Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 09-25-2009, 12:09   #1
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Başbakan erdoğan dan çarpıcı mesajlar

BAŞBAKAN ERDOĞAN DAN ÇARPICI MESAJLAR İç ve dış siyasete yönelik çarpıcı mesajlar verdi. Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde gelinen noktayı anlattı. İşte Erdoğan ın çarpıcı mesajları... Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye
ile Ermenistan ilişkilerinde farklı bir şekilde hassas bir noktaya
gelindiğini belirterek, İsviçre nin araya girmesiyle attığımız bu
adımla şu anda çok önemli bir noktaya gelinmiş vaziyette ve burada ön
yargılar öne çıkmazsa, iç siyaset düşünülerek adım atılmazsa,
inanıyorum ki parafe edilmiş olan anlaşma zabıtları parlamentoya
gönderilecektir. Ayın 10 veya 11 i gibi bu adımlar da atılmış olacaktır
dedi.

Başbakan Erdoğan, Erdoğan Princeton Üniversitesinde bir konferans verdi.


Konuşmasında dünyadaki sorunlara yönelik
görüşlerini ortaya koyacağını kaydeden Başbakan Erdoğan, çağın küresel
ölçekli sorunları karşısında küresel ölçekli çözümlerin de bulunduğunu
ifade etti.


Savaşlardan ekonomik krize, açlık ve fakirlikten
teröre, enerji güvenliğinden iklim değişikliğine kadar dünyanın karşı
karşıya bulunduğu büyük ve zorlu sorunlar olduğunu ifade eden Erdoğan,
ancak bunların hiç birinin altından kalkılamayacak sorunlar olmadığını
dile getirdi.


Sorunların çözümü için yeni bir küresel düzene ihtiyaç duyulduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:


Bu küresel düzen herkesi kucaklayan, adil,
katılımcı, farklılıkları zenginlik olarak gören ve güven esasına dayalı
bir düzen olmalıdır. Risk düzenine dayalı bir dünya algısından, güven
ve dayanışma esasına dayalı bir düzen olmalıdır. Böyle bir küresel
düzen zaruret haline gelmiştir. Bunun için yeni bir liderlik anlayışına
ihtiyaç vardır.


Burada yeni küresel düzenin temel ilkesi ve
Türkiye nin bu düzenin inşasına katkısında bir kaç noktaya temas etmek
istiyorum. Adil, katılımcı, paylaşımcı, çoğulcu, güven ve dayanışma
esasına dayalı bir dünya sistemi, dört temel ilke üzerinde
yükselecektir. Yeni küresel düzenin bir ayağı küresel siyasi düzendir.
Bu paylaşımcı, eşitlikçi ve katılımcı bir düzendir. Dünya düzenini bir
bütün olarak okumak, aktörler arasındaki ilişkiyi doğru algılamak
durumundayız. Bu noktada BM gibi küresel kurumların rolü daha da önemli
bir konuma gelmektedir. BM ve IMF gibi küresel kurumların reforme
edilmesine yönelik çabalar bu ihtiyacı yönelik çıkmıştır. Türkiye adil,
paylaşımcı ve herkesi kucaklayan siyaset anlayışını kendi bölgesinde
uygulamaktadır.


Türkiye nin komşularıyla sıfır problem
politikasının, diploması anlayışının temelini oluşturduğunu anlatan
Başbakan Erdoğan, Türkiye nin daha önce dört bir yanındaki komşularıyla
farklı sorunlar yaşadığını ifade etti.


Türkiye nin bazı komşularıyla dargın olduğunu,
hatta tehdit oluşturan noktalara geldiğini anlatan Başbakan Erdoğan,
düşman değil dost kazanma anlayışında olduklarını bildirdi.


Bu anlayışla Türkiye nin pek çok komşusuyla
ilişkilerini süratle geliştirdiğini belirten Erdoğan, Türkiye nin
doğu-batı, güney ve kuzeyinde olan ülkelerle ilişkilerinde gelinen
noktayı anlattı.


- DOST KAZANMAK O KADAR ZOR DEĞİL -


Örneğin Rusya Federasyonu nun dış ticaretteki en
büyük ortaklarından birinin Türkiye olduğuna işaret eden Başbakan
Erdoğan şunları kaydetti:


Demek ki ön kabulleri ortadan kaldırırsanız, ön
yargıları ortadan kaldırırsanız dost kazanmak o kadar da zor değil.
Bölgemizdeki sorunlar aynı zamanda küresel sonuçları olan, herkesi
ilgilendiren konulardır. Bölgemizde izlediğimiz yapıcı ve barışçı
politika sadece bölgesel değil, aynı zamanda küresel barışa yöneliktir.
Bugün bir ortadoğu sorununu bölgesel olarak görmek mümkün mü? Bugün bir
İsrail-Filistin sorununu iki ülke arasında görmek mümkün mü?
İsrail-Filistin sorunu çözüldüğü anda dünyada pek çok sorunun
çözüleceğine inanıyorum.


Bu sorunlarla ilgili pek çok raundun yapıldığı ve
Gazze olayının ardından bu görüşmelerin durduğunu anlatan Başbakan
Erdoğan, ancak bu görüşmelerin yeniden başlatılabileceğini dile getirdi.


Küresel yeni düzenin ikinci ayağının ekonomik
düzen olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, finans alanında başlayan
krizin pek çok alana sıçradığını söyledi.


Amerika�da başlayan bu krizin tüm dünyayı
sardığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, ülkelerin bu krizden farklı
şekillerde etkilendiğini anlattı.


Başbakan Erdoğan, Memnuniyetle ifade etmek isterim
ki Türkiye en az etkilenen ülkelerin başında gelmektedir. Küresel
finans krizinin bir sonucu olarak küresel ekonomik düzenin reforme
edilmesi yönünde yeni bir süreç başlamıştır diye konuştu.


Küresel ekonomik düzenin adil ve paylaşımcı bir
çerçevede yeniden düzenlenmesi gerektiğine işaret eden Erdoğan, Türkiye
nin G-20 üyesi bir ülke olduğunu anımsatarak, organizasyona olumlu
katkı veren ülkelerin başında bulunduğunu dile getirdi.


Türkiye nin bankacılık ve finans sektörüne yönelik
aldığı tedbirler sayesinde ekonomisinin sağlam bir bünyeye sahip
olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, Kriz süresince finans kurumlarımızda
herhangi bir iflas yaşanmamıştır dedi. Erdoğan, şöyle devam etti:


Ama bundan önceki dönemde yaşanan krizlerde
Türkiye çok ciddi anlamda bankalarını fona devretmek zorunda kalmıştır.
Biz ekonomik krizin etkilerini temkinli bir şekilde göğüsleme
noktasında tedbirlerimizi aldık ve şu ana kadar da süreci devam
ettiriyoruz.


Türkiye nin ekonomik alt yapısına ilişkin bilgiler de veren Başbakan Erdoğan, sözü medeniyetler ittifakına getirdi.


Yeni dünya düzeninin üçüncü ayağının da kültürel
ayak olduğuna değinen Başbakan Erdoğan, doğu ile batı, Avrupa ile
Hristiyan dünyasındaki kültür havzasında yer alan Türkiye nin tarihi
birikimi ve kültürel derinliğiyle gerçek manada çoğulcu ve paylaşımcı
bir bünyeye sahip olduğunu söyledi. Erdoğan, Türkiye BM çatısı altında
medeniyetler ittifakı eş başkanlığını üstlenmiştir. Bu girişim farklı
kültürler ve medeniyetlerin çatışmak zorunda olmadığı yapıcı bir
ortamda yaşamanın hem mümkün, hem de gerekli olduğunu ispat etmiştir
şeklinde konuştu.


Şu ana kadar 100 ü aşkın ülkenin bu yaklaşıma
ortak olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, ittifakın hızla
yaygınlaştığını dile getirdi.


Küresel düzenin dördüncü ayağını ise evrensel
hukuk normlarının oluşturduğunu belirten Erdoğan, Yaşam hakkı, insan
hakları, ifade ve inanç özgürlüğü, özel hayatın dokunulmazlığı ve bunun
yanında yaşam güvencesi gibi temel kurallar insanların ortak
değerleridir dedi.


Başbakan Erdoğan, bunların küresel adalet ve hukuk
sisteminin yapı taşları olduğunu belirterek, insan hakları evrensel
beyannamesi gibi temel metinlerin sadece metin olarak kalmaması
gerektiğini ve uygulamayla daha da anlamlı hale gelmesini sağlamanın
önemine işaret etti. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:


Tabi metinler güzel, ne kadar kullanabilirsek o
kadar daha güzel, ama metinler uygulanamıyorsa o zaman bunun bize
hiçbir faydası yok. Bizim ülkemizde bir söz var. Bal bal demekle ağız
tatlanmaz . Balı yerseniz ağız tatlanır. Bakıyorsunuz bazen güçlü için
farklı, zayıf için farklı uygulanıyorsa o metnin zayıf olana faydası
var mı? Yok. İşte biz tüm insanlık olarak bunun mücadelesini vermek
istiyoruz. Yani güçlünün haksız olduğu halde haklı göründüğü bir dünya
bizim için yaşanabilir bir dünya değildir. Güçlünün haksız olduğu
zaman, haksızlığını bulduğu bir dünya yaşanabilir bir dünyadır. Bize
göre insan hakları evrensel beyannamesi de bunu emrediyor.


BM nin pek çok karar aldığını, ancak yaptırımın
bulunmadığını, bunun da pek çok sıkıntı doğurduğunu dile getiren
Başbakan Erdoğan, yaptırım olduğunda insanların güveninin daha da
artacağını söyledi.


Hukuk kurallarının insanların pratik hayatlarında
karşılık bulması için var olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, Yeni
küresel hukuk düzeni, evrensel ilkelerin hayata geçirilmesi için daha
güçlü araçlara ihtiyaç vardır. Bu araçları ve konumları inşa etmek
hepimizin ortak sorumluluğudur dedi.


-DEMOKRATİK AÇILIM-


Türkiye nin hukuk ve demokrasi kuralları
çerçevesinde sorunların çözümü noktasında hedeflerini belirlediğini
dile getiren Erdoğan, bunların hayata geçirilmesi noktasında tamamen
başarılı olduklarını söylemediklerini, ancak sıkıntıların aşılması için
çaba sarf ettiklerini ifade etti.


Yakın dönemde başlattıkları demokratik açılımın bunun ispatının bir sonucu olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:


Hukuk devletinin, demokrasi ve insan haklarının
sorunlarını çözmeyi hedefleyerek yola çıktık. Sorun alanlarını azami
seviyeye indirmek istiyoruz. Hak ve adalete dayanan her adım mutlaka
karşılık bulmakta, toplumumuz tarafından da desteklenmektedir. Nitekim
bu açılımların uluslararası arenadaki yansımaları da bizim için son
derece memnuniyet vericidir. Biz bu samimi ve kararlı bir şekilde
attığımız adımı başarıyla sonuçlandırmayı arzu ediyoruz. İfade ettiğim
adalet, barış ve güvene dayalı yeni bir küresel zeminin inşası için
sistemini oluşturmaktadır.


Konuşmasında, uluslararası terörle mücadelenin
önemine de işaret eden Başbakan Erdoğan, Türkiye nin bu adıma destek
veren ülkelerden biri olduğunu da söyledi.


Küresel teröre karşı verilecek mücadele de Türkiye
ni her zaman yer alacağını her fırsatta ifade ettiğini anımsatan
Başbakan Erdoğan, Türkiye nin de terör sorunu yaşadığını ve mücadele
verdiğini kaydetti. Erdoğan, Türkiye nin terör acısını iyi bilen,
damdan düşen bir ülke olduğunu belirtti.


Bölge ülkeleriyle Türkiye arasındaki ilişkiler
hakkında değerlendirmelerde bulanan Başbakan Erdoğan, Türkiye nin
mevcut küresel vizyonu ışığında önemli bir ülke konumuna geldiğini
anlattı. Erdoğan, şöyle devam etti:


Amacımız Türkiye den başlamak üzere bölgemizi
barış ve istikrara kavuşturmak ve dünya barışına katkıda bulunmaktır.
Yunanistan la 10 yılı aşkın bir süredir devam eden müspet ilişkiler ve
bunun devamı için çabalıyoruz. Bulgaristan la aynı şekilde, Romanya yla
da benzer ilişkilerimiz sürüyor. Rusya yla enerjiden müteahhitlik
ilişkilerine kadar pek çok olumlu ilişkilerimiz mevcut...


Kafkaslarda yaşanan sorunlara da değinen ve
bölgede son dönemde yaşanan gerilimlerin her an sıcak bir çatışmaya
dönüşme riskini ortaya koyduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, bunda
karşılıklı güvensizliğin önemli rol oynadığını söyledi.


Bölgede tüm tarafları bir araya getirecek bir
diyalog zeminine ihtiyaç duyulduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, bu
bağlamda Türkiye nin Kafkasya yla istikrar ve iş birliği platformu
kurulması önerisini anımsattı.


5 ülkenin bu oluşumun içinde yer aldığını
hatırlatan Erdoğan, Türkiye nin bölgeyi bir barış havzası haline
getirmeyi hedeflediğini kaydetti.


Yıllardır çözüm bekleyen Azerbaycan-Ermenistan,
Türkiye-Ermenistan, Rusya-Gürcistan arasında yaşanan sorunların bu
platformla çözülmesini temenni eden Başbakan Erdoğan, Ermenistan ve
Azerbaycan arasındaki görüşmelerin sürdüğünü söyledi.


-TÜRKİYE-ERMENİSTAN İLİŞKİLERİ


Türkiye-Ermenistan sorununa da değinen Erdoğan, şunları söyledi:


Türkiye-Ermenistan arasında şu anda farklı bir
şekilde hassas bir yan var. İsviçre nin araya girmesiyle attığımız bu
adımla şu anda çok önemli bir noktaya gelinmiş vaziyette ve burada ön
yargılar öne çıkmazsa, iç siyaset düşünülerek adım atılmazsa,
inanıyorum ki parafe edilmiş olan şu andaki anlaşma zabıtları
parlamentoya gönderilecektir. Ayın 10 veya 11 i gibi bu adımlarda
atılmış olacaktır. Tabi bütün olay geliyor... İç siyasette ne
durumdayız?


Başbakan Erdoğan, ekonomi tahsili gördüğünü ve
öğretmenlerinin Ekonomi bir risktir dediğini anımsatarak, siyasetin de
bir risk olduğunu söyledi.


Hayatın her alanında riskler bulunduğunu belirten
Başbakan Erdoğan, Siyasetin de risksiz bir yanı yok. Yeri geldiğinde
hapse gireceksin, yeri geldiği zaman iktidardan ineceksin, bunları
göreceksin, eğer görmüyorsan siyaset yapmayacaksın. Biz bu süreci öyle
gördük diye konuştu.


Şiir okuduğu için hapis yattığını anlatan Başbakan Erdoğan, siyaset yapmaya devam ettiğini söyledi.


Erdoğan, Fikirden, düşünceden, bunu
yaygınlaştırmaktan dolayı içeri girmek önemli. Şiir okudum diye hapse
girdim. Hırsızlık, sahtekarlık, dolandırıcılık yapmıyorum. Sadece şiir
okudum dedi.


Ancak halkın bunları affetmediğini, kurulduktan 6
ay sonra partisini iktidara taşıdığını ifade eden Başbakan Erdoğan,
demokrasinin de güzelliğinin burada yattığını belirtti.


Riskleri göze almak zorundayız diyen Erdoğan,
Kafkaslardaki sorunun aşılmasında pozitif adımlar atılabileceğine olan
inancını yineledi.


Türkiye yle yakın kültürel tarihi bağlar bulunan
Azerbaycan ın bölgenin önemli bir ülkesi olduğunu ifade eden Başbakan
Erdoğan, bunun yanı sıra Türkistan la da olumlu ilişkilerin bulunduğunu
dile getirdi.


Sözü yeniden Türkiye-Ermenistan ilişkilerine
getiren Başbakan Erdoğan, ilişkilerin normalleşmesi yönünde önemli
adımlar atıldığını söyledi. Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı:


Ama bu adımlar atılırken bana göre Ermenistan
Cumhurbaşkanı Türkiye de yapılacak olan Ermenistan ve Türkiye milli
maçına gelirim, gelmem gibi yaklaşımları göstermemesi lazım. Geçenlerde
gazeteciler aynı şekilde sordu Ne düşünüyorsunuz diye. Bende sadece şu
cevabı verdim. Bizim Cumhurbaşkanımız Sayın Gül, Türkiye Ermenistan
milli maçını izlemeye gitti dedim. Verdiğim cevap bu. İşte ön yargıları
ortadan kaldırmak... Eğer bir mütekabiliyet varsa Türkiye nin
Cumhurbaşkanı oraya rahatlıkla gidebiliyorsa, O da rahatlıkla Türkiye
ye gelebilmelidir. Yani bunun için şunu yaparsan gelirim demek bana
göre uluslararası diplomasi de artık çöpe atılmış olan bir anlayıştır.
Nitekim biz bu ülkeyle komşuluk ilişkilerini karşılıklı saygı
çerçevesinde yürüteceğiz.





Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, demokratik açılım
konusunda Burada hesabımız şudur; kısa, orta ve uzun vadeli olarak
bütün bu demokratik açılım sürecinin çalıştırmayı hedefliyoruz. Yani
hepsini bir anda derseniz. Bu tabi mümkün değil, hazmede hazmede,
hazmettire hazmettire bu süreci devam ettirmemiz lazım dedi.


Başbakan Erdoğan, Princeton Üniversitesinde verdiği konferansta, Türkiye nin Irak ile olan ilişkilerine de değindi.


Erdoğan, yılda bir kez başbakan düzeyinde, bunun
dışında ayrıca daha alt seviyede görüşmelerin yapıldığını dile getirdi.
Irak ın bir an önce toparlanması gerektiğine inandıklarını anlatan
Başbakan Erdoğan, aksi taktirde Irak ın teröre zemin oluşturan bir ülke
konumuna düşebileceğini söyledi.


Irak ın toprak bütünlüğünü çok önemsediklerini ve
bunun korunması gerektiğini ifade eden Erdoğan, yeniden barış içinde
bir düzene kavuşması gerektiğini söyledi.


İran ile ilişkileri de değerlendiren Erdoğan, bu
ülke ile de Türkiye nin olumlu ilişkilerinin bulunduğunu ve karşılıklı
faydaya dayalı bir münasebet olduğunu kaydetti. Erdoğan, İran ı
uluslararası toplumda, endişeye neden olan nükleer programı konusunda
daha şeffaf ve işbirliğine açık bir yaklaşım benimsemesi için
cesaretlendirmeye çalışıyoruz. Bu hassas ve önemli konunun hep çözüm
yöntemi olarak hep diplomasiyi ve diğer barışçıl girişimleri görüyoruz
dedi.


Bu düşüncenin uluslararası kamuoyu tarafından
kabul görmesinin memnuniyet verici olduğunu anlatan Erdoğan,
Suriye-İsrail ilişkilerinin düzelmesi için de Türkiye nin yaptığı
girişimleri anlattı.


Aynı şekilde Lübnan da da sıkıntılar yaşandığını,
yine Türkiye nin devreye girdiğini, elinden gelen gayreti gösterdiğini
belirten Erdoğan, bunun yanında Ortadoğu kaynaklarının, silahlanmaya ve
silahlı mücadeleye değil, bölge halkının barış ve mutluluğuna ayrılması
gerektiğine inandıklarını söyledi.


Şu anda, dünyanın silahlanma için devasa paralar
harcadığını anlatan Erdoğan, bu kaynakların sağlık, eğitim, yoksullukla
mücadele, iklim değişikliği gibi konulara daha fazla aktarılması
gerektiğini bildirdi.


ABD nin finans sorununda belkide Irak ta yaptığı
harcamanın ciddi bir etkisinin olabileceğini dile getiren Erdoğan, ne
kadar harcandığını bilemediğini, ancak çok ciddi bir harcamanın da
yapıldığının ortada olduğunu söyledi.


Irak ın bütün alt yapısı, tarihi ile çöktüğünü
belirten Erdoğan, tarih ve medeniyet ülkesinin şu anda uzatılacak bir
eli beklediğini dile getirdi.


ABD Başkanı Obama nın 2011 de askerlerinin Irak
tan çekileceğine yönelik açıklamalarını anımsatan Başbakan Erdoğan,
durum böyle olunca acaba bundan sonra ne olacak. Irak kaç on yılda
tekrar o bildiğimiz Irak olabilir? Acaba bundan sonra sorunlar orada
hangi şekilde ele alınacak? İşte bütün bunlar üzerinde hassasiyetle
durmamız gereken konular diye konuştu.


-İSLAMİ TERÖR İFADESİ-


İçinde bulundukları Medeniyetler ittifakı
anlayışında, yaratılanı, yaratandan ötürü seven bir anlayışının
yattığını dile getiren Başbakan Erdoğan, özellikle terör döneminde bazı
kesimlerin İslami terör gibi ifadeleri kullandığını, bunun çok çirkin,
kabullenilemeyecek bir yaklaşım olduğunu söyledi.


Erdoğan, İslam, terörü asla kabul etmez. Çünkü
İslam ın kelime anlamı barıştır. Barış çerçevesinde bir medeniyet
oluşturmuş olan din, insanın ölümüne müsaade eder mi? Hiçbir semavi din
insanların ölümüne müsaade etmez. Bunu ne Hristiyanlık ta ne Musevilik
te görürsünüz dedi.


Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:


Eğer o dinlerin mensupları bu tür bir şey
yapıyorsa, o onun kendini bilmezliğidir. Onun faturasını getirip o dine
kesmek çok yanlış olur. Biz medeniyetler ittifakında bunları konuşuyor,
müzakere ediyoruz. Ve insanlığın burada barışa katkısı noktasında
birlikte adımları atalım diyoruz. Şu anda Afganistan-Pakistan ın
sorunlarının çözümü noktasında da bazı adımlar attık.


-TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ-


Türkiye nin AB ile ilişkilerine de değinen ve 50
yıl önce başvuru yapıldığını anımsatan Başbakan Erdoğan, Kapısında bu
kadar bekletilen başka ülke AB de yok. Acaba niye bu kadar
bekletiyorlar? diye sordu.


Kabul edilen bazı ülkelerle Türkiye yi
kıyasladığını, bu ülkeler ile TÜrkiye arasında çok çok büyük mesafeler
bulunduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, ancak sudan bahanelerle
maalesef devamlı Türkiye nin ötelendiğini söyledi.


Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


Diyoruz ki eğer almayacaksanız, almayacağız
deyin. Eğer alacaksanız da durmadan yeni yeni kurallar üretmeyin. Maç
başladı, maç esnasında bunlar penaltının kurallarını değiştiriyor. Öyle
şey olur mu? AB müktesebatı var. Bunun içinde olmayan şeyi nereden
çıkardınız, nereden çıktı bu penaltının kuralı, belliydi bu kural...
Yok diyorlar, Türkiye olunca bu böyle diyorlar. Bunu kendilerin de
söylediğimiz de hakikaten haklısınız diyorlar. Ama içlerinden bir
tanesi diyor ki, yok haklı değilsiniz . Şu anda enerji olayı var. Biz
NABUCCO da transit ülkeyiz, en önemli ayak biziz. Her şey tamam,
imzalar atıldı ama enerji başlığını hala geçemiyorlar. Verilen cevap
şu, güney Kıbrıs evet demiyor. Peki güney Kıbrıs AB ye nasıl girdi.
Geldiler gelin şu referandumu yapalım. Siz kuzey den evet çıkarırsanız,
bu iş bitecek denildi. KKTC den yüzde 65 çıkardık. 1 hafta sonra Güney
Kıbrıs kabul edildi. Bu nasıl adalet...


Türkiye deki kamuoyu yoklamalarında AB ye desteğin
düştüğünü ifade eden Erdoğan, bir zamanlar bir şarkı mıydı, türkü müydü
bir şey vardı bilmiyorum, Adaletin bu mu dünya diye. Böyle bir noktaya
getirdiler. Adalet istiyoruz, burada da adalet diye konuştu.


Başını Fransa nın çektiği bazı ülkelerin de imtiyazlı ortaklık önerisinde bulunduğunu anımsatan Başbakan Erdoğan, bunun da yakışık almadığını belirterek, yola çıktıklarında böyle bir konunun bulunmadığını söyledi.


Erdoğan, Ne yaparsanız yapın, biz bu yola girdik,
ta ki biz sizi almıyoruz diyeceğiniz ana kadar devam edeceğiz,
hedefimiz bu dedi. Siyasi kriterlerde, Ankara , ticari noktada da
İstanbul kriterleri diyerek yola devam edeceklerini dile getiren
Erdoğan, Kıbrıs sorunun çözüm platformu olarak da sadece BM yi
gördüklerini, bu kurum dışında herhangi bir çözüm görmediklerini
söyledi.


ABD ile ilişkilere de değinen Erdoğan, iki ülkeyi ilgilendiren pek çok çalışmanın da sürdüğünü anlattı.


Başbakan Erdoğan, daha sonra katılımcıların
sorularını yanıtladı. Demokratik açılıma yönelik soruyu yanıtlayan
Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:


Bizim bu demokratik açılımımız aslında salt veya
bütünüyle Kürt sorununu kapsayan bir adım değil. Biz partimizi
kurduğumuz zaman, programımız içinde adına ister Kürt sorunu, ister
Doğu, Güneydoğu sorunu deyin, ülkemizde böyle bir sorun var diyerek,
buna iki sayfa ayırıp, bunu anlatmıştık.


Şimdi geldiğimiz noktada demokratik açılım ile biz
sadece Kürt vatandaşlarımızın sorunlarını değil, bizim ülkemizde 30 u
aşkın etnik unsur var. Hepsinin kendine göre sorunları var. Ama birinci
derecede nedir derseniz, birinci derecede terör sorunu var. Alevi
vatandaşlarımızın kendine ait sorunları var. Bununla ilgili de çalıştay
yaptık. Bunun yanında azınlıkların sorunları var. Bunların üzerinde
çalışmalar yapıyoruz. Nitekim bir ay kadar önce ben ülkemizin
azınlıklarıyla bir araya geldim. Dini grupların temsilcileriyle bir
araya geldim, onlarla görüşmeler oldu. Tabi bazı sorunları bize
bildirdiler. Bunların da çözümüne yönelik adımlar atmamız gerekiyor.
İşsizlik sorunu var. Yani tüm sorun alanlarına bizler eşit mesafedeyiz.
Ve Kürt meselesi de bunlardan bir tanesi. Bu şekilde bir yaklaşım
sergiliyoruz ve kararlı bir şekilde bunların üzerine gideceğiz.


Biz geldiğimizde devlet televizyonun da niçin
kürtçe yayın yapılmıyor deniyordu. TRT-6 yı tamamen Kürtçe yayına
ayırdık. 24 saat yayın yapıyor. Önce feveran edenler vardı, şimdi
iletişim daha rahat oldu. Bilbordlara Kürtçe de konuluyor. Anne
evladıyla cezaevinde rahat görüşemiyordu, şu anda serbest
görüşebiliyor. Kendi ana dilini öğrenmesi için kurs açılması konusu...
serbest bıraktık. Şu anda kendi ana dillerini öğrenme noktasında kurs
kurabilir ve öğrenebilirler, herhangi bir sakınca yok. Bu adımlar
atıldı. Önce çok farklı yaklaşımlar, daha sonra baktık ki aynı ilgiyi
göstermiyorlar, devlet bu işi üstlensin diyorlar. Şimdi yeni bir adım
atıldı. Üniversitede enstitü, Kürtçe nin öğretilmesi konusu da yine
atılan adımların içerisinde. Burada hesabımız şudur; kısa, orta ve uzun
vadeli olarak bütün bu demokratik açılım sürecinin çalıştırmayı
hedefliyoruz. Yani hepsini bir anda derseniz. Bu tabi mümkün değil,
hazmede hazmede, hazmettire hazmettire bu süreci devam ettirmemiz
lazım.
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Başbakan Erdoğan Türkmenistan'da Haberci Dünyadan Haberler 0 10-04-2008 10:40
Başbakan Erdoğan İstanbul'da Haberci Siyaset Meydanı 0 09-05-2008 14:51
Başbakan Erdoğan Bodrum'da Haberci Siyaset Meydanı 0 08-05-2008 13:41
Başbakan Erdoğan Irak'ta Haberci Dünyadan Haberler 0 07-10-2008 12:14
Başbakan Erdoğan Bulgaristan'da Haberci Siyaset Meydanı 0 03-28-2008 13:40


Şu Anki Saat: 07:52


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows