garip inançlardan savaşlara değin uzanan yoğun ve hızlı Anadolu destanları, tarihi yönlendiren birincil nitelikleriyli adeta yeniden oluşagelmektedir.
• Parmak Damgası
PARMAK DAMGASI... HALİKARNAS BALIKÇISI'ndan yeni öyküler. Bir süre önce televizyon filmi olarak beğeniyle izlenen PARMAK DAMGASI, Balıkçı'nın aynı öyküsüyle, başka öykülerinden yararlanılarak yapılmıştır.

Ege'nin yedi renkli denizlerini, cennet köşelerini, güzellikleri çirkinlikleriyle, sevinçleri korkularıyla, arayışları beklentileriyle insanlarını zaman zaman tarih süzgecinden de geçirerek kaleme alan Halikarnas Balıkçısı'nın PARMAK DAMGASI'nda yine birbirinden güzel öyküler yer alıyor.
__________________
๒ค๒ค๓ א๏llคгıภ๔ค t๏z ๏l๓ค๓ ﻮєгєк
нüzüη isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 22:12


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows