Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 10-18-2009, 18:57   #1
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart ingilizce dersi konu anlatımları shell konu anlatımı ve digerleri

İngilizce Konu Anlatımı (Tüm Konular)

1. Ders - İngilizce' ye Başlarken


İngilizce’ye meraklanan bir insanın ilk iş olarak, bazı temel noktaları anlaması gerekir. Hatta, diyebilirim ki, İngilizce öğrenebilmek bir zihniyet devrimini gerektirir. Peki, ama, ne yapmalıyım? Diyorsanız. Şunları dikkatle okuyun:

1.İngilizce Cermen dil ailesine aittir. Cermen dilleri, Indo-Avrupa dil ailesinin bir koludur. Türkçe Altay dil ailesine ait bir dildir. İngilizce, Türkçe’den tamamen farklı bir dildir Mesela, Türkçe’de gramer kuralları mutlak geçerliliğe sahiptir; istisnalar yoktur. İngilizce’de ise, her kuralın istisnası vardır.

Türkçe’de genel cümle kalıbı = Özne-Nesne-Fiil (Subject-Object-Verb) sırasını izler. İngilizce’de genel cümle kalıbı = Özne-Fiil-Nesne (Subject-Verb-Object) biçimindedir.

İngilizce telaffuzda vurgu ilk hece veya hecelerdedir. Türkçede ise, kural olarak, vurgu son hecelerdedir.

2.Lisanda mantık olmaz. Zira, dil doğal bir oluşumdur. Bu nedenle dilde mantık aramak çoğu kez beyhudedir. Daha da kötüsü, böyle bir arayış öğrenmenizi geciktirir. İngilizce’nin mantıksızlığından yakınanlara, Türkçe’mizin daha az mantık içerdiğini söylemeliyim. Nedeni, dilimizin İngilizce’ye göre daha doğal bir dil olmasıdır.

3.İngilizce’yi gerçek anlamda öğrenmek için Anglo-Sakson kültürünü tanımanız gerekir. Bunu tersinden okursak: Lisanlarını öğrenirken, mecburen bu ulusların kültürünü de öğreniriz. Kültürün en önemli unsuru ise, lisandır. Örneğin, İngilizceyi ana dil olarak konuşan milletlerde, “teşekkür” ve “lütfen” sözcükleri bizlere göre daha sıklıkla kullanılır. O kadar ki, bu kelimeler ağızlardan refleks olarak çıkar.

4.İngilizce’yi öğrenmenin ve özellikle öğrendikten sonra muhafaza etmenin yolu, İngilizce’yi sevmek ve onu hayatın bir parçası haline getirmektir. Bu bağlamda önerim: BBC ve CNN gibi kanalları düzenli şekilde izlemek, hafta sonları orijinal film seyretmek, vesaire önerilir.

5.Lisan bir bütündür ve bütünlüğü içinde: okumak, yazmak, anlamak ve konuşmak gerekir. Bunların hepsi önemlidir. Biri olmadan, diğeri olmaz. Ancak, konuşmanın özel bir ehemmiyeti vardır. Nitekim, “dil konuşmak için öğrenilir” söylemi oldukça yaygındır.

2.ders

Alfabe (alphabet) sözcüğü İngilizce’ye Latince’den girmiştir. Latince “alphabetum” sözcüğü ise Yunan alfabesindeki “alpha” ve “beta” kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir.

1- Alfabe Sırası - Alphabetical Order


26 harften oluşan İngiliz alfabesi, A harfiyle başlar, Z harfi ile biter.



a b c d e f g h i j k L m n o p q r s t u v w x y z

A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z

Alfabedeki harflerin bu düzenine alfabe sırası denir. Listeler genellikle alfabetik sırada yazılır. Mesela, sözlük, kitap endeksleri, telefon rehberleri, ülke isimleri, insan veya eşya isimleri alfabetik düzende sıralanırlar.

A,E,I,O,U harfleri sesli harflerdir (vo**ls), Y ve Q yarı sesli harflerdir (semi vo**ls).Geri kalan harfler sessiz harflerdir (consonants).

İngilizce’de en çok kullanılan harf “E” harfidir. En az kullanılan harfler ise: “Q,X, ve Z” harfleridir.

-Türkçe alfabemizde bulunmayıp, İngiliz alfabesinde yer alan harfler: W, X,Q

-Türkçe alfabede bulunup, İngiliz alfabesinde olmayan harfler: Ç,Ş,Ğ, Ü, Ö

-Küçük harflerde İngilizce’de ı yoktur, i vardır. Buna mukabil, İngilizce’de büyük İ yoktur. İ’nin büyüğü daima I dır.

2- Harflerin Okunuşu

I) “e” sesi verenler

A, H, J, K

II) “i” sesi verenler

B, C, D, E , G , P ,T

III) “e” sesi verenler

F, L, M, N, S, X

IV) “Ay” sesi verenler

I, Y

V) “u” sesi verenler

Q, U, W

3- İngilizcede Telaffuz

* İngiliz alfabesi Türk alfabesinden çok farklı değildir. Ancak, Türkçemizde harfler daima aynı sesi verir, fonetik kuralları düzenlidir. Buna mukabil, İngilizce’ de harflerin sabit ses değerleri yoktur. Bu iki alfabe arasındaki en büyük farktır. Bu yüzden, İngilizce’de bazı kelimelerin okunuşunu tahmin etmek veya öğrenip, ezberlemekten başka çare yoktur.

* İngilizce’de bazı harfler yazıldığı halde, konuşma dilinde telaffuz edilmezler.

* İngilizce sözcükler genellikle tek hecelidir. Birden fazla hecesi olan kelimelerde vurgu ilk hece üzerindedir.

İngilizce’de her kuralın istisnası olduğunu söylemiştik. Ancak bu İngilizce kuralsızdır demek değildir. Telaffuz konusunda da durum aynıdır. İstisnaları olmalarına rağmen, aşağıdaki kuralları iyi öğrenirsek, telaffuz konusunda fazla zorluk çekmeyiz.

4) “A a” harfi; e veya ey şeklinde okunur.

Örnekler:
apple : epıl (elma)

anonymous : enonimus (anonim)

ambitious : embişıs (ihtiraslı)

table : teybıl (masa)

make : meyk (yapmak, marka)

alien : eliyın (yabani, yabancı, yaratık)

5) “C c harfinin” 3 türlü telaffuzu vardır.

i- Bu harften sonra, yumuşak ünlü (e, i) gelirse “s” şeklinde okunur.

City : siti (şehir)

Cite : sayt (zikretmek, bahsetmek)

Circus : sörkıs (sirk)

Cell : sel (hücre)

Cease : sîz ( durdurmak, kesmek)

Ceiling : siling (tavan)

Face : feys (yüz, sima)

* Concept = konsept (konsept, mefhum) Dikkat! kelime başındaki c ‘yi kalın ünlü izlediği için –k- okunur; aradaki c yi ince bir ünlü “c”izlediği için s okunur.

İzleyen ünlü harf, sert bir ünlü ise (a, o, u,); veya ünsüz ise “k” şeklinde okunur.

Cat : ket (kedi)

Catastrophe : ketistrof (felaket)

Cup : kap (kupa, fincan)

Current : körınt (cari, meri, yürürlükte)

Custom : kastım (gümrük, adet)

Conduct : kondakt ( iletmek, davranmak, orkestra idare etmek

Common : kamın (ortak, müşterek)

Bacon : beykın (domuz eti)

Lecture : lekçır

Concrete : konkrit (somut)

ii- “Ch” ç olarak telaffuz edilir.

Chat : çet (sohbet)

Chief : Çîf (şef)

Cheese : Çîs (peynir)

School : sıkul (okul)

Teacher : Tîçır (Öğretmen)

6)“PH ph” harfleri –f- sesi verir.

Phantom : fentım (hayalet)

Philosopy : Filosofi (felsefe)

Telephone : telıfon (telefon)

Pharmacy : Farmasi (eczacılık)

Dikkat : bu kelimedeki c den sonra gelen y,i şeklinde okunduğu için c, s gibi okunur.

7)“i” harfi kelime içinde“ay” şeklinde telaffuz edilir.

Might : mayt (güç, kudret)

Night : nayt (gece)

White : vayt (beyaz )

Side : sayd ( yan, kenar)

United : yunaytıd ( birleşik)

“Th th”: t ile s seslerinin birleşiminden doğan peltek s şeklinde okunur. Arap alfabesini bilenler için söylüyorum. Arapça’nın üçüncü harfi olan ve üstünde üç nokta bulunan harfin okunuşu da böyledir.

Think : (ts)ink (düşünmek, sanmak)

Theory : (ts)iori (Teori)

Myth : mi(ts) (mit, söylence)

Three : (ts)ri (üç)

9) “Sh”, -ş- gibi telaffuz edilir.

Share : şeer ( pay, hisse)

Shell : şel (raf, kabuk, midye)

Shy : şay (utangaç, utanmak)

Shop : şop (dükkan, alışveriş)

Cash : keş (nakit)

Cushion : kaşın (yastık, tampon)

Fashion : feşın (moda )

Mushroom : maşrum (mantar)

10) “Uu” harfi kelime başlarında; ye, yu şeklinde ve uzun okunur.

Union : yunion (sendika, birlik)

Uniform : yuniform (üniforma, yeknesak, tek düze)

Unit : Yunit (birim)

11) Kelime sonlarındaki “y” harfi i biçiminde okunur.

Agony : egıni (acı, ızdırap)

Treaty : trıti (anlaşma)

Salty : solti (tuzlu)

Bossy : bosi (patronvari, amirane)

Yazıldığı halde okunmayan harfler:

Knowledge : novlıc (bilgi)

Know : nov (bilgi)

Knee : ni (diz)

Knight : nayt (şövalye)

Hour : avır (saat)

12) Türk alfabesinde olmayan harflerin Okunuşu

i) W w”, (dabılyu), v harfinin ağzı doldurarak okunmasını gerektirir. Arapça bilenler, bu harfi “vav” harfini söylediklleri gibi söylerlerse, doğru telaffuz etmiş olurlar.

ii) “X x”(eks); ks şeklinde okunur.

Fax : feks (faks)

Tax : teks (vergi)

Axe : eks (dingil, aks)

Paradox : perıdoks (ikilem, paradoks)

“Q q” Bizim “k” harfinin sertçe okunmasıdır. Telaffuzu, Arapçadaki kaf harfi gibidir.

Queen : Kuin (kraliçe)

Frequently : Frekuntli (sık sık)

Quasi : Kuazi (benzer)

Quantity :Kuantiti (miktar)

13)“G g” harfi 3 şekilde okunur.

a) a, o, ,u, l, r harflerinden önce gelirse, aynen Türkçe’deki gibi “g” okunur.

Glad :gıled (mutlu)

Good : gud(iyi)

Guy :gay (arkadaş, erkek)

Grade :greyd (derece, not)

b) e, i harflerinden önce, g veya c okunur.

get : get (almak, elde etmek)

general :cenıral (genel, umumi)

generate :cenereyt (meydana getirmek, yaratmak)

genius :cinııs (dahi)

Gee :ci (hayret nidası)

Gilbert :cilbırt (erkek ismi)

c) “Gh gh” önüne i gelmeyince “f” okunur.

Enough :inaf (yeterli)

Tough :taf (sert, kuvvetli)

- "SCH sch" sk okunur.

Scheme :skim (plan,program)

Schedule :skecul (program )

- "TİON tion", şın olarak okunur.

Competition :kompetişın (rekabet, yarışma)

Frustration :frustration (hayal kırıklığı)

Multiplication :çoğalma (maltıplikeysın)

Combination :kombineyşın (kombinasyon, birleşim)

14) İngilizce’nin Bazı Özellikleri

* Dünyadaki mektupların % 75'i İngilizce yazılır ve elektronik olarak depolanan bilginin % 80'i İngilizce'dir.

* Dünya üzerindeki bilim adamlarının üçte ikisi İngilizce okur.

* İngilizce, Fransızca ile birlikte, Avrupa Birliği' nin resmi dilidir.
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-18-2009, 18:57   #2
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

3. Ders - İngilizce İsimler-English Names

Bayan İsimleri Anlamı

Adela - Asil (noble)

Barbara - Yunanca yabancı demek olan barbaros kelimesinden türeme

Calanthe - Güzel çiçek (beautiful flo**r)

Deborah - İbranice kökenki “arı” (bee)

Erica - Ebedi hükümran. Eric erkek isminin dişili.

Flora - Çiçek (flo**r)

Gardenia - Tropikal bir çiçeğin adı

Heaven - Cennet (paradise)

Isabel(veya Isabell) - Elizabeth isminin eski İspanyolcadaki karşılığı

Jacqueliny(veya Jacqueeline) - Kökü İncil’e dayanan bir isim

Katherina - Eski bir Hristiyan şehidin ismi

Les*** - Kutsal bahçe

Mabelle - Fransızcadaki “ma belle” sözünden alıntı: güzelim

Nerissa - Denizin Ruhu, Deniz Tanrısı

Olivia - Şekspir’in 12. gece adlı komedisinde yarattığı bir isim. Page Uşak, iç oğlanı

Rosemary - Rose(gül) ve Mary isimlerinin kombinasyonu

Scarlett - Kızıl, kırmızı kumaş

Tamela - Tamara ve Pamela isimlerinin bileşimi.

Ursula - Küçük ayı (little bear)

Valerie - Güçlü olmak(to be strong)

Winona - Kızılderili Siyu kabilesinin lisanında ilk doğan kız evladı (first born daughter)

Xenia - Misafirperverlik(hospitality)

Yasmin - Yasemin

Zena - “Zeus’un Yaşam”ı anl***** gelen Zenobia’nın kısaltılmışı.

Erkek İsimleri Anlamı

Abraham - İbrahim, çok veya “evladı çok” anlamlarını taşıyan İbrani Kökenli isim. İbrahim Peygamber.

Benjamin - Bünyamin. İbranice kökenli bir isim. Anlamı, güneyin oğlu veya sağ kolun oğlu

Calvin - Kel, çıplak(bald)

Dominic - Tanrıya ait(of the Lord)

Edward - Zengin Muhafız (rich guard)

Hector - Sıkı tutmak, sahiplenmek (to hold fast, to possess)

Issac (Isaac) - İbrahim Peygamberin Oğlu

Jack - Alelade insan, iskambilde vale.

Kevin - İyi, nazik, yakışıklı( kind, gentle, handsome)

Leonard - Cesur aslan (brave lion)

Malcolm - Aziz Columba’nın müridi

Neil - Şampiyon, bulut.

Oswald - Tanrı(God) ve kanun (rule) kelimelerinin bileşimi.

Paula - Küçük, mütevazi

Ronald - İskoçya’yı fetheden ve oraya yerleşen İskandinavya’lılara verilen isim.

Samuel - Allah’ın adı veya Allah duyar.

Tex - Teksas’tan gelen adam

Vincent - Fethetmek

**sley - Batıdaki çayır (**st meadow)

Xavier - Yeni ev (the new house)

Yancy - Bilinmeyen

Zachary - Zekeriya’nın İngilizce şekli
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-18-2009, 18:57   #3
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

4. Ders - İngilizce İmla Kuralları - Spelling Rules In English

1)Büyük Harfler Aşağıdaki türden kelimelerin başına büyük harf (Capital Letter) koyulur:

Günler (Days), Aylar (Months), Genel Tatiller(Public Holidays):

Monday (Pazartesi), February (Şubat), Christmas (Noel)

İnsanların ve Memleketlerin İsimleri -Names of People and Places:

Levent, Jack, New York, Germany

İnsanlara ait unvanlar - Titles for People:

General, Doctor, Mister, Madam

Milliyetler ve Bölgeler - Nationalities and Regions:

Dutch (Hollandalı), French (Fransız), Turkish (Türk ) Amerikan(Amerikalı)

2) Son ünsüz harfin çiftlenmesi - When to Double Final Consonants
*Bir kelimenin son sessiz harfi; ed, ing, er, est eklenirken genellikle ikilenir.

Rob - robbing: soygun, soygun yapmak
sad – sadder üzgün, daha üzgün
big – bigger büyük, daha büyük
travel – traveller seyahat, seyyah
skim – skimming kayamak, kaymak almak
win – winner kazanmak, kazanan
pop – popping fırlamak, fırlamak
prefer – preferred tercih etmek, tercih edilen
hit - hitting vuruş, vurmak

*Birden fazla hecesi olan kelimelerde, ancak son heceye vurgu yapıldığında ünsüz ikilemesi yapılır.

begin - beginn ing (başla, başlamak)

Fakat,
open – opening (aç, açmak)
Defer - deferr ing (ötele, ötelemek)
offer - offering (öneri, önermek)
organ - organise (organ, organize etmek)

Dikkat!
“V, j, k, w, x” harfleri, hiç çiftlenmez.

3)Sondaki e
Aşağıdaki durumlarda, sondaki e düşürülür.

*Kelimenin sonunda “e” varsa, sesli bir son ek yapılır.

make – making (yap, yapmak)
note - notable (not, önemli, kayda değer) ride-riding (ata binmek), force-forcing (güç, zorlamak),
nose - nosy (burun, ukela), race-racist (ırk, ırkçı), slice-slicing (dilim, dilimleme)

*Kelimenin sonunda “ee” varsa, e düşürülmez.

agree - agreeable (kabul etmek, kabul edilebilir)

*“ge”' and “ce” ile biten kelimelerde sondaki e düşmez
encourage - encouragement
embrace - embraceable

İstisna: Kelime, “ce” veya “ge” ile biterse ve kelimeye giren ünlü, “o” veya “u” ise, böyle durumlarda "e" harfi düşmez:

manage- manageable (yönetmek, yönetilebilir), notice-noticeable (dikkat, dikkat edilebilir)change-changeable (değiştirmek, değiştirilebilir)

4) ie ve ei

Ana dili İngilizce olanların bile hataya düşebildiği bir imla meselesidir.Şu tekerlemeyi hatırda tutarsak, hatadan kaçınabiliriz.

“e”den önce,” i” ama “c” den sonrası hariç- i before e, except after c

relief (rahatlama)
thief (hırsız)
believe (inanmak)

Fakat “c” den sonra, “ei” gelir.

Perceive (kavramak)
receipt (alındı, makbuz)
ceiling (tavan)

5) “y” ve “i”

y ile biten bir kelimeye ek yapıldığında, genellikle “y”, i harfine dönüşür.

party - parties
hurry - She hurries to work.

Kelimenin biçimini değiştirirken de y, i harfine dönüşür. (mesela, sıfattan zarfa dönüşürken)

happy - happily
lazy - lazily
easy - ea***r

“y” harfinden sonra, ünsüz gelirse, sondaki “y” değişmez.

stay – stays (ikamet etmek)
enjoy - enjoys (eğlen, eğlenmek)

Ama bu kuralın istisnaları da var. (Exceptions)

say, lay, pay - said, laid, paid

“y” harfinden sonra, “-ing”, “-ism” “-ish” gelirse, “y” aynen kalır.

boy – boyish (çocuk, çocukça)
try – trying (dene – denemek)

6) “y” harfine, “ie”

Kelime “ie” ile bitiyorsa, (ing) eklemeden önce, bunu “y” harfine dönüştürmek gerekir.

die – dying (ölmek, ölüm)
lie - lying (uzan – uzanmak)

7) “c” harfi en yaygın imladır. Kelimelerin her yerinde kullanılır.

cat (kedi), actor (aktör), victim (kurban), public (halk), cactus (kaktüs)

“k” harfi her türlü sesi izler.

Milk (süt), soak (batırmak), tank (tank), perk (domuz), peek (zirve)

9)“j” harfi genelikle “a, o, or, u” dan önce kullanılır.

just,(tam), jam(reçel), Japan (Japon), job (İş), injure (yara), Benjamin (özel isim, bizdeki Bünyamin)

10)Normal bir İngilizce kelime hiçbir zaman “v” harfiyle bitmez. Daima, “ve “ ile biter.

have (sahip olmak), give (vermek), brave (cesur), love (sevmek), receive (almak)

11) Dikkat! telaffuzda çok kolayca yararlanacağınız bir kural: Ünlüler arasındaki “s” harfi “z” şeklinde telaffuz edilir.

nose - nouz (burun), noise – noiz (gürültü)

result – rizalt (sonuç), present – prezınt (hal, şimdi)

12)“ist” ile “est” son eklerinin okunuşu aynıdır. Aradaki farkı anlamak için aşağıdaki kuralı öğrenmeniz gerekir.
-ist- son eki, bir insanın ne iş yaptığını gösterir:
artist (ressam), machinist (makineci), druggist (ilaçcı)
-est – son eki, üstünlük sıfatıdır. (superlative) :

best (en iyi), fastest (en hızlı), shortest (en kısa), youngest (en genç), oldest (en yaşlı)

13- - “cian” ile “ tion” ve “sion” son ekleri ayni şekilde telaffuz edilir. Aradaki farkı çıkarmak için şunu öğren:

-cian- son eki daima insanlar için kullanılır.

Musician (müzisyen), tactician (taktisyen)

Halbuki,
- tion- ve –sion- hiçbir zaman insanlar için kullanılmaz.

Kural olarak, İngilizce kelimeler, sonuna “s” veya “es” ilavesiyle, tekilden çoğul hale getirirler.

Book – books (kitap, kitaplar), boy- boys (erkek çocuk, erkek çocuklar), girl – girls (kız, kızlar)

Ancak, kural dışı kelimeler de çoktur ve bunları ezberlemekten başka çare (maalesef) yoktur.

Child – children (çocuk, çocuklar)
Foot – feet (ayak, ayaklar)
Goose – geese (kaz, kazlar)
Man – men (adam, adamlar)
Tooth – teeth (diş, dişler)
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-18-2009, 18:58   #4
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

5. Ders - İngilizcede Adlar - Nouns

İngilizce eğitiminde kuvvetli bir temel kurmak için öğrenmemiz gerekenlerden biri de(nouns) adlardır. Bir çocuğun anadilinde ilk bellediği lisan unsuru adlardır. Bu nedenle, biz de adları temel konularımız arasına aldık.

Adlar kişiler,hayvanlar,yer,nesne,ol ay, nitelik,etkinlik ve soyut fikirleri isimlendiren sözcüklerdir. Ahmet, Mehmet gibi isimler de bu tanıma pekala uyar.Ama “nouns” kavramı bundan çok daha geniştir. “Nouns” (adlar); bir dilde kim, nerede ve nedir? Sorularını yanıtlayan kelimelerdir.

Her cümlede mutlaka bir ad bulunur. Bu nedenle adlara cümle kurucular veya cümlenin yapı taşları denebilir. Örnekler:

The cat sleeps. Kedi uyur. (Hayvan ismi)

Sakarya is a city. Sakarya bir şehirdir. (Yer ismi)

He is reading a book. O bir kitap okuyor. (nesne ismi)

Too many accidents happen in our country. Ülkemizde çok sayıda kaza olur.

I love freedom. Özgürlüğe bayılırım. (Fikir adı)

She is nice. O güzeldir. (Nitelik adı)

She has no courage. Onun cesareti yok.(Soyut kavram)

Turkey is a lovely country. Türkiye güzel bir ülkedir.(yer ismi)

Arda is a handsome boy. Arda yakışıklı bir çocuktur. (insan ismi)

1)Adlarda tekil ve çoğul hal(Singular and Plural Nouns):

Adlarda tekil ve çoğul durumu, o nesnenin bir tanemi yoksa, yoksa birden fazla mı olduğunu gösterir. Daha da önemlisi, adın tekil veya çoğul oluşu, başta fiil olmak üzere, tüm cümlenin şeklini etkiler. Örnekler:

The girl is at home. Kız evde.

The girls are at home. Kızlar evde.

There is a book on the table. Masanın üstünde bir kitap var.

There are books on the table. Masanın üstünde kitaplar var.

He is an engineer. O bir mühendistir.

They are engineers. Onlar mühendislerdir.

2)Adları tekilden(singular), çoğula (plural) dönüştürmede en yaygın kural, tekil adın sonuna “s” harfini eklemektir.

Dog - dogs at – atlar

house – houses ev – evler

Boy – boys erkek çocuğu

matter – matters nesne – nesneler

name – names isim – isimler

colour – colours renk – renkler

eye – eyes göz – gözler

ear - ears kulak – kulaklar

wall – walls duvar – duvarlar

book -books kitap – kitaplar

chair -chairs sandalye – sandalyeler

worker – workers işçi – işçiler

boat – boats sandal – sandallar

husband – husbands koca – kocalar

3) Tekil ad ch,sh,s,x,yada z ile bitiyorsa, sonuna –es eklenir:

Church - churches kilise kiliseler

Brush - brushes fırça – fırçalar

Bus – buses otobüs - otobüsler

Box/boxes - kutu – kutular

buzz/buzzes - vızıltı – vızıltılar

4)Tekil ad ünsüz + y ile bitiyorsa(-by,-dy,-ty) –y kaldırılır ve –ies eklenir:

Baby babies - bebek – bebekler

Party – parties parti – partiler

Lady - ladies hanım – hanımlar

City – cities şehir – şehirler

5) y’den önce ünlü varsa genel kurala uyulur:

toy – toys oyuncak - oyuncaklar

monkey – monkeys maymun- maymunlar

6) sonu-f yada –fe ile biten adlarda ‘f’ yerine ‘ve’ konulur,-es(yada-s) eklenerek çoğullaştırılır.

Half - halves yarım – yarımlar

leaf - leaves yaprak - yapraklar

life - lives hayat – hayatlar

shelf – shelves çekçece – çekmeceler

Thief - thieves hırsız – hırsızlar

Wife – wives karı – karılar

Knife – knives bıçak – bıçaklar

7) Çok sayıda adın çoğul hale gelmesinde hiçbir kural yoktur. Bu adlarda, tekil ve çoğul farklı kelimelerdir.

foot – feet ayak – ayaklar

tooth – teeth diş – dişler

goose - geese kaz – kazlar

man - men adam – adamlar

woman – women kadın – kadınlar

Mouse - mice fare – fareler

Child – children çocuk – çocuklar

Person – people kişi – kişiler

Tekili - çoğulu aynı olan adlar:

aircraft - savaş uçağı – savaş uçakları

deer - geyik – geyikler

fish - balık - balıklar

means - imkan – imkan lar

species - tür – türler

sheep - koyun – koyunlar

people - insan

9) Özellikle bilim dilinde kullanılan çoğu başka dillerden alınmış sözcüklerin çoğulları kuralsızdır:

Tekil Çoğul Anlamı

cactus cacti - kaktüs - kaktüsler

datum data - veri - veriler

fungus fungi - mantar – mantarlar

bacterium bacteria - bakteri - bakteriler

criterion criteria - kriter - kriterler

nucleus nuclei - çekirdek – çekirdekler

radius radii - yarıçap – yarıçaplar

crisis crises - kriz – krizler

hypothesis hypotheses - hipotez – hipotezler

thesis theses - tez – tezler

medium media - medya - medyalar

stimulus stimuli - uyarıcı – uyarıcılar

phenomenon phenomena - olay - olaylar

vertebra vertebrae - kaburga - kaburgalar

10)Sonundaki “s” harfinden dolayı, görünüşte çoğul, anlamı tekil olan adlara dikkat edilmelidir: Örnekler:

linguistics - dil bilimi

mathematics(maths) - matematik

Politics - politika

Economics - ekonomi, iktisat

Physics - fizik

Electronics - elektronik

Gymnastics - jimnastik

Athletics - atletizm

Cümle içinde kullanım:

I hate mathematics. Matematikten(matematiklerden değil) nefret ederim.

Gymnastics is the best sport. Jimnastik (jimnastikler değil) en iyi spordur.

Economics is a social science. Ekonomi (ekonomiler değil) bir sosyal bilimdir.

İstisna: News çoğul değil, tekildir.

What time is the news? ( What time are the news değil) Haberler ne zaman?

11) Sonu “s” ile biten bazı adlar tekil de, çoğul da olabilir. Örnekler:

means - imkan, vasıta

Train is a means of transport. Tren bir nakliye vasıtasıdır

There are many means of transport. Bir çok nakliye vasıtası vardır.

Series (seri, dizi):

He is watching a television series. O bir televizyon dizisi izliyor.

There are three television series in Channel 2. Kanal 2’de iki televizyon dizisi oynuyor.

Species (tür, cins)

Parrot is a species of bird. Papağan bir kuş cinsidir.

In Turkey, there live 600 species of animals. Türkiye’de 600 hayvan türü yaşar.


12)Bazı tekil adlar genellikle çoğul bir fiil ile kullanılır. Bu adlar tek bir şeyi değil, insan gruplarını ifade eder. Örnekler:

The government want(wants değil) to increase the taxes. Hükümet vergileri artırmak istiyor.

The staff of the company are not(is not değil) happy. Şirketin kadrosu mutlu değil.

The police are(is değil) chasing the the robber. Polis soyguncuyu kovalıyor.

Turkish team are (is değil) playing very **ll. Türk takımı çok iyi oynuyor.

PO have(has değil) reduced the price of petrol. Po petrol fiyatını indirdi.

Dikkat: Bunları tekil fiille de kullanmak mümkündür. Mesela, the government wants, PO has .. gibi.

Person (şahıs, kişi) kelimesinin çoğulu persons olmasına rağmen, genellikle people kelimesi tercih edilir.

13)Para miktarını, zaman peryodunu, mesafeyi vs. bildiren kelimeler tek bir şey olarak düşünülür. Dolayısıyla, tekil adlar olarak kullanılır. Örnekler:

One thousand YTL is a good money. Bin YTL iyi bir paradır.

Two years is a long time to spent in prison. İki yıl hapis geçirmek için uzun bir süredir.

5 kilometers is a long way to walk on foot. Yaya yürümek içim 5 kilometre uzun bir mesafe.

14) Kimi adlar hep çoğul olarak kullanılır :

the police - polis

trousers - pantolon

pants - pantolon

riches - zenginlik

15) Tek bir nesne olan fakat, iki bölümden oluşan bazı eşyalar için çoğul şekil kullanırız. Örnekler:

trousers - pants Pantolon (iki ayağı var)

jeans - blucin ( “ “ “ )

tights - tayt ( “ “ “)

shorts - şort ( “ “ “)

pyjamas - pijama ( alt ve üstten oluşan iki bölümü var)

glasses – spectacles gözlük (iki camı var)

binoculars - dürbün (iki gözü var)

scissors - makas (iki parçalı nesne)

Bunlar çoğuldurlar ve çoğul fiili alırlar.

My trousers are too short. (My trouser is too short değil). Pantalonum çok kısa.

I bought new glasses. (I bought a new glasses değil) Yeni gözlük satınaldım.

Your jeans(pyjamas) are nice. (Your jean(pyjamas) is nice değil).Senin Blujinin(pijaman)6 güzel.

16)İngilizcede bazı adlar çoğul yapılmaz; bunlara kütle adları veya sayılamayan adlar(uncountable nouns) denir.( bu konu ileride daha detaylı incelenecektir).

Advice - tavsiye

Ammunition - cephane

Anger - kızgınlık

Assistance - yardım

Behaviour - davranış

Bread - ekmek

chaos - kaos

conduct - yönetmek, iletmek, orkestra idare etmek

courage - cesaret

dirt - kir, pislik

employment - istihdam

evidence - kanıt

fun - eğlence

furniture - mobilya

harm - zarar

housework - ev ödevi

information - enformasyon

knowledge - bilgi

laughter - kahkaha, gülüş

legislation - mevzuat

leisure - dinlenme, boş vakit

lighning - yıldırım

luck - şans, talih

luggage - bagaj

machinery - makinalar, makine parkı

money - para

moonlight - ay ışığı

news - haber, müjde

permission - izin, müsaade

Photography - fotoğraf

poetry - şiir

produce - üretmek,imal etmek

progress - ilerleme, inkişaf

rubbish - çöp, saçma söz

safety - güvenlik

shopping - alışveriş

sunlight - güneş ışığı

thunder - gök gürlemesi

transport - nakliye

under**ar - iç giyim

**ather - hava, hava koşulları

Dikkat : Bu kelimeler, belirsizlik artikeli olan ve bir, veya herhangi bir anl***** gelen (a,an)ile kullanılmaz.

17) Birleşik isimlerde çoğul eki olan “s” bazen birinci, bazen ikinci kelimeye eklenir.


Son-in-law - sons-in-laws üvey evlat – üvey evlatlar

man-of-war - men-of-war savaş adamı – savaş adamları

armchair – armchairs koltuk – koltuklar

18) İyelik (sahiplik) genel olarak tekil adlara (‘s) eklenerek yapılır. İyeliği (sahipliği) göstermek adların çok önemli bir fonksiyonudur.

My friend’s car arkadaşımın arabası

the boy’s shirt çocuğun gömleği

The student’s note-book talebenin defteri

Her husband’s job Kocasının işi(mesleği)

19) Kurallı çoğul adlara yalnızca(‘) eklenir.

The girls’ teachers kızların öğretmenleri

The studens’ grades öğrencilerin notları

20)Kuralsız çoğul adlara(‘s) eklenir.

the children’s show çocukların şovu

men’s **ar erkek giyimi

gentlemen’s agreement centilmen anlaşması


21) İlk ad cansız ise iyelik göstermek için ad+of+ad yapısı daha sık kullanılır.

the shadow of your smile - gülüşünün gölgesi

the fall of Rome - Roma’nın yıkılışı

the urgency of the matter - meselenin aciliyeti

the cost of the production - üretimin maliyeti

22) -s ile biten özel adlar İngiliz İngilizcesinde (‘s) takısı alır.

Charles’s diary - Charles’in günlüğü

Amerikan İngilizcesinde ise, (‘) yeterlidir:

Socrates’s peech - Sokrat’ın savunması

23) Kimi zaman çifte iyelik kullanılabilir.

She is a friend of my father’s. O babamın bir arkadaşıdır.

24) Genel kabul görmüş zaman, para vb. ile ilgili ifadelerde (‘s) kullanılır.

Ten minutes’walk - On dakikalık yürüyüş

a year’s profit - bir yılın karı

a day’s work - bir günün çalışması
A hard day’s night - Zor bir günün gecesi
25) Özel Adlar ve Cins Adlar - Proper nouns and common nouns

Bunlara ayni zamanda özel isimler de denir. Bunlar biricik olan kişi ve kurumların isimleridir. Mesela,

Emre, Hasan, John, Paul, Jupiter, Almanya, Aksaray, The President, The Cenral Bank

İngilizce ve Latin alfabesiyle yazılan lisanlarda özel isimlerin ilk harfi büyük yazılır. Böylece, özel isimleri diğerlerinden kolayca tefrik edebiliriz. Ancak, bu Almanca için geçerli değildir. Çünkü Almanca’da her türlü ad büyük harf ile başlar.

Özel isimlerde adın sözlük anlamıyla, kişi arasında anlam ilişkisi aranmamalıdır. Mesela, bir kimsenin ismi Aslan olabilir, ama kendisi tabii ki aslan değildir. Bu nedenle, özel isimler tercüme edilmez, aynen yazılır.

Özel adlar (proper nouns) dışındaki bütün adlar cins (common) adlardır. Örneğin,

Board - tahta

country - ülke

planet - gezegen

love - aşk

officer - subay

room - oda
26) Sayılan Adlar ve Sayılamayan Adlar - (countable nouns and mass(uncountable) nouns

Günlük hayatta çok kullandığımız sayılabilir adlar (countable nouns), somut, sayılabilir maddelere işaret eder. Örneğin; eye (göz), table (masa), event (olay).

Ertrafımızda gördüğümüz ve sayıya vurulabilen herşey sayılabilir adlardır(countable nouns). Yukarıdaki ilgili maddelerde gördüğümüz gibi,sayılabilir adların çoğulu yapılabilir.

Sayılamayan Adlar ( non-countable nouns), Sayılamayan şeyleri gösterir Doğal olarak, bunların çoğulu yapılamaz. Örnekler:

Laughter - kahkaha

Helium - helyum

Water - su

Air - hava

Milk - süt

wine - şarap

Beer - bira

cake - kek

sugar - şeker

rice - pirinç

meat - et

cheese - peynir

flour - un

Heat - ısı, sıcaklık

Smoking - sigara içmek

sunshine - güneş ışığı

electricity - electricity

biology - biyoloji

Dikkat:

Genel kural olarak, sayılamayan adlar çoğullaştırılamaz. Çünkü, sayılamayan şeylerin çoğulunu aramak mantıklı değildir. Ancak, kuralın istisnası vardır. Şöyle ki bazı adları tür, çeşit (type) bildirmek için kullandığımızda çoğullaştırabiliriz. Örneğin:

New wines are introduced to the market everyday - Piyasaya her gün yeni şaraplar sürülüyor.

The waters of Atlantic is salty – Atlantiğin suları tuzludur.

In a world map, ** see different peoples. Dünya atlasında farklı ülkeler görürüz.

*Sayılamayan adlar genellikle artikelsiz kullanılır. Örneğin:

Smoking is bad for health. Sigara içmek sağlık için zararlıdı

Poetry is a beaty. Şiir güzeldir.

Sugar is s**et. Şeker tatlıdır.

Experience is the best teacher. Tecrübe en iyi öğretmendir.

Practice makes master. Alıştırma yapmak ustalaştırır.

Salt is poison. Tuz zehirdir.

*Sayılamayan adlardan önce şu edatlar kullanılabilir.

some, any, enough, this, that, and much. Örnekler:

I need some money. Paraya ihtiyacım var.

Give me that (this) book. Bana şu kitabı ver.

This man is crazy. Bu adam çılgın.

He can speak much English. Çok (iyi) İngilizce bilir.

** have much(enough) water. Çok (yeterli) suyumuz var.

I don’t see any person. Hiçbir şahıs görmüyorum.

*Sayılamaz oldukları için, bu adlar şu edatlarla birlikte kullanılmaz.

these, those, every, each, either, and neithe

-Aşağıdaki ifadeleri kullanmak mümkündür.

much harm çok zarar

The fire brought about much harm. Yangın çok zarara yol açtı.

little harm - az zarar

The accident caused little harm. Kaza az zarar verdi.

27) Adların Cinsiyeti (Noun Gender)

Eski İngilizce’de bir çok ad, refere ettiği insanın dişi veya erkek oluşuna göre, farklı şekil alırdı. Bugün bu uygulama çok azalmıştır. Ama, halen mevcuttur

Actor aktör (erkek)

actress aktör (bayan)

Waiter garson (erkek)

Waitress garson (bayan)

Steward hostes (erkek)

Stewardess hostes (bayan)
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-18-2009, 18:59   #5
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

6. Ders - Pronouns - Zamirler

Zamirler, nesnelerin ve kavramların gerçek adları yerine geçici olarak kullanılan kelimelerdir. Zamirlerin anlamları yoktur. Bir zamir tek başına hiçbir nesneyi karşılamaz, zihinde hiçbir nesne canlandırmaz, hiçbir kavram düşündürmez.
Bu nedenle, zamirlere isimlerin yerini tutan kelimelerdir diyebiliriz.

Zamirlerin çeşitleri vardır. Örneğin: şahıs zamirleri, işaret zamirleri, dönüşlülük zamirleri, soru zamirleri, belirsizlik zamirleri ve bağlama zamirleri gibi.

A- Personal Pronouns (Şahis Zamirleri)

Yalın halde kullanılan “I,YOU,HE,SHE,IT,ONE,**,YOU,TH EY” cümlelerin özneleri olup
“ME,YOU,HIM,HER,IT,ONE,US,YOU, THEM” nesneleridir. Örneğin ;

-Ahmet saw me the other day.(= O beni birkaç gün önce gördü.)
=He
Özne +fiil+nesne

The books belong to me/you/him/her/it/us/them (Kitaplar bana/sana(size)/ona/onlara aittir.
=They
(onlar bana/sana(size)/ona/bize/onlara aittirler.

Konuşma ingilizce’sinde; That’s her
(hım,us,ete)."ıt is only me" kullanımı doğru oldugu
halde,standart Yazı İngilizcesinde:
“ıt is he ( I,you,she,**,ete.)who did it” kullanımı varır.
(= onu yapan odur)

1.She (her),gemi,uçak, motorlu vasıta, memleket ve hatta sehirler için sevgi ifadesinde kullanılır.
-That is the Love Boat. She is a beatiful ship
-Turkey is our country. ** love her very much.

2.“It”, normalde cansız nesneler ve hayvanlar için kullanıldığı halde bebekler için de kullanılır.

3.“It” in diğer kullanımları:
a)Bilinmeyen bir şahıs ya da şeyden bahsedildiğinde
-Someone is moving stealthily about the house. It must be a burglar.

b)Hava durumlarını ilgilendiren fiillerle:
It is raining /snowing/freezing. It is very warm / cold /**t.

c)Zaman ne ölçü ifadelerinde:
It is half past two. . It is fifteen miles to our village.

d)Cümlede takip eden “mastar” veya “yan cümleye referans
vermek üzere “özne” ya da nesne olarak:
-It is easy enough to talk.
-İt was clear that he didn’t want to come.
-I take it for granted that she will stay with us.
-I find it difficult to solve this puzzle.

e)“It is/was…” ile başlayan cümlelerde “ gerçek
özne” ve “sıfat cümle”sinden önce:
-It was our training that ** had that made us good teachers.

f)Gerçek özneyi vurgulamak için:
-It was my father, not my mother, who wanted me become an engineer.

g)Tüm cümleye referans vermek için:
-She has saved my life. I will never forget it.

h)“Say,thınk,hope,believe,supp ose,expect,hear,tell,imagine,f ear,beafraid
gibi fiillerden sonra “SO”,”IT” yerine
kullanılabilir.
Will you pass your exam?
I thınk/hope/believe/suppose/expect so

Bu yapıların olumsuz şekilleri, iki şekilde ifade edilebilir:
1.I thınk/believe/suppose/expect so.
2.I don’t thınk/believe/suppose/expect so

NOT: İkinci kullanım,"hear,hope ve am afraid" ile kullanılamaz.

- “So” bir sıfat veya isimle birlikte “to be, to seem, to make” fiilleri ile kullanılır.
- There is nothing either good or bad, but thinking makes it so.
- She has been a teacher there for more than fifteen years and I hope she will be so (= a teacher ) for many years.

4.“One”, bir sayı olup tüm sayılar gibi “zamir” olarak kullanılabilir.
- There is only one student there, not two
One of your brothers came to see me today.
Take one these chocolates.(singular)
Take some of these chocolates.(plural)

5.”One” in diğer kullanımları:

a) Özne ya da nesne olarak kullanılan “ONE” in “ONES” ve "ONE SELF" şekilleri vardır:
• One can only do one’s best.
• I don’t thınk one should overwork oneself.
“When one is given one’s choice of courses of action any of which would be to one’s disadvantage, one often has a difficulty in deciding what one ought to do” cümlesini aşağıdaki gibi ifade etmek
çok daha iyidir.

“When someone is/you are given his/your choice of courses of action any of which would be to his/your
disadvantage, he/you often has/have diffuculty in deciding what he/you ought to do”

b) Herhangi bir kimse anlamında:
- You are the first one who has ever explained it to us clearly.
- She is not one to be easily deceived.

c) “ Other! veya “another” ile zıtlık oluşturulduğunda, sayı anlamının bir diğer şeyle kullanımında:
- There **re two choices open to us. ** had to take either the one or the other
- These two twins are so much alike that ** can’t tell the one from the other.

d) Önceden bahsedilmiş sayılabilen isim ya da isimlerin yerine “ONE” ve ONES” kullanımı:
- Mr Brown’s old car is a good one. It is even better than our new one .
- I like strong cup of tea beter than a **ak one.
- I prefer red roses to whıte ones.
-There was mother bird in the nest and there **re four young ones.
-Which girl is Mary Robinson?
-The one in the pink dress.
-Which biscuits do you like best?
-The ones with chocolate on them

Not: “ One” ,”own” ile kullanılamaz.
- I can’t write properly with your pen. I’d rather use my own.

e) “One” nın “idiomatıc” kullanımı:
- She is a teacher that is liked by one and all(=everybody).
- She can go or she can stay. It’s all one to me.


B - Possesive Pronouns( Mülkiyet Zamirleri)
“possessive adjectives” yani mülkiyet sıfatlar:
“ MY, YOUR,HIS,HER,ITS,OUR,YOUR,THEI R” isimlerden ve “ONE” dan
önce kullanılabili.oysa “ Possessive Pronoun”lar yani “mine, yours, his, hers, its, ours, yours, theirs” tek başlarına kullanılır.

a)That is my book. That book mine.(= Şu benim kitabımdır Şu kitap benimkidir.)
- That is your car. That car is yours.
- That is his pencil. That pencil is his.
- That is her purse. That purse is hers
- That is its tail. That tail is its.
- Those are our cats. Those cats are yours.
- Those are their dogs. Those dogs are theirs.
- Our’s is the only garden that has trees in it
- Their house is older than yours( onların evi sizinkinden daha eskidir.)
- He took the bone from his dog and gave it to hers.
- The cherry tree gives it s share of color to the garden and the
Lilac tree gives its.
b)He is a friend of mine. ( one of my friends)
- This is a car of theirs. ( one of their cars)
- It was no fault of yours that ** mistook the way.
- I gave him some plants of ours (= some of our plants)in exchange for some of his( some of his plants).
c) Note:A portait of Rembrandt ( one portraying him)
-A criticism of shaw (=opinion about shaw)
-A criticism of shaw’s ( =opinions by shaw)

C- Demonstrative Pronouns(=işaret Zamirleri)
“This,that,these,those,”isimle rle birlikte kullanıldığında “belirtme sıfat”ları oldukları halde,isim olmaksızın kullanıldığında “işaret zamirleri”dir.
a)I’d like to by this car, not that car. (sıfat)
This is what I want you to do. (zamir)
That is exactly what I did.
I believe you, but there are those who don’t.
My seat was next to that of the Mayor.
Compare Chopin’s waltzes with those of today.
That is what I thought last year; this is what I thınk now.

b) “The former” ve "The latter" da aynı zamanda işaret zamiri olarak kullanılır:
-The orchestra played two Beethoven Symphonies, the Third and the
Fifth;
- The former was played magnificiently, the latter was not so **ll done.

c) “Such”, “I have had such a busy day” cümlesinde “belirtme sıfatı” olduğu halde, “His carelessness is such as to make it unlikely that he will pass the exam.” Cümlesinde “işaret zamiri” dir.

d)They export a lot of fruıt, such as(=for example) oranges, lemons ete.

e) He gave me his **** such as it was
=but it wasn’t of much use
My services, such as they are, entirely at your disposal.


D- Reflexive and Emhasizing Pronouns (Dönüşlü ve vurgulayıcı zamirler)

“Myself, yourself, himself,herself,ıtself,oneself , ourselves, yourselves, themselves” zamirleri

a) Öznenin yaptığı eylemi tekrar o özneye döndürürler yani özne ile nesne aynı kişilerdir.
- I shave myself every morning.
- You are teaching yourself English.
- They ****ed themselves to the cakes
- She saw herself in the mirror.(kendini aynada gördü)
- One should try to see onself a others see one
- It is pity ** can’t see ourselves as others see us.
- Make yourself at home.
- There was so much noise that I could hardly hear myself think.
- I told myself there was nothing to be afraid of.
1) “Preposition” lardan sonra kullanılır.
She looked at herself in the looking glass
My darling loves me for myself, not for my money
I want a little time to myself
She is proud of herself.
Fakat zamirle ifade edilen şahsın kimliği hakkında hiçbir şüphe yoksa."Preposition" dan sonra şahıs zamirlerinin “objective” halleri kullanılır.

He took the food for the day with him.
She shut the door behirid her.
** have the whole day before us.

2 ) Dönüşlü olarak kullanılan fiilerle:
I pride myself on always having a tidy garden.
I hope the childiren will behave themselves.
** hope you’ll enjoy yourself at the party.
He applied himself to the task of organizing the finances of the firm.
Vurgulayıcı “SELF” zamirlerinin fonksiyonu tamamen farklı olup cümleden çıkarıldıklarında, o cümlenin anlamı bozulmaz ve genellikle cümlelerin sonunda kullanılır.

You yourself ( You and not anyone else) told me the story
(Bizzat kendin bana hikayeyi anlattın.)
I saw hım do it myself.
He **nt into the village itself.
Never leave to others what you should do yourself.

Bu zamirlerin bazen “alone/on one’s own/without any ****” anlamları vardır. Bu durumda “by” ile kullanılır.

This is a machine that works by itself(=alone/on its own/ without ****)
(= Bu kendi başına çalışan bir makinedır)

The little boy travelled from Ankara to New York by himself
** can’t do all the work ourselves(=withoult ****)in a such a big house.
I tried to move the piano into the other room myself, but couldn’t manage it.

E- İnterrogative Pronouns (= soru zamirleri)

Bu zamirler “WHO, WHOM,WHOSE,WHICH,WHAT” olup, her zaman fiillerden önce soru oluşturmada kullanılır.
Who/ What broke the dishes?
Which do you prefer, coffee or tea
Whose are these gloves?
Who(m) did they ofter the scholarship to?
(=To whom did they ofter the scholarship?)
Who /what is that man talking to the journalist?
What is he like to look at as a person?

a) “ What” daha fazla şeylerden “which” ise sınırlı sayıda olanlardan seçim yapıldığında kullanılır.

What are you talking in your ex*****tion?
I’m talking English,French and German
Which of them is your best subject?
English.
1. who would like to go out with me?
2. which of you would like to go out with me?

Birinci cümlede konuşmacı dışarı cıkmak isteyen herkesi, ikinci cümlede ise belli sayıda kişiyi dişarı çıkarmak ister.
b) Hayret,kızgınlık ve öfke ifadeleri:“WHAT,WHO,WHİCH+EVER ” ile yapılır.
Whoever can be calling at this time of night?
(=on earth/in the world)
(= Hay Allah kahretsin! Gecenin bu vaktinde kim arıyor olabilir?
What ever **re you thinking of to suggest such a plan?
Who ever heard of such a stilly idea?
He gets up at five o’clock every morning.
What ever for?

F- İndefinite Pronouns (Belgisiz zamirler)

Pek çoğu sıfat şeklinde “determiner”lar olarak da kullanılan bu gruptaki zamirler aşağıdaki içerirler:
Some (=thing,body,-one)
any (-thing,boyda;-one);no(-thing,body;-one);every(-thing,body;-all,one,none,other,another,muc h,many,less,more;(a)few,(a)lit tle,enougheach,either,neither.
A : Have you any money? (= Do you have any money ?)(sıfat)
B : No I have not any Money.( =No, I don’t have any Money)
=no Money
=none
Ask john if he has any. (zamir)
If only (=I wish) I had some red roses. (sıfat)
I must try to grow some next year.(zamir)
He told me a lot of other things that I can’t remember now.(sıfat)
Which one are you goingto choose that one or the other. (zamir)
At the party each child was given an apple and a bag of s**ets.(sıfat)
Each of them was gıven a present from the host. (zamir)
Either of these machines is suitable for the work I want done.(zamir)
Neither of my friendes has yet to come (zamir)
There is a train at 11:35 and one at 12:00; either train will will get you thare in time for the conferance.(sıfat)
If you don’t want either of these , there is another one at 12:30.(zamir)
** have travelled by the 11:30 train and the 12:50 and neither train had a restaurant car.(sıfat)
When the genaral saw his troops retreat, he cried:” All is lost”(=everything)
All is **ll that ends **ll.(the whole of)
All the students are present.(sıfat)
All are **lcome.(zamir)
I don’t like to speak before all these people .(sıfat)
He has written six novels and all of them are good (zamir)
That is the sort of job that all boys like doing.
That is the sort of job that every boy likes doing.
The explosion broke all the Windows.(bütün pencereleri)
The explosion broke every window.(her pencereyi)

Anlam ve kullanım açısından “EVERY”(=her)ve “EACH” (=her bir/i) arasında bazı farklılıklar vardır:
"Each" toplam sayı iki veya daha fazla olduğunda; "every",toplam sayı ikiden fazla olduğunda kullanılır.
"Every" ayrı ayrı olanları bir bütün içine topladığı halde , “each” bunları teker teker bir bütün içine yayar:
Each must do his best. (zamir)
They each signed the paper. (zamir)
The teacher came to school with a bag of apples and gave the students two each.(zamir)

Each man must do his best (sıfat)
Each person signed the paper. (sıfat)
He gave each boy two apples.(sıfat)
Before choosing a pen, she looked at each one. (sıfat)
Every man must do his best. (sıfat)
Every person signed the paper. (sıfat)
He gave every boy two apples. (sıfat)
Everyone knows that Ankara is the capital of Turkey.
Everything he say is true.
I have kept every one of her letters.


NOT 1:
"each, every, everyone, everybody, everything" kendilerine tekil fiil alırlar.
NOT 2:
Aşağıdaki yapılarda “every” nin yerine “each” kullanılmaz:
I go there every other day. (=gün aşırı)
=on alternete days.
He visits us every two days.(=her iki günde bir)
** have a lesson on Monday, but on every other days there are no lessons.
(=there are no lessons on all the other days)

“All” gibi sıfat ve zarf olan “BOTH” bütünlük fikri verir ve sadece iki şey/ kişi için kullanılır.
I have two sons: they are both doctors(zamir)
I don’t know which book is the beter. I will read both (zamir)
-Which of the two girls is he in love with?
-Both!
Both his legs **re broken in a car cras(sıfat)
There are houses on both sides of the avenue.(sıfat)
Both (the) men **re found guilty (sıfat)

a) Sıfat ve zamir olarak “SOME” sayılabilen/sayılamayan çoğul isimlerden önce kullanılır.
There are some cows in the field (sıfat)
He has spilt some ink on the t5able cloth(sıfat)
He didn’t have any cigarettes so he **nt out to buy some(zamir)
If you ha ve no Money , I will lend you some (zamir)
b) Tekil sayılabilen bir isimden önce kullanıldığında “SOME” “A/AN” anlamı verir.
He arrived with some old book that he had picked up at a second hand book shop

c) “SOMETHING” ve “SOME” “Yaklaşık olarak” anlamını da verirler:
I will whistle the tune for you: it goes something like this
It will take some three or four thousand pounds to rebuild the house.
a) “ANY”, genel anlamda; neyin, hangisinin ve kimin olduğundan önemli olmadığı durumlarda kullanılır.
You can come any day you like.
Get me some cigarettes, please;any kind will do.
He is a man who will do anything (everything) for Money.

b)Tekil sayılabilen sayılamayan bir isim ve de çoğul bir isimden önce kullanılabilir.
Any sane person would have acted as you did.
Haven’t you any work to do?
Are there any cows in the field?

c) Aşağıdaki cümlelerde zarf olarak kullanımı vardır:
I can’t do any beter.
I am sorry to say that can’T come any sooner.

a)“OTHER”,sıfat ve zamir olarak kullanılır. Sıfat durumunda değişmediği halde “zamir” kullanımında kendisine “-s” takısı alır.OTHERS “An” ile kullanıldığında “ANOTHER” şekli vardır. THE OTHER(tekil) “iki şeyin ikincisi” anlamı verir.
He held a sword in one hand a pistol in the other.
One of my brothers is called Richard, the other is called Fred.

b)"The other(s) geri kalanı/ kalanları anlamındadır:

I got home by 7 o’clock , but the others din’t get back until about 8.others(s)”, “farklı ilave ve geri kalanı anlamındadır.
There are other ways of solving this problem.
I have no other friend but you.
Some like milk chocolate others prefer bitter chocolate.

d) “Another” ilave olanı farklı olanı ve daha anlamı verir.
He already has two cars, and now he has bought another.
The point of this pencil is blunt, will you please lend me another?(=bir başkasını)
One day politicians say one thing and on another day something quite different
When the new extension has built hospital there will be room for another one hundred patients.

e) “Each other” ve “one another” karşılıklı duygu ve hareketi ifade ederler."Each other" iki "one another" ikiden fazla şey ve kişiler için kullanılır.

The two brothers love each other(birbirlerini)
Little children love one another (=birbirlerini)
They gave presents to each other
They **re very fond of one another.






7. Ders - Sıfatlar - Adjectives

İngilizce’de sıfatlar iki yerde kullanılırlar.

1) Sıfatlar ismi nitelerler: Sıfat + isim.
Türkçe’de olduğu gibi İnglizce’de de sıfatlar isimden önce söylenir. Fransızca gibi bazı dillerde bu kural böyle değildir. Sıfatlar bu kullanımları ile “sıfat tamlaması”nı oluştururlar. Eğer ismin önünde bir artikel varsa sıfat isim ile artikel arasında yazılır.

Student (isim) intelligent student (Sıfat tamlaması) an intelligent student

Sıfat tamlaması bu şekilde oluşur. Ama bazen sıfat olması gereken yerde olmayabilir. Buna bozuk sıfat tamlaması denir. İntelligent a student gibi . Bu konuya daha sonra değinilecektir.

2) Sıfatlar Linking Fiiller İle Beraber Kullanılırlar:
Linking fiillerin sayısı onbeştir. Bunlar ile birlikte sıfatlar kullanıldığı için bunları bilmek gerekir.Tamamen ezbere bir konudur. Kolaylık olsun diye bunları gruplara ayırarak ezberleyelim.

Olmak Fiilleri : Be Become Sound
Görünmek Fiilleri : See Look Appear
Kalmak Fiilleri : Stay Remain

3)Böylece sekiz tanesini görmüş olduk. Geriye kalanları da iki grup halinde verelim

Feel : hissetmek, duyumsamak

Taste : tadı olmak, tatmak

Smell : kokusu olmak, kokmak

Geri kalan dördü “gitmek” fiilleri olup; sıfatlarla beraber; “mek”, “...leşmek, laşmak” anlamlarını alırlar.

Go

Get

Grow .....leşmek

Turn

Aralarında bazı nüanslar vardır. Örneğin “go” olumsuz durumlarda, “turn” kaba ifadelerde kullanılır. .

He looks happy (O mutlu görünüyor.)

He looks sad (O üzgün görünüyor.)

Burada sanki sıfat yerine bir zarf kullanılmalı hissi vardır ama “look” bir Linking fiil olduğu için zarf (happly, sadly) değil; sıfat (happy, sad) kullanıyoruz.

He felt terrible. (not terribly)

He is very young (O çok gençtir.) gibi

Dikkat: Bunların dışındaki bütün fiillerle beraber zarf kullanılır.

4) Sıfatların bir ismi tanımlamasına başka örnekler:

She is a nice girl. O güzel (hoş) bir kız.

He is a strong boy. O kuvvetli bir genç.

You are a wise man. Sen akıllı bir adamsın


5) İngilizcede sıfatlar ismin cinsiyeti ve ya çoğul-tekil oluşuna göre farklılık göstermezler.

I’ve got a blue pen.

She has a blue bag.

It’s a a cool party

"be: become get seem appear look feel sound" gibi fiiler ile de kullanılabilirler.

I am fine.

He became angry.

You look good.

That sounds nice.

6)Sıfat Sırası

Bir ismi birden fazla sıfatın tanımladığı durumlarda uygulanır.

Size, age, shape, colour,material

A big blue bag.

an old black dog.

İstisna: lovely, fine gibi duygu ifade eden sıfatlar en başa alınır.

a lovely little girl.

7) Sıfat Takıları

Present participle (-ing ) Past participle (-ed )

Kitap hakkında bir tamlama yaptığımızı düşünelim.

Eğer kitaptan sıkıldığımızı belirtmek istiyorsak; I am bored with this book.

Eğer kitabın sıkıcı olduğunu belirtmek istiyorsak; This book is boring.

Diğer Örnekler

I am tired

I am interested

I am suprised.

She is interesting.

The meeting was disapointing, and I was disappointed.

** couldn’t find the stolen watch.

-ing ve –ed Ayrımını daha teknik şekilde yapmak için aşağıdaki örnekleri inceleyiniz.

isim, eylemin olmasına neden oluyorsa –ing ile; eylemden etkileniyorsa, –ed’li bir sıfatla tanımlayabiliriz.

She is an interesting woman.

I am interested.

9) Devam eden ve tamamlanmış eylemlerin tanımladığı isimler de farklılık gösterirler.

Turkey is a developing country.

France is a developed country

10) Sıfatların Listesi

1. able
2. acid
3. angry
4. automatic
5. awake
6. bad
7. beautiful
8. bent
9. bitter
10. black
11. blue
12. boiling
13. bright
14. broken
15. brown
16. certain
17. cheap
18. chemical
19. chief
20. clean
21. clear
22. cold
23. common
24. complete
25. complex
26. conscious
27. cruel
28. cut
29. dark
30. dead
31. dear
32. deep
33. ****cate
34. dependent
35. different
36. dirty
37. dry
38. early
39. elastic
40. electric
41. equal
42. false
43. fat
44. feeble
45. female
46. fertile
47. first
48. fixed
49. flat
50. foolish


51. free
52. frequent
53. full
54. future
55. general
56. good
57. grey
58. great
59. green
60. hanging
61. happy
62. hard
63. healthy
64. high
65. hollow
66. ill
67. important
68. kind
69. last
70. late
71. left
72. like
73. living
74. long
75. loose
76. loud
77. low
78. male
79. married
80. material
81. medical
82. military
83. mixed
84. narrow
85. natural
86. necessary
87. new
88. normal
89. old
90. open
91. opposite
92. parallel
93. past
94. physical
95. political
96. poor
97. possible
98. present
99. private
100. probable


101. public
102. quick
103. quiet
104. ready
105. red
106. regular
107. responsible
108. right
109. rough
110. round
111. sad
112. safe
113. same
114. second
115. secret
116. separate
117. serious
118. sharp
119. short
120. shut
121. simple
122. slow
123. small
124. smooth
125. soft
126. solid
127. special
128. sticky
129. stiff
130. straight
131. strange
132. strong
133. sudden
134. s**et
135. tall
136. thick
137. thin
138. tight
139. tired
140. true
141. violent
142. waiting
143. warm
144. **t
145. white
146. wide
147. wise
148. wrong
149. yellow
150. young
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
LGS matematik konu anlatımı Yaso Sınavlar ve Hazırlık - ÖSYM 0 06-27-2009 13:11
ingilizce zamanlar ve konu anlatımları Yaso Yabancı Dil 1 11-12-2008 19:37
Matematik konu Anlatımları Testler ve çözümleri Video Seti İndir Yaso MaTematik 0 10-08-2008 19:16
matematik konu anlatımları pdf formatında Yaso Sınavlar ve Hazırlık - ÖSYM 0 09-10-2008 21:38
Görüntülü ingilizce zamanların anlatımı 52 konu уυѕυƒ İngilizce 1 04-03-2008 17:55


Şu Anki Saat: 19:00


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows